Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/609 E., 2025/1705 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/609 E., 2025/1705 K. (28.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/609
Karar No
2025/1705
Karar Tarihi
28.04.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/609 E. , 2025/1705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1348 E., 2025/18 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/163 E., 2022/390 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin hiçbir gerekçe göstermeden müvekkilini ihraç ettiğini, ihraç kararından önce müvekkiline ihtarda bulunulmadığı gibi ihraç kararının müvekkiline tebliğ de edilmediğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, üyelikten 04.09.2018 tarihinde çıkarıldığı halde üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra, 06.01.2020 tarihinde davanın açıldığını, davacı hakkında FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olmaktan soruşturma yürütüldüğünü ve davacıya tahsisli olan dairede arama yapıldığını, davacının yurtdışına çıktıktan sonra ödemelerini bir süre daha çeşitli şahıslar yoluyla “makbuz karşılığı elden ödeme yoluyla” devam ettiğini, ihraç kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kaldığına ilişkin olarak herhangi bir tereddüt kalmadığı, esasen bu hususun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, davalı vekilinin son duruşmadaki beyanına göre yargılama giderlerinden sorumluluk yönünden davanın sürdürülmesinin istenmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu olan ihraç kararının kooperatif yetkili organınca geri alınarak davacıya tahsisli taşınmazın tapuda davacıya devredilmiş olduğu ve eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, belirtmek gerekir ki hak düşürücü süreye ilişkin hususlar dava şartından sonra ele alınabilecek bir konu olması nedeni ile hak düşürücü süre itirazından önce karara bağlanması gereken dava şartına ilişkin söz konusu konusuz kalmaya öncelik verilerek bu doğrultuda karar oluşturulmuş ise de yargılama giderlerinden sorumluluk yönünden yapılan irdelemede temin edilen rapor, mernis adresi olmayan davacının dosya kapsamına yansıyan soruşturması, davalı tarafın samimi savunmaları ve özellikle 31.08.2020 tarihli dilekçesinde dile getirilen tebligat zorluğuna ilişkin çaresizlik, buna bağlı olarak ilanen yapılan tebligat, 20.09.2018 tarihli ilan, dava tarihi, borcun dava sırasında ve söz konusu 09.08.2020 tarihli karara bağlı olarak ödenmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının davaya sebebiyet vermediği ve yargılama giderlerinden davacı tarafın sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisine, düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına; konusuz kalan davada esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yandan tahsil edilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı