Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/746 E., 2025/1701 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/746 E., 2025/1701 K. (28.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/746
Karar No
2025/1701
Karar Tarihi
28.04.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/746 E. , 2025/1701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/916 E., 2024/35 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/365 E., 2022/525 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında güneş paneli GES sahasında konstriksiyon ve güneş paneli montajı sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenın 5.1.1 maddesinde sözleşme bedelinin 5.2.2 maddesinde ise ödeme zamanlarının belirlendiğini, davalının belirtilen zamanlarda ödeme yapmamakla temerrüde düştüğünü, noterden ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye karşılık davalı tarafın da ayıplı imalât giderilmesi için ihtarname göndererek talepte bulunduğunu, hali hazırda güneş enerji santralinin dava dışı ... Enerji A.Ş. tasarrufunda bulunduğunu, kullanan bu şirket tarafından davacıya herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, ödemelerin davacı şirketin ... ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. hesaplarına nakit olarak bir kısmının da çek olarak yatırıldığını, banka hesapları ve ticari defterler incelendiğinde ödenmesi gereken bakiye borcun ortaya çıkacağını belirterek şimdilik 20.000,00 TL'nin ihtarnamede belirtilen süreye göre belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk başvurusu yapmadan önce davacının bakiye borcu 671.056,44 USD olarak belirlediğini, kısmi dava açılması şartlarının oluşmadığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş, esasa ilişkin itirazlarında sözleşmede yasa, yönetmelik uyarınca hatasız ve eksiksiz olarak anahtar teslimi imalât için anlaşıldığını, sözleşme bedelinin faturaların karşılıklı kontrol ve onaylanmasından sonra belirleneceğini, fatura bedellerinin banka havalesi ve çekle ödemelerinin yapıldığını, eksik ödeme bulunmadığını, davacı şirket tarafından yerine getirilmesi gereken ancak yerine getirilmeyen işlerin noterden gönderilen ihtarname ile davacıya bildirildiğini, kesin kabul yapılmadığını geçici kabul yapıldığını, davacı şirkete borç olmadığı gibi 40.000,00 USD fazla ödeme yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar iş bitirilmiş geçici kabulü yapılmış, eksik olduğu tutanaklara yazılmamış ise de asıl işveren ... Enerji A.Ş. olup davalının yüklenici, davacının da alt taşeron olduğu, taraflar arasındaki yazışmaların, davalı tarafından sunulan faturaların, davacının bu iş için yaptığı harcamaların bilirkişiler tarafından incelendiği, davacının yaptığı harcama ile sözleşmedeki işin tamamını yapamayacağı bu tespite göre davacının davalı adına harcama yapmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği, iş artışı da iddia edilmediğinden davalının ödediği fatura bedelleri iş bedeline sayıldığında davacının bakiye alacak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarında açık ve net bir şekilde müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığı ve edimlerini yerine getirdiği ancak davalı tarafın iddia ve savunmalarının gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini ve müvekkilinin alacağının hesaplandığını, mahkemece, ıslah için süre verildikten sonra, davalı tarafın e-posta yazışmalarını sunmasına ve dosyanın ek rapor için bilirkişiye gönderilmesine karar verildiğini, bu kez; diğer raporların tam aksine görüş belirtilerek, müvekkilinin davalıdan her hangi bir alacağı bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, oysa; 29.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda sözleşmenin 15.2 maddesi gereğince, davalının sözleşmeyi feshetmeden taahhüt edilen işi başka bir firmaya yaptıramayacağı, davalının sunduğu faturaların imzalanan sözleşmeye münhasır işe ait olmadığı ve müvekkili şirketin nam ve hesabına yapılan bir işin bulunmadığının belirtildiği, dava konusu işle ilgili olmayan faturaların dava konusu iş bedeline ilişkin olduğu kanaatine varılmasının haksız olduğunu, davalının hiç bir aşamada ispat edemediği bu hususun haksız olarak karara dayanak yapıldığını, eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edildiğini, davalının eldeki dosyada aksini kanıtlayamadığını, dosyaya davalı tarafça sunulan e-posta yazışmalarının hiçbir hukuki değerinin olmamasına karşın mahkemece bunlara itibar edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 234c1c1ed2b12d5f c3259c0ae15613e7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı