Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2136 E., 2025/1930 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2136 E., 2025/1930 K. (08.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2136
Karar No
2025/1930
Karar Tarihi
08.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2136 E. , 2025/1930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/41 E., 2024/126 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava dışı ... İletim A.Ş'ye karşı üstlendiği Türkiye-Tanap Trans Anatolian Doğalgaz Boru Hattı Projesi kapsamındaki, MS2, CS5 ve CS5 işleri için alt yüklenici olarak hizmet vermesi konusunda davacı şirket ile anlaştığını, buna müteakip müvekkil şirketin 30.07.2016 tarihinde işe başladığını, ancak projenin başından sonuna kadar davalı şirket tarafından davacı firmaya proje maliyetini karşılamayacak şekilde eksik ödemeler yapılarak ticari ve ekonomik baskılarla iş tamamlattırdığını, müvekkil şirketin teyit edilen teklif ile 05.10.2016 tarihinde müvekkilinin teklifine uyumluluk göstermeyen ve ingilizce olarak hazırlanan dolayısıyla hukuken geçerliliği bulunmayan sözleşme ve eklerinin müvekkili açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, sözleşmenin kuruluş aşamasından itibaren yapılan işlerin birim ücret olarak ücretlendirildiğini, işe başladıktan sonra gelmeye başlayan onaylı projelerin uyumlu olmaması nedeniyle maliyet artışı olduğunu, ek külfetler getirdiğini, bu durumun Tekfen'e bildirilmesine rağmen gerekli çözüm önerilerinin sunulmadığı gibi işin bitmesi konusunda baskılar yapıldığını, müvekkilinin proje boyunca, davalının kusurlu olması nedeniyle finansal yüke katlanmak zorunda kaldığını, metraj artışı yeni veya ilave işler ile birlikte şimdilik toplam 25.000,00 USD olarak, davalının çeşitli nedenlerle davacı tarafın verimli çalışmasını engellemesinden ve edimleri arası aşırı oransızlıktan 4.000,00 USD, davalının ödemelerde yaptığı gecikmeler ve işin keşfinin artmasına rağmen hakediş ödeme ve avanslarının azlığı nedeniyle katlanmış olunan finansal yük zararının tazmini için 15.000,00 USD, davalının davacı adına yaptığı harcamalar için yaptığı haksız kesintiler nedeniyle 1.000,00 USD, müvekkiline ait olan ve davalıca el konulup kullanılan inşaat malzemelerinden dolayı sebepsiz zenginleşme gereğince 25.000,00 USD, davacının sözleşme dışı ek işlere ilişkin 10.000,00 USD olmak üzere ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki döviz kur değeri üzerinden hesaplanarak ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte (faizin devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede tahkim şartı bulunduğunu, sözleşmenin ifa edildiğini ibranamenin imzalandığını bundan sonra artık sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli, 2018/498 Esas, 2019/216 Karar sayılı kararı ile tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli, 2018/498 Esas, 2019/216 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli, 2019/705 E., 2019/715 K. sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli, 2019/705 E., 2019/715 K. sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, taraf şirketlerin Türk tabiiyetinde olmaları, asıl sözleşme ve tahkim şartının Türkiye dahilindeki bir işle ilgili ve Türkiye dahilinde imzalanmış olması sebebiyle halen yürürlükte bulunan 805 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre Türkçe yapılıp yazılması zorunlu olmasına rağmen bu maddeye aykırı olarak İngilizce düzenlenip yazılmış olması, asıl sözleşmenin ifa ile sonuçlanmış olması sebebiyle geçersizliğini ileri sürmenin TMK’nın 2. maddesi hükmünce hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu düşünülse dahi, asıl sözleşme ile tahkim şartı - anlaşması birbirinden bağımsız - ayrı sözleşmeler oldukları ve tahkim şartının ileri sürülmesi bu davanın açılmasından sonra gündeme gelmiş olup, tahkim şartının ifa ile sonuçlanmasından söz edilemeyeceği ve tahkim şartını da ihtiva eden sözleşmenin yabancı dilde yapılmasını sağlayan sözleşme tarafı da davacı taşeron olmadığından tahkim şartının geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacağı ve 805 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre İngilizce olarak Türkçe dışında bir lisanla yapılan tahkim şartı bunu ileri süren davalı yüklenici lehine dikkate alınamayacağından, tahkim ilk itirazı reddedilip, işin esası incelendikten sonra, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile tahkim ilk itirazı kabul edilip davanın usulden reddi doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olduğu, taraflar arasında 05.10.2016 tarihinde MS2, CS5 ve CS5 kısmi ile ilgili inşaat yapı ve mimari işleri taşeronluk sözleşmesi imzalanarak eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, sözleşme ile işin bedelinin taksitler halinde KDV hariç 13.450.000 USD olarak kararlaştırıldığı, yapılan iş bedeli ve hakedişlerde yapılan düzenlemelerin sözleşme koşulları çerçevesinde olduğu, sözleşme bitiş tarihinin 25.12.2017 olduğu, gerçekleşen iş bitim tarihinin ise 17.01.2018 olduğu, geçici kabul tutanağının 18.01.2018 tarihinde taraflarca imzalandığı ve üzerinde herhangi bir ihtirazi kaydın bulunmadığı, davacı tarafça hakedişlerden yapılan avans kesintisinin başlangıçta verilen 2.345.000 USD avans nedeniyle hakedişlerden yapıldığı, ihtiyat kesintisinin ise hakedişlerin tamamlanması ve hesap kesiminde davacı taşerona ödenmesi gereken bir kesinti türü olup, yapılan incelemede banka aracılığıyla yapılmış ödeme kayıtlarına göre hesap kesiminde davacı taşerona ödendiği, davacı taşeron tarafından alınması gereken malzemelerin davalı yüklenici tarafından alınması nedeniyle bunların bedellerinin son hakedişten kesilmesinin yerinde olduğu, sözleşmenin değişiklikler başlıklı 9. maddesi kapsamında sözleşme dışı yaptığı toplam iş karşılığı davalı yüklenici tarafından avans kesintileri ve ihtiyati kesintiler ilave edildikten sonra toplam 15.755.813,95 USD ödemesi gerektiği, davalı yüklenici tarafından davacıya yapılan toplam ödeme tutarının ise 15.700.718,45 USD olduğu, bu durumda davacının dava konusu iş için yaptığı işlere karşılık bakiye alacağının 55.095,50 USD olduğu, her ne kadar davacı vekili davalı yüklenici tarafından müvekkilinin müzayaka halinden faydalanmak suretiyle baskı altında 17.01.2018 tarihli ibranamenin imzalandığını, bu nedenle geçersiz olduğunu iddia etmiş ve mali müşavir bilirkişi raporu ile de davacı taşeronun sözleşme süresince finansal yönden müzayaka halinde olduğu belirlenmiş ise de, davacı taşeronun sözleşme kapsamında ve sözleşme harici ek olarak yapılan işlere karşılık düzenlenen ve 01.08.2016 ile 31.12.2017 tarihleri arasını kapsayan toplam 15 adet hakedişi herhangi bir itirazi kayıt olmaksızın imzalayarak kabul etmesi, ayrıca basiretli bir tacir olarak sözleşme imzalanması ve işin yerine getirilmesi aşamasında finansal anlamda yeterliliğini ve olası risklere göre ekonomik durumunu gözetmesi gerektiği halde bu hususa gerekli özen ve dikkati sarf etmemesi ve hakedişlerin ödenmesi nedeniyle son hakedişten 17 gün sonra düzenlenen 17.01.2018 tarihli ibranamenin davalı yüklenicinin baskısı altında ve müzayaka halinde imzalanması nedeniyle geçersiz olduğu iddiasına itibar edilmediği, sözleşme ve tadil metinleri ile hakediş içerikleri incelendiğinde, edimler arası aşırı oransızlık da bulunmadığı, davalı yüklenici tarafından davacı taşeronun verimli çalışmasının engellendiğine dair dosyaya somut ve yazılı bir delil de sunulmadığı, inşaat malzemeleri kaldığını iddia ettiği ve el konulduğu iddiasına dair mail iletisi ve ambar görevlilerince düzenlenen bir liste sunmuş ise de, bu belgelerin davacıdan sadır olduğu, davalı yüklenici tarafından kabul edildiğine dair tutanak vb. herhangi bir somut delil sunamadığı, bunun üzerine davacı vekiline inşaat malzemelerine ilişkin delil listelerinde dayandıkları yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak davacı vekilinin yemin deliline başvurmayacaklarını bildirmesi üzerine inşaat malzemelerinin şantiyede kaldığı ve bu nedenle zarara uğradıkları hususunun da davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Sözleşme götürü bedel olarak imzalanmış ise de daha sonra bu kapsamdan çıkarılarak birim fiyatlı hale geldiğini, sözleşmede kararlaştırılmayan işlerin yapıldığını, toplam 1454 revizyon yapıldığını, zeyilnamelerin ek işlere ilişkin olmadığını, b. Mahkemece gerçekleşen iş miktarınının hesaplanmadığını, c. Hakedişlerin gerçek iş bedelini yansıtmadığını, d. Edimler arasında aşırı orantısızlığın olduğunu, e. İbranamenin geçersiz olduğunu, zorla imzalatıldığını, f. Verimli çalışmanın engellenmesine ilişkin ve malzemelerin teslim edilmediğine ilişkin delillerin görmezden gelindiğini, g. El konulan malzemelere ilişkin olarak iş sonunda malzemelerin listesinin depo sorumluus tarafından sayımı yapılarak davalıya mail yolu ile gönderildiğinin, davalının cevabında da malzemelerin çıkışına izin verilmediğinin yazılı olduğunu, mahkemenin kabulünün aksine her iki tarafın sorumluları tarafından tespit edildiğini, h. Hükmün harçlar kısmında fahiş yazım hatası olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş bedeli, sözleşme dışı iş bedeli, çalışma verimliliğinin engellenmesinden kaynaklanan ve malzeme bedelinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle davacının basiretli tacir olarak finansal yeterliliğini ve ekonomik risklerini gözetmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin ve ibranamenin geçerli olduğu, davacının hakedişlere itiraz etmediği dikkate alındığında temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e66be31460cda269 36d733740baea1e8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı