6. Hukuk Dairesi 2025/1218 E. , 2025/2913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/350 E., 2007/203 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara III, İstanbul II, Adana Genel ve Konya Genelde gelir paylaşımı esnasına göre TV ve Radyo Dağıtım Sistemli İnteraktif Hizmetle Proje uygulamalarının yaptırılmasını teminen davacı şirket ile davalı şirket arasında 18.02.1998 tarihinde TV ve Radyo Dağıtım sistemi İnteraktif Hizmetler Proje Uygulamaları sözleşmesi ile 20.07.1999 tarihinde sözleşme eki protokol imzalandığını, davalı ...-... A.Ş. tarafından davacı şirketin Ağustos-Eylül-Ekim 2003 hakedişlerine haksız ve mesnetsiz olarak toplam 2.165.024.154.391 Eski Türk Lirası'nın ödenmediğini, ekonomik sıkıntılar sebebiyle iş emirlerinin aksadığını, 2003 yılı Ağustos ayında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yapılan başvuru üzerine şirketin hesaplarına ihtiyati tedbir konulduğundan mücbir sebebin meydana geldiğini, buna rağmen davalının 25.09.2003 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davacının hakedişlerine istinaden kesilen 8 adet fatura bedeli olan 2.165.024.154.391 Eski Türk Lirası alacağının fatura tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte tahsiline, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle yoksun kalınan karın tazminine, kamu kurumlarına ödenen bedellerin ve personel kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline, sözleşmenin davacı tarafından ifa edilmiş olması sebebiyle alt yapı bedelinin tespiti ile ticari faizi ile birlikte tahsiline, davalıya verilen 4 adet teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; 21.04.2005 tarihinde kabul edilen 27.04.2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 1/b. maddesi ile geçici 10. maddesi gereği davalının ortak yerleşim alanları ve kablo tv şebekesinin içinden geçtiği ortak altyapı tesisleri hariç olmak üzere, ... tv hizmet ve altyapısıyla ilgili tüm taşınır ve taşınmazları, her türlü teçhizat, araç, gereç, malzeme, yazılım ve donanımları, her türlü fikrî ve sınaî hakları ile sair hak, alacak ve borçları, her türlü sözleşmeleri ve kredi anlaşmaları ile leh ve aleyhe açılmış ve açılacak olan davaları, icra takipleri ve halen yürütülen veya sonuçlandırılan tüm idarî inceleme ve soruşturmaları, bütün hak, borç, alacak, yetki ve yükümlülükleri ile birlikte ... A.Ş.'ye devredildiğini,18.05.2005 tarihli Ana Devir Protokolünün yürürlük tarihi 01.07.2005 olduğundan, dava tarihi itibariyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmenin feshine sebep olduğunu, davacının kendi kusuru sebebiyle meydana gelen hususları gerekçe göstererek mücbir sebep ileri süremeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.İhbar olunan ... Haberleşme ve ... Tv İşletme A.Ş. vekili beyan dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 27.02.1998 tarihli gelir paylaşımı esasına dayalı TV ve Radyo Dağıtım Sistemleri İnteraktif Hizmetler Proje Uygulamaları sözleşmesi ve eki 20.07.1999 tarihli protokolün davalı tarafça feshedildiği tarihin, 5335 sayılı Kanun kapsamında akdedilen Ana Devir Protokolünden önce olduğunu, hali hazırda feshedilen sözleşme ve eki protokolün taraflarına devredilemeyeceğini, davacı firmanın kusurlu eylemleri ve sözleşme gereği edimlerini gereği gibi ifa edememesinden dolayı sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davada davalıya pasif husumet yöneltilemeyeceği, taraf sıfatı yokluğunun gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerek ise mahkemece re'sen gözetileceğinden gerçek taraf sıfatına sahip olan ... Haberleşme ve ... TV İşletme A.Ş.'ye davanın yönetilmesi ile davanın ayakta tutulamayacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece ihbar olunanın davaya dahil edilmesine yönelik ara karar verilmişken, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihbar olunanın davalının kanuni halefi olması sebebiyle ihbar olunanın davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, b. Davalı tarafça ihbar olunan ile yapılan Ana Devir Protokolü'nün davacıya bildirilmesi gerektiğini, bu hususta davacıya herhangi bir ihtarname gönderilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin davalı yanca haksız feshi nedeniyle yoksun kalınan kâr alacağının, personele ödenen kıdem ve ihbar tazminatının, kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan ödemelerin, 8 adet faturaya bağlanan hakediş alacağı olan toplam 2.165.024.154.391 Eski Türk Lirası'nın tahsili ile teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkindir. 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu’nun 135/II. maddesinde, “Borç bir senette ikrar edilmiş veya bir hüküm ile sabit olmuş ise yeni müddet daima on senedir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Borcun karara bağlanmasında zamanaşımını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 156/2. fıkrasında da “Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.” denilerek aynı düzenleme sürdürülmüştür. Öte yandan 11.04.1940 tarih, 1939/15 Esas, 1940/70 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, “Temyiz Mahkemesi hüküm ile tebliğ arasında on sene veya daha ziyade bir müddet geçmiş olduğunu öğrenmişken ilamı tasdik yahut esasa müteallik noktalardan nakzedemez. Onun için temyiz dairesi hükümden sonra müruruzamanın vaki olduğunu hüküm ile tebliğ tarihlerine göre varit görürse ilamın esası hakkında tetkikata girişmeyip şayet diğer taraftan müruruzamanı kat eden tediye ve saire gibi tahkika muhtaç sebepler ileriye sürülürse bunlar mahkemece tahkik ve tetkik olunmak üzere ilamı bozması lazımdır.” denilerek hükmün zamanaşımına uğraması halinde hangi hususların inceleneceği ve ne yönde karar verileceği açıklanmıştır. Somut olayda karar 26.04.2007 tarihinde verilmiş, hüküm temyiz eden davacıya 07/02/2024’te tebliğ edilmiştir. Davalı vekili ilam zamanaşımına ilişkin itirazda bulunmuştur. Karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında 10 yıldan fazla zaman geçmesi nedeniyle 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının yollamasıyla uyuşmazlık konusu olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun m.135/II hükmü ile 11.04.1940 tarih 1939/15 Esas, 1940/70 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ilâm zamanaşımına uğramış olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4987f7a52eec52fd 67aff8236fa4a75c