6. Hukuk Dairesi 2025/525 E. , 2025/2906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/221 E., 2024/807 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı - birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1-Asıl davada davacı/birleşen davalı vekili, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davacıya tahsis edilen bağımsız bölüm yönünden yapılacak ödemelerin diğerlerine göre % 25 eksik olacağı hususunda genel kurul kararı var iken davacıdan fazla ödeme tahsil edildiğini ve daha fazlasının da tahsil edilmesi için ihtar gönderildiğini, ayrıca davacı ile aynı durumdaki ortaklara tapu devri yapıldığı halde davacının tapusunun verilmediğini ileri sürerek davacının davalıya borcu bulunmadığının tespitini, C blok, 10. kat, 20 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini ve fazladan ödenen bedelin istirdadını ayrıca davacı hakkında başlatılan ihraç işlemlerinin iptalini talep ve dava etmiştir. 2-Birleşen davada ise davalı/birleşen davacı vekili; davacı/birleşen davalının biriken aidat ve faizi borçları nedeniyle başlatılan icra takibinin itiraz neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı/birleşen davacı vekili cevap dilekçesinde; işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2-Birleşen davada davacı/birleşen davalı vekili; müvekkilinin borcu bulunmadığını belirterek birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararı ile asıl davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2008 tarih, 2007/8053 E., 2008/11159 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada neticesinde; asıl davada davacının davalı kooperatife ortaklığı yönündeki taraf iradelerinin, ortaklığa bağlı bağımsız bölümün çatı katında yer alması ve bu tür konutların fazla rağbet görmemesi de dikkate alındığında, %25 indirimli aidat ödemesi şeklinde ortaklık hususunda uyuştuğu, aradan 3 yılı aşkın süre geçtikten sonra kooperatifin bu uygulamadan dönmesinin TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarına (çelişkili davranış yasağına) aykırı olduğu gibi ahde vefa ilkesinin ihlali sonucunu da doğurduğu, bu itibarla, davacı yönünden %25 aidat indirimine ilişkin uygulamanın sona erdiğinin kabul edilemeyeceği, bu yöndeki genel kurul kararının adı geçen ortağı bağlamayacağı, davacının davalı kooperatife 9.715,83 TL asıl borç ve 5.943,38 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 15.659,21 TL borcunun bulunduğu, ihtarname ile istenen 34.290,17 TL'den 15.659,21 TL düşüldüğünde kalan 18.630,96 TL'den dolayı davacının davalı kooperatife borçlu olmadığı, menfi tespit talebinin istirdat talebinde mündemiç olduğu, keza tapu iptali tescil ve ihraç işlemlerinin iptali taleplerinin de istirdat talebine bağlı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın tüm taleplerle ilgili reddine, birleşen dava yönünden ise davacı kooperatife 5.625,83 TL aidat borcu, 8.402,95 TL gecikme faizi ve 19,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.048,14 TL borcunun bulunduğu, fazlaya ilişkin istemin yersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın kısmen kabulü ile itirazın 14.048,14 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı 5.625,83 TL'ye yasal temerrüt faizinin %100 fazlasını aşmamak koşuluyla davacı kooperatif genel kurul kararlarında öngörülen faiz oranları yürütülerek devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı-birleşen davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nce, birleşen davaya yönelik tarafların temyiz itirazının reddi gerektiği, asıl davada da istirdat, tapu iptal ve tescil ve ihraç işlemlerinin iptaline ilişkin talepler bakımından tarafların temyiz itirazlarının reddi gerektiği, asıl davada menfi tespit yönünden ise bilirkişi raporunda davacının borçlu olmadığını iddia ettiği miktar ile bilirkişi marifetiyle borçlu bulunmadığı tespit edilen miktar yönünden dava kabul edilerek masraf ve vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde menfi tespit talebinin reddi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve Mahkemenin 03.12.2015 gün, 2014/572 Esas, 2015/592 Karar sayılı hükmünün davacı ... tarafından açılan asıl dava konusu İstirdat -ihraç sürecinde tesis edilen kooperatif işlemlerinin iptali, tapu iptali ve tescil taleplerine ilişkin bölümlerinin bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği anlaşıldığından davacı tarafınca açılan bu davalar hakkında yeninden hüküm tesisine yer olmadığına, davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının kısmen kabulüne, davacı ...'ün ... . Noterliği'nin 29.01.2004 gün ... yevmiye numaralı, 23.08.2004 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelere konu tutarın 18.630,96 TL'lik bölümünden dolayı davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Yerel Mahkeme tarafından, davacı-davalı ...'ün % 25 aidat indirimli ortak olduğunun kabulü ile alacak - borç durumu belirlenmesi kararını hukuka aykırı olduğunu, müflis Kooperatif tarafından % 25 adat indirimli uygulaması genel kurulda alınan karar ile ortadan kaldırıldığını alınan bu karar ile ilgili dava açılmadığını, toplantı esnasında muhalefet şerhi de işlenmediğini, b.Yerel Mahkeme tarafından, davacı-davalıdan talep edilen faiz konusunda müflis şirket aleyhine olan hususların hatalı olduğunu, 2002 yılından öncesine ait ödenmeyen/eksik ödenen aidatlar yönünden Genel Kurulda karar verilen faiz oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, c.Yargılama sürecinde, alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, d. Müflis tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, müflis şirketin yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkum olmaması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağa ilişkin menfi tespit, istirdat, tapu iptal ve tescil ile ihraç işlemlerinin iptali, birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ile 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b079492d7c00915a 2be93220ff28ada9