6. Hukuk Dairesi 2024/2287 E. , 2025/2905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1031 E., 2024/617 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2023/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... Taahhüt İnşaat Yapı Tarım Turizm Kuyumculuk Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı idare arasında aktedilen 11.11.2014 tarihli sözleşme ile ... Barajı İnşaatı işinin yüklenildiğini, yapım işinin davalı idarenin muvafakati ile 22.06.2016 tarihli sözleşme ile müvekkillerinden oluşan adi ortaklığa devrediliğini, işin devamı sırasında son olarak (30) numaralı hakediş düzenlendiğini, sözü edilen hakedişte, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca 2.607.321,24 TL kesinti yapıldığını, müvekkili şirketlerce yapımı devam ettirilen işe ait tüm kazıların sözleşme ve eklerine, bilim ve fen kurallarına uygun bir şekilde yapıldığını, buna rağmen oluşan heyelanla meydana gelen durumun idarenin yapı denetim teşkilatı tarafından tespit edildiğini, heyelan sonrası duruma ilişkin 1509/2016 tarihli 2016/0057 sayılı tutanağın düzenlendiğini, tutanakta "...silisifiye kireç taşı bloklarının serpantinler üzerinde istiflenmesinden dolayı bu bölge topografik olarak da yüksek eğimli bir yüzey olduğundan enkesitler ve fotoğraflarda görüldüğü gibi heyelanların oluşmasına neden olmuştur..." ifadelerine yer verildiğini, davalı idarenin yapılmadığını iddia ettiği imalâtların türü ve miktarı konusunda bilgi sahibi olmadığını, idarenin 02.12.2020 tarihli yazısı ile yapılmadığı iddia edilen imalâtların miktarının tahmine dayalı olduğunun görüleceğini, yapılmadığı ileri sürülen imalâtların yapılmadığına dair tek bir tutanak, belge ya da fotoğraf da bulunmadığını, davalı idarece yapılan kesintiye ilişkin yapılan başvurulara olumlu bir dönüş alınamadığını, müvekkillerince idareye sunulan 29.03.2021 tarihli dilekçe ile 10 günlük süre içerisinde ödeme yapılması talep edilmişse de davalı idarenin, ihtarnamede gösterilen süre içerisinde ödeme yapmadığını, müvekkillerine gönderilen 07.04.2021 tarihli cevabi yazı ile ödeme yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiğini ileri sürerek, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 07.04.2021 tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte davalı idareden alınarak müvekkili şirketlere ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 07.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, 2.607.321,24 TL alacağın temerrüt tarihi olan 07.04.2021 tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte davalı idareden alınarak müvekkili şirketlere ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idarece ... ve HES Dairesi Başkanlığınca gerçekleştirilen ... Barajı İnşaatı İhalesinin, 19.09.2014 tarihinde onaylanan ihale komisyonu kararı ile ihalenin davacı şirketlerden ... Taahhüt İnşaat Yapı Tarım Turizm Kuyumculuk Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. üzerinde kaldığını, sözleşme uyarınca 21.11.2014 tarihinde yer teslimi yapılarak aynı tarihte işe başlandığını, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından sözleşme ile ilgili bir kısım ödemeler yönünden soruşturma açılmasının uygun görüldüğünü, bu sözleşme kapsamında heyelan kazısı pozundan 60.438,93 m³ kazı bedeli ödendiğini, heyelan kazısı 1 m³ fiyatının 13,75 TL olduğunu, "Heyelan Tutanağı" ile ilgili olarak Bölge Müdürlüğü tarafından 29.02.2016 tarih ve 134631 sayılı "... Barajı Gövde sıyırma Kazıları incelenmesi konulu yazı ile gövde ekseni sol sahilinde ve yazıda belirtilen kesimlerde zeminin jeolojik yapısından kaynaklanan Heyelan ve Kopmalar meydana geldiği belirtilerek incelenmesi maksadı ile Barajlar ve HES Daire Başkanlığından Teknik Heyet gönderilmesi talep edildiğini, Barajlar ve HES Daire Başkanlığı'nca 25.03.2016 tarih ve 198952 sayılı yazıyla konu ile ilgili 17.03.2016 tarihinde Bölge Müdürlüğü, Barajlar ve HES Daire Başkanlığı, Jeoteknik ve YAS Daire Başkanlığı ile yüklenici firma teknik elemanlarının katılımıyla yerinde 17.03.2016 tarihinde inceleme yapıldığını ve incelemeler neticesinde gerekli tespitler yapılarak uygulamaya esas kararların DSİ 20. Bölge Müdürlüğü'ne gönderildiğini, meydana gelen heyelan ve zemin kaymalarına yüklenicinin yanlış kazı tekniğinin sebep olduğunun tespit edildiğini, idare tarafından yapılan kesintide hukuka ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren idarenin yapı görevlisi ... ve şube müdürü ... tarafından 15.09.2016 tarihli 2016/0057 sayılı tutanak ile heyelanın ne şekilde meydana geldiğinin açıklandığı, yapılan çalışmaların yerinde tespit edildiği, heyelanın açıkta jeolojik şartlardan dolayı meydana geldiği yüklenicinin bir kusuru olmaması nedeni ile tutanakta bahsi geçen harfiyat miktarı ile ilgili ödeme kazı teklif birim fiyatın % 50 noksanı ile yapılacağının belirtildiği, 12 no.lu geçici hakediş raporundan başlamak üzere 30 no'lu hakediş raporu dahil açıkta kazı yapılması işinin bu rapor doğrultusunda davalı yükleniciye ödendiği, teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen rapor sonrasında ise 30 no.lu hakediş raporu ile 831.035,22 TL'lik kesinti yapıldığı, davalı idare görevlilerince düzenlenen rapor ekinde yer alan belgeye itibar edilerek 12 ila 30 no.lu hakediş raporlarında tünel destekleme imalatının birim fiyat m³ üzerinden olmak üzere hakediş raporlarında 12.331,193 m³ olarak yer aldığı ve bedelinde davacı yükleniciye ödendiği, teftiş başkanlığınca düzenlenen rapora dayalı olarak 30 no.lu hakediş raporunun kapak sayfasında tünel kazısı destekleme işlerinden kaynaklı 353.424,74 TL kesinti yapıldığı, tünel kazısı ve destekleme imalatının yapıldığının davalı idare görevlilerince tutanak ile tespit edildiği ve bu durumun aksi de davalı tarafça ispat edilemediğinden bütün yapılan sözleşme kapsamındaki imalâtlar nedeni ile davacı iş ortaklığınca gerçekleştirilen ancak davalı idare teftiş elamanlarınca tutulan rapora bağlı olarak yapılan 359.225,80 TL'lik kesinti miktarının haksız ve yersiz olduğu, 2.712.058,82 TL'lik davacı yükleniciye ödenecek bir tutarın bulunduğu, 104.737,58 TL'lik kısmın 30 no.lu geçici hakediş raporu ile yükleniciye ödendiği ödenmeyen 2.607.321,24 TL'lik alacak olduğu kesin olarak belirlendiğinden davalı idarenin tutanağı düzenleyen kendi görevlileri hakkında yine kendi görevlilerince tutanak tutulduğu, müfettişlerce savunmalarının alındığı, onların tutmuş olduğu tutanaklara itibar edilmemesi gerektiği bildirilmiş ise de bu görevliler hakkında dava konusu olay ile ilgili görevlerini ihmal ya da kötüye kullandıkları yönünde verilmiş, kesinleşmiş bir disiplin cezası ya da suç oluşturacak eyleminden dolayı savcılık soruşturması ya da açılmış bir ceza davası ve verilmiş kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı bulunmadığından aksi yöndeki savunma ve iddialara hukuken itibar edilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ve 2.607.321,24 TL davacı alacağının 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, 2.597.321,24 TL'sine de ıslah tarihi olan 07.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı tarafın davalıya gönderdiği 29.03.2021 tarihli yazıda davalının işlemlerinin haksız olduğu belirtilerek 2.607.321,24 TL'nin 7 gün içinde ödenmesinin istendiği, davalı tarafın bu yazıya 12.04.2021 tarihinde ödeme yapılmayacağı şeklinde cevap verdiği, davacıların ihtarının usulüne uygun olduğu, davalının 12.04.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, tüm alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, mahkemece temerrüt olgusu gözetilmeyerek faiz başlangıcının hatalı olarak belirlenmesine karar verildiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek "Davanın kabulü ile 2.607.321,24 TL'nin temerrüt tarihi olan 12.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine," şeklinde yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Bölge Müdürlüğü yapı denetim görevlilerinin kazı bölgesine gittiğinde alttan yukarı şeklinde kazı yapıldığını görünce yükleniciyi sözlü olarak uyardığını ancak yüklenicinin kazı tekniğini yanlış uygulamaya devam etmesi sebebiyle heyelanın gerçekleştiğini o sebeple yüklenici sorumluluğu kapsamında heyelan sonrasında yapılan kazılar ve imalatlar nedeniyle sözleşme kapsamında ödenecek bir bedelin bulunmadığını ve hakedişten yapılan kesintinin yerinde olduğunu, b.Sözleşme Eki Fiyat Tariflerinde yer alan "AKB-01 Açıkta Kazı Yapılması" isimli pozun tarifinin "Notlar" kısmında; "1- Yüklenicinin ihmal ve gecikmelerinden dolayı meydana gelen heyelanlar için herhangi bir ödeme yapılmaz. Ancak, açıkta jeolojik şartlardan dolayı olabilecek heyelanların, yüklenicinin kusurundan meydana gelmediği hususunda gerekçe raporunun hazırlanması ve ilgili Dairesinin onayının alınması ve yapı denetim görevlileri ile yüklenici arasında tutanakla tespit edilmesi şartlarıyla kazılarak kaldırılması kazı teklif birim fiyatın %50 noksanı ile ödenir." denilmekte olduğunu, buna göre, davacı şirkete heyelan kazısı ödemesi yapılabilmesi için heyelanın "Yüklenicinin kusurundan meydana gelmediği"ne hususunda hazırlanan gerekçe raporunun, fiyat tarifinde ilgili dairesi olarak belirtilen "DSI Genel Müdürlüğü Jeoteknik Hizmetler ve Yeraltısuları Dairesi Başkanlığınca" onaylanması gerektiğini ancak söz konusu raporun ilgili daire başkanlığınca onaylanmadığını, c.Tutanakta imzası bulunan inşaat mühendisinin göreve yeni başladığını, ancak imzaladığı evrakın onun görevinden önce gerçekleşmiş duruma ilişkin olduğunu o sebeple ilgili tutanağın geçerli olamayacağını, d.Alacağın ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, ıslah ile artırılan miktarın usulüne uygun bir ihtar olmadığını ve temerrüt söz konusu olmadığını, avans faizinin uygulanmasının da doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş ödemelerinden yapılan kesinti alacağı istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 24a6a03b6aedab88 0587149b7a35ef43