Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2321 E., 2025/2912 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2321 E., 2025/2912 K. (15.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2321
Karar No
2025/2912
Karar Tarihi
15.09.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2321 E. , 2025/2912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/471 E., 2024/978 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/94 E., 2024/297 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile imzalanan 19.12.2016 tarihli LasPar satın alma, direk malzeme, kalıp/aparat, ilk numune ve seri siparişi anlaşması gereği davacının projeye uygun kalıp üretimi maliyetini üstlenerek, maliyetin üretim ve parça temini sürecinde parça başına amortisman maliyeti dağıtımı ile tasfiye edileceğini, 20.12.2016 tarihinde davalının teknik resim ve teknik dokümanları ekleyerek davacıya gönderdiğini, numune üretim ve proje geliştirme aşamasının 2017 yılı Temmuz ayına kadar sürdüğünü, bu süreçte ürettikleri kalıplarda davalının katılımı ile proje tadilatları ve iyileştirmeler yapıldığını, üretim ve geliştirme sürecinde tarafların iletişim halinde olduğunu, sözleşmede sehven belirtilen teslim tarihinde ifanın imkansız olduğunu, üretilen ve geliştirilen kalıplarla 2017 yılının Ocak ayından Temmuz ayına kadar birçok kez davalıya ürün sevkiyat yapılıp fatura düzenlendiğini, hammadde ve sac fiyatlarındaki olağan dışı artışlar nedeniyle davalı ile fiyat artışına ilişkin görüşmeler yapılırken, davalı şirket yetkilisinin iletişimi kesip projeden vazgeçtiklerini bildirdiğini, projeden vazgeçilmesi nedeniyle kalıp, sac ve üretildiği halde teslim alınmayan ürün bedeli olarak 442.491,48 TL zararları bulunduğunu, üretime özgü olarak temin edilen sacların başka üretimde kullanılamayacağını ileri sürerek, kalıp bedeli olarak 367.500,00 TL, sac bedeli olarak 47.563,64 TL, P-0008-08-01 parça bedeli olarak 16.827,49 TL, P-0008-08-03 parça bedeli olarak 10.600,35 TL olmak üzere toplam 442.491,48 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zaman ve maliyetten tasarruf sağlayan kalıpların müvekkilinin ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak üretilmesi ve akabinde seri üretime geçilmesi konusunda davacı ile anlaşıldığını, kalıpların mülkiyetinin davacıya ait olacağını, kalıp/aparat bedeli ödemesinin sözleşmede belirtilen ürünlerin fiyatlarına yansıtılacağını, 2016 yılı Ocak ayında kalıpların üretimine ilişkin bilgilerin davacı ile paylaşılmışsa da davacı tarafından üretilen kalıplar ve parçaların belirlenen kalite ve ölçüde olmadığını, kalıp ve parçalarda iyileştirilmeler yapılacağı ve sözleşmede belirtilen sayıda ürün teslim edileceği taahhüdünün davacı tarafından yerine getirmediğini, davacının ayıpsız ifada bulunamadığını, davacının sözleşme hükümlerine uymayarak temerrüde düştüğünü, davacının ölçü ve kalite problemini çözmemişken, fiyatları tek taraflı olarak değiştirdiğini bildirdiğini, davalı şirketin 30.10.2017 tarihli mail ile anlaşmanın geçerliliğini kaybettiğini açıklandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki sözleşmedeki zamanlamaya uymadığı gibi ürettiği parçaların da ayıplı olduğu, davalı tarafça üretilen bu parçaların kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla davalının sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu, kusurlu davranışlarıyla sözleşmenin karşı tarafça haklı sebeple feshine neden olan taraf bu fesih nedeniyle ortaya çıkabilecek müspet veya menfi zararlarını diğer taraftan talep edemeyeceğinden, davalının feshi haklı sebeple gerçekleştirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. 2017 yılı Temmuz- Ekim ayları arasında taraflarca gönderilen e-posta içeriklerinde ürünlerin kalitesi ve kabulüne ilişkin hususlar için iletişim kurulmadığı, sadece hammadde fiyatlarındaki artışa bağlı fiyat güncellemesine ilişkin tarafların görüştüğünü, mahkemece bu hususa değinilmediğini, davalının ekim ayından itibaren mühendislik hizmeti, kalıp geliştirme ve iyileştirme maliyetini davacı üzerinde bırakarak, edindiği bilgi ve teknik birikimi kendi kontrolündeki başka bir firma üzerinden kullandığını, b. Fatura kesilen ve bir kısmı iade gelen ürünlerin kalıp geliştirme ve iyileştirme sürecindeki deneme üretimine ilişkin olduğunu, 2017 yılı Mayıs ayından itibaren geliştirilmiş kalıplarla asıl üretimin hedeflendiğini ancak sac fiyatlarındaki artış sebebiyle fiyat güncelemesine ihtiyaç duyulduğunu, davacı tarafça üretim sürecine ilişkin zamanlamaya uyulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede uygulanma ve teslim tarihine ilişkin kesin bir tarihi içermediğini, c. Bilirkişi raporlarına itirazlarının gerekçe gösterilmeksizin kabul edilmediğini, bilirkişi raporunda sözleşmenin tam zamanlı tedarik sözleşmesi olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, bilirkişilerce incelenen dört parçada kısmen rastlanan ölçü hatalarının giderilmesinin mümkün olduğuna kanaat getirildiğinden, ayıplı üretim yapılmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 122202de6a9208be 04591624f5105850

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı