Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2203 E., 2025/1926 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2203 E., 2025/1926 K. (08.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2203
Karar No
2025/1926
Karar Tarihi
08.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2203 E. , 2025/1926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1254 E., 2024/811 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/69 E., 2023/324 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ve şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin fabrikasında çıkan yangın sonrası, davacı adına dava dışı sigorta şirketi ile müzakereleri müvekkili şirketin yürüttüğünü, bu kapsamda, taraf hakem bilirkişisi, hasar yönetimi, hasar tespiti ekspertiz çalışmaları, danışmanlık, arubululucuk vd. hizmetleri verdiğini, neticede sigorta şirketi tarafından davalı şirkete belirli bir ödeme yapıldığını, müvekkilinin hasar dosyası için çok yoğun mesai harcadığını, müvekkilinin hizmet bedeli alacağının 1.407.076,46 TL olduğunu, davalı şirketin 100.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, bakiye borcunu ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 1.774.329,65 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin yangın sonrası dava dışı başka bir firma ile anlaşma yaptığını, basiretli tacir konumundaki davacının verdiğini iddia ettiği hizmete ilişkin yazılı sözleşme yapmış olması gerektiğini, iddia edildiği gibi davacıya avans ödemesi yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve alacağın varlığını yazılı delilerle ispat edemediği, davacının bu hususta yemin deliline dayandığı, davalı tarafın yeminli beyanında hukuki ilişkinin varlığını inkar ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri "Davacı vekili temyiz dilekçesinde: Taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına gerek bulunmadığını, müvekkili tarafından davalıya dava konusu hizmetlerin verildiğini, dava dışı 2 A firmasının davalıya hizmet verdiğine ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, adı geçen firmanın söz konusu hizmetleri verme yetkisi de bulunmadığını, nitekim firmanın mahkemeye gönderdiği yazıda kendilerinin hasar dosyası tutmadıklarını bildirdiğini, müvekkili firmanın sözleşme olmadan, hiç bir ücret almadan aylarca bu konuda çalışmasının hayatın olağan akışını aykırı olduğunu, müvekkilinin verdiği hizmetin sonucu olarak, sigorta şirketinin davalıya ödeme yaptığını, dosyada alınan bilirkişi raporlarında da hizmet ilişkisinin tespit edildiğini, tanık beyanlarının hükmü esas alınmadığını, tanıkların mailleri ve görüşmeleri doğruladıklarını beyan etmektedir." B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında sigorta ekspertiz çalışmalarına ilişkin hizmet alım sözleşmesi yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunun kesin delilerle ile ispat edilememiş olmasına göre, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9e88ab505a8f3eac ee59574fbd77bc7c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı