6. Hukuk Dairesi 2024/1404 E. , 2025/1695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1150 E., 2023/1306 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/717 E., 2018/753 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanca ihaleye çıkartılan Mevcut Rusya Federasyonu- Türkiye Doğalgaz Boru Hattı Sistemi Tevsii Faz-II Projesi işinin müvekkili uhdesinde kaldığını, söz konusu imalatın müvekkilinin yükleniminde tamamlandığını, projenin geçici kabul işleminin 20.08.2003 tarihinde gerçekleştiğini, geçici kabul sırasında imalatta bazı eksiklikler tespit edildiğini, bu eksikliklerin müvekkili iş ortaklığı tarafından ikmal edildiğini, tamamlanamayan ve imalatın kesin kabulüne engel teşkil ettiği davalı yanca ileri sürülen eksikliklerin müvekkili iş ortaklığı tarafından mezkur imalâtın teminatı olarak davalı yana verilen ve halen mer’i olan teminat mektupları ile karşılanabileceğini, projedeki eksikliklerin işin kesin kabulünün yapılmasına engel teşkil etmediğini, sistemin halihazırda devreye alınıp davalı tarafça işletildiğini, diğer yandan müvekkili şirketin söz konusu eksiklikleri ikmal etmesinin de mümkün olmadığını, müvekkili iş ortaklığı tarafından davalı yana teslim edilmiş teminat mektupları tutarının projede mevcut eksikliklerin giderilmesi için gerekli olan miktardan misliyle fazla olduğunu, söz konusu mektuplar nedeniyle müvekkilinin her geçen gün zarara uğradığını, davalı yana sunulan 24.12.2007 tarihli dilekçeyle projede mevcut eksiklikler için davalı yanca makul bir nefaset bedeli tespit edilerek 15 gün içerisinde bildirilmesinin, üzerinde mutabık kalınacak bu bedelin müvekkili iş ortaklığınca ödenmesi suretiyle işin kesin kabul işleminin yapılmasının, davalı yan nezdinde bulunan müvekkili iş ortaklığına ait teminat mektuplarının iade edilmesinin istenildiğini, dilekçeye bugüne kadar cevap verilmediğini, mezkur projenin mevcut halinin kesin kabul yapılmasına engel olmadığını, projenin davalıca devreye alınarak halen işletildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davaya konu proje imalatı eksikliklerinin işin kesin kabulüne engel teşkil etmediğinin tespitine, mevcut eksikliklere tekabül eden nefaset bedelinin ve mezkur işe ilişkin olarak taraflar arasında kesin hesabın mahkemece tespit ettirilerek bu bedel karşılığında kesin kabulün yapılarak sözleşmenin tasfiyesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik ve ayıplı ifada bulunduğu işleri kabul ve ikrar ettiğini, ayrıca 07/07/2003 tarihli geçici kabul tutanağı ekinde yer alan Önerler-Esenyurt Pig İstasyonu durum tespit tutanağında yer alan eksikliklerin de giderilmediğini, eksik ve ayıpların yol açtığı veya açacağı zararların yüklenicinin kesin teminat mektubu bedellerinin katbekat üstünde olacağını, ayıp ve eksikliklerin kesin kabule engel teşkil ettiğini, bu konuda müvekkili kurumca bir komisyon kurulduğunu, çalışmaların devam etmekte olduğunu, boru hattının işletmeye alınmış olmasının var olan eksik ve ayıpları gidermediği gibi yüklenicinin de yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını, sözleşme konusu işin eksiksiz ve ayıpsız teslim edilmedikçe kesin kabul işleminin yapılmayacağını, bu durumda da kesin teminatların iadesinin mümkün olmayacağını, davacının eseri imal ederken mevcut başka bir esere zarar verdiğini, bu durumda kesin teminatların verilen zarar tam olarak tespit edilmeden zaten davacıya teslim edilemeyeceğini, davacının boru hattı içerisinde düşürdüğü kupon parçasının ortalama 1 metre büyüklüğünde ve 100 kg ağırlığında bir çelik plaka olduğunu, bu plakayı inşa ettiği boru hattının paralelinde yer alan, faal olan boru hattının içine kendi kusuruyla düşürdüğünü, bu kupon parçasının ciddi bir tehlike teşkil ettiğini, söz konusu plakanın boru hattında sürtünmesinin patlamaya dahi yol açabileceğini, kupon parçasının şu anda nerede olduğunun tespit edilemediğini, boru hattının İstanbul’a gaz akışını sağlayan hat olduğunu, bu nedenle gazın kesilmesinin mümkün olmadığını, mevcut davanın münfesih olan iş ortaklığının bütün ortakları tarafından açılmamış olması nedeniyle de davanın reddi gerektiğinden eksik ve ayıpların kesin kabule engel teşkil etmediğinin tespiti, kesin kabulün mahkeme tarafından yapılması, teminat mektuplarının iadesi taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 2014/717 Esas, 2018/753 Karar, 05.12.2018 tarihli kararı ile dava ve talebin taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde davaya konu proje imalatı eksikliklerinin işin kabulüne engel teşkil edip etmediğinin tespiti, mevcut eksikliklere tekabül eden nefaset bedelinin ve mezkur işe ilişkin olarak taraflar arasında kesin hesabın mahkemece tespit ettirilerek bu bedel karşılığında kesin kabulün yapılarak sözleşmenin tasfiyesi istemi olduğu, taraflar arasında dava tarihinden sonra 05.06.2008 tarihli durum tespit tutanağı düzenlendiği ve yine dava tarihinden sonra düzenlenen 15.11.2000 tarihli kısmi geçici kabul tutanağının dosyaya kazandırıldığı, yargılamanın devamı sırasında boru hattına davacı tarafından düşürülen kuponun çıkarıldığı ve çıkarılmadan kaynaklı zararların da davacı ... tarafından kısmen ödendiği, bir kısmının da teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle ikmal edildiğinin anlaşıldığı, dosyaya sunulan 07.03.2017 onay tarihli kesin kabul tutanağından sonra davalının davacıya göndermiş olduğu 27.07.2017 tarihli yazı ile taraflar arasında tasfiyesi talep olunan sözleşme kapsamında Misinli Karıştıran Deresi Geçişinin İyileştirilmesi İşi için harcanan 919.745,39 Amerikan Dolarının ödenmesinin istendiği, ödenmediği takdirde kuruluşta bulunan teminatlardan kesileceğinin davacıya bildirildiği, davacının sözleşme kapsamındaki tüm işleri eksiksiz ve ayıpsız olarak ikmal etmesinden sonra işin kesin kabul işlemlerinin başlatılması öngörüldüğünden ve dava tarihi itibariyle dava dilekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere davacının bir kısım sözleşme konusu iş ve işlemleri eksik ve ayıplı ifa ettiğinden dava konusu boru hattıyla ilgili imalât eksikliklerinin eser yapım ve teslimini üstlenen tarafça giderilmesinden sonra ancak kesin kabule konu yapılabileceği, keza taraflar arasındaki sözleşmesel borç ilişkisi temelinde muaccel alacak borç durumunun da ancak kesin hesabın onaylanmasından sonra saptanabileceği dava tarihi itibariyle davaya konu proje imalatı eksikliklerinin işin kesin kabule engel teşkil etmediğinin tespiti, mevcut eksikliklere tekabül eden nefaset bedelinin ve mezkur işe ilişkin olarak taraflar arasında kesin hesabın mahkemece tespiti yapılarak bu bedel karşılığında kesin kabulün yapılması talebi ve davasının mahkemece yerinde görülmediği, her ne kadar yargılamanın devamında taraflar arasında uyuşmazlığa sebebiyet veren davacı yanca boru hattına düşürülen kuponun çıkartılması, çıkartılma bedelinin tahsili sonrasında düzenlenen 07.03.2017 onay tarihli kesin kabul belgesi dosyaya sunulmuş ise de bu tarihten sonra davalının davacıya hitaben yazmış olduğu 27.07.2017 tarihli yazı ile davaya konu sözleşme çerçevesinde Misinli Karıştıran Deresi Geçişinin İyileştirilmesi İşi için kuruluşça harcanan bedelin davalıdan istendiği, yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde talep edilen miktarın sözleşme kapsamında yerinde olup olmadığı belirlenemediğinden iş bu davada kesin kabulünün yapılmasının yanında sözleşmenin tasfiyesi de istendiğinden bu kapsamda davanın konusuz kaldığı sonucuna mahkemece varılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi'nin 2014/717 Esas, 2018/753 Karar, 05.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2021/930 Esas, 2022/113 Karar, 15.02.2022 tarihli kararı ile tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği, yanlar arasındaki sözleşme nakit bedel karşılığı düzenlenmiş olup, fesih tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşması ile hukuki sonuç doğuracağından, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde olduğu gibi fesih ve ileriye etkili fesih ile tasfiye için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığı, iş sahibi tarafından sözleşmenin feshi halinde feshin haksız olduğu, fesih gerekmeyip tasfiye gerektiği ve bunun sonuçları ile ilgili eda davası açılması mümkün olup, davacının davasında teminat mektuplarının iadesine karar verilmesi talep edilmediği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kesin kabulünün yapılması ile işin tasfiyesinin mahkemece yapılması talep edildiği, tasfiye talebi yanında eda isteminde bulunulmadığı, bu durumda mahkemece sözleşme feshedilmeden ve davacının istediği tasfiye talebine bağlı olarak herhangi bir eda talebi olmaksızın tasfiye kararı verilmesini isteme ve tek başına tasfiye davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın dava şartlarından olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerine bu husus gözden kaçırılarak yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2024/936 Esas, 2022/113 Karar, 15.02.2022 tarihli kararının süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesince sözleşme feshedilmeden, tasfiye kararı verilmesinin istenmesinden dolayı hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; davacının, eksikliklerin işin kesin kabulüne engel teşkil etmediğinin tespitini, eksikliklere tekabül eden nefaset bedelinin ve mezkur işe ilişkin olarak taraflar arasında kesin hesabın yapılarak sözleşmenin tasfiyesini ve muarazanın giderilmesini istediğinden davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Kesin Kabul” başlıklı 34.7.1 maddesinden anlaşıldığı üzere, sözleşmeye göre tüm işin eksiksiz ve ayıpsız olarak ikmal edilmesinden sonra işin kesin kabul işlemlerinin başlatılacağı, dava dilekçesinde açıkça ifade ettiği üzere, davacı bir kısım sözleşme konusu iş ve işlemleri eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği, dava konusu boru hattıyla ilgili imalat eksikliklerinin eserin yapım ve teslimini üstlenen yüklenici tarafından giderilmesinden sonra ancak eserin kesin kabule konu olabileceği, taraflar arasındaki sözleşmesel borç ilişkisi temelinde muaccel alacak borç durumunun da ancak kesin hesabın çıkarılmasından sonra saptanabileceği, bu durumda dava tarihi itibariyle davaya konu proje imalatı eksikliklerinin işin kesin kabulüne engel teşkil etmediğinin tespiti, mevcut eksikliklere tekabül eden nefaset bedelinin ve mezkur işe ilişkin olarak taraflar arasında kesin hesabın mahkemece tespiti yapılarak bu bedel karşılığında kesin kabulün yapılması istemlerine ilişkin davanın esastan reddi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararının kaldırılarak hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca, davanın esastan reddine karar verilmesi halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak İlk Derece Mahkemesi'nce davalı lehine 35.073,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ve bu karar davalı tarafça istinaf edilmemiş olduğundan davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olup, yeniden hüküm tesisinde bu durumun da göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmındaki gerekçeler aynı şekilde benimsenmek suretiyle dava konusu boru hattı ile ilgili imalat eksikliklerinin, eserin yapım ve teslimini üstlenen yüklenici tarafından giderilmesinden sonra ancak eser, kesin kabule konu olabileceğinden ve bundan sonra taraflar arasındaki sözleşmesel borç ilişkisi ve temelinde muaccel alacak borç durumu da ancak kesin hesabın çıkarılmasından sonra saptanabileceğinden dava tarihi itibariyle davaya konu proje imalatı eksikliklerinin, işin kesin kabulüne engel teşkil etmediğinin tespiti, mevcut eksikliklere tekabül eden nefaset bedelinin ve mezkur işe ilişkin olarak taraflar arasında kesin hesabın mahkemece tespiti yapılarak bu bedel karşılığında kesin kabulün yapılması istemlerine ilişkin davanın esastan reddine, davacı aleyhine reddedilen dava nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: sözleşmeye konu eserin kesin kabulünün, 07.03.2017 onay tarihli “Kesin Kabul Belgesi” ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla haklı davanın kabulü gerektiğini, bunu müteakiben davacı işi ortaklığının nakdi teminatlarının davalı yanca serbest bırakıldığı gibi, teminat mektuplarının da iş ortaklığına iade edildiğini, dolayısıyla esasen kabulü gereken haklı davanın bu suretle konusuz kaldığını, davalının işbu davanın ikame edilmesine sebebiyet verdiği hususu açık olmakla birlikte, davalı kurumun yıllara sari hareket tarzı dikkate alındığında, işbu davanın açılmamış olması halinde taraflar arasındaki ihtilafta 2008 yılından bugüne hiçbir gelişme yaşanmayacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu proje imalatı eksikliklerinin işin kesin kabulüne engel teşkil etmediğinin tespiti, eksikliklere tekabül eden nefaset bedelinin ve mezkur işe ilişkin olarak taraflar arasında kesin hesabın yapılarak sözleşmenin tasfiyesi ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a2dcdb781575fed4 8fe55c8c5571f998