6. Hukuk Dairesi 2024/2066 E. , 2025/1923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/728 E., 2023/279 K. Taraflar arasında görülen asıl ve birleşen davada, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davacılar-birleşen davada davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
I. ASIL DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile alt yükleniciler davacı ... ve dava dışı .... arasında, kaba inşaat işine ilişkin sözleşme düzenlendiğini, sözleşmede belirlenenden daha fazla imalat yapıldığını, işin yapılmasının teminatı olarak, davalıya davacı ....Ltd. Şti. tarafından keşide edilen çekin verildiğini, davalının, işin tamamlanması nedeniyle iade etmesi gerekirken bu çeki bankaya ibraz ettiğini ve karşılıksızdır şerhi yazdırdığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespit ile çekin bankaya ibrazı nedeniyle ödenmek zorunda kalınan 1.150,00 TL komisyon bedelinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla imalat bedeli alacağı için 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla imalat bedeli alacağını 44.442,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP Asıl davada davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ...Ltd. Şti'nin taraf ehliyeti bulunmadığını, zira müvekkili ile bu şirket arasında sözleşme ilişkisi olmadığını, davacıya yaptığı imalatın bedelinin ödendiğini, eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davacı ...Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında kaba inşaat yapımını ilişkin sözleşme düzenlendiğini, iş bedeli 195.000,00 TL olarak kararlaştırılmasına rağmen davalı alt yüklenicilere 212.500,00 TL ödeme yapıldığını, yapıda pek çok eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu ileri sürerek, eksik ve ayıplı imalatlar için 63.450,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 21.05.2019 tarihli ve 2016/623 Esas, 2019/405 Karar sayılı kararı ile asıl davada davacıların davasının kabulü ile 50.000,00 TL miktarlı çek ile ilgili olarak davacılardan .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin, davalı ... San. İnş. Nak. Tic. Ltd. Şti'ye borçlu olmadığının tespitine, bu çekin işleme konulması sebebiyle tahsil edilen 1.150,00 TL'nin ve iş bedeli 44.442,35 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, birleşen davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine dair verilen ilk karar, bozma kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiğinden, adı geçen davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ....Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin (kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 2021/216 Esas, 2021/1138 Karar sayılı kararıyla, daha önce verilen bozma kararında, birleşen davadaki eksik ve ayıplı imalat bedeli talebi yönüden bilirkişi incelemesi yapılması ve buna bağlı olarak da asıl davadaki teminat çekine ilişkin talebin değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece ayıp ihbarında bulunulduğunun ispatlanamadığı, binanın ayıplı hali ile teslim alınarak kabul edildiği gerekçesiyle, birleşen davadaki taleplerin reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, davalı alt yüklenicinin ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair bir itirazı bulunmadığı gibi eksik işler yönünde de ihbar yapılmasına gerek olmadığı, bu durumda, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınarak eksik ve kusurlu işler bedelinin işin bitirildiği yıl olan 2013 yılı piyasa fiyatlarıyla hesaplattırılarak sonucuna göre asıl davadaki teminat çeki ve bunun için ödenen komisyon ücreti ile ilgili talebin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, karar asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede "Garanti açısından taşeron firma müteahhit firmaya 50 bin TL T.C. İş Bankası çeki verilmiştir. İş bitiminden bu çek iade edilecektir. Çek No: 320.1995" düzenlemesine yer verildiği, sözleşmede vade tarihine ve tanzim tarihine açıkça atıfta bulunulmaması nedeniyle somut olaydaki çekin teminat çeki olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle takibe konu edilebileceği, çekin teminat olarak verildiğini ve bedelsiz kaldığını borçlu asıl davada davacı...Ltd. Şti.'nin ispatlaması gerektiği, davacı şirketin bunu ispatlayamadığı, bu nedenle asıl davada çekten kaynaklı taleplerin reddi gerektiği, ayrıca çekte imzası bulunmayan asıl davada davacı ...'in söz konusu talepler yönünden aktif husumet ehliyeti de bulunmadığı, asıl davada davacı ...'in yaptığı fazla imalat bedelini, birleşen davada davacı ...Ltd. Şti.'nin de ayıplı imalat bedelini isteyebileceği gerekçesiyle, asıl davada davacı ...'in çeke ilişkin menfi tespit ve komisyon bedeli talebinin aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, fazla imalat bedeline ilişkin talebinin kabulü ile 44.442,35 TL'nin davalı şirketten alınarak davacı ...'e verilmesine, asıl davada fazlaya ilişkin diğer tüm taleplerin reddine, birleşen davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünde kabulü ile 63.450,00 TL'nin adı geçen davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri “Asıl davada davacılar ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: a. Asıl davanın müvekkili ...Ltd. Şti. yönünden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, b. Birleşen davada ayıplı imalat bedeli talebinin kabulünün yerinde olmadığını, inşaatın projeye uygun olarak yapıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl dava davacılar-birleşen davada davalı ... vekilinin, birleşen davaya ilişkin tüm, asıl davaya ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Asıl dava, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında verilen çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti ve bu çekin bankaya ibrazı nedeniyle ödenen komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Sözleşmenin ilgili maddesinde “Garanti açısından taşeron firma Müteahhit firmaya 50.000 (ellibin) TL İş Bankası çeki verilmiştir. İş bitiminde çek iade edilecektir. Çek no: 3201995” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı numarayı taşıyan çek 11.03.2013 tarihinde asıl davada davacı ..Ltd. Şti. tarafından davalı ...Ltd. Şti. lehine keşide edilmiş, çek daha sonra lehdar şirket tarafından dava dışı ...’a ciro edilmiş, adı geçen tarafından da 13.02.2013 tarihinde bankaya ibraz edilmesi üzerine, ilgili bankaca çekin arkasına karşılıksızdır şerhi düşülmüştür. Mahkemece, sözleşmede vade tarihine ve tanzim tarihine açıkça atıfta bulunulmaması nedeniyle somut olaydaki çekin teminat çeki olarak kabul edilemeyeceği, çekin teminat olarak verildiğinin ve bedelsiz kaldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, çeke ilişkin menfi tespit ve komisyon bedeli isteminin, davacı ...Ltd. Şti. yönünden reddine karar verilmiş ise de az yukarıda açıklandığı üzere, sözleşmede çek numarası yazılmış olup, sözleşmede yazılı bedel ile çekte yazılı olan bedel aynıdır. Sözleşmede, numarası belirtilen bu çeke atıf yapıldığı açıktır. Söz konusu çekin sözleşme konusu işin teminatı olarak verildiği hususunda taraflar arasında da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemenin gerekçesi isabetli olmamıştır. Ancak, birleşen davada hüküm altına alınan ayıplı imalat bedeli, çek bedelinden fazladır. Dolayısıyla sözleşme kapsamında garanti edilen imalat tamamlanmadığından, asıl davada çekin bedelsiz kaldığına ilişkin iddia yerinde değildir. Asıl davada, davacı ..Ltd. Şti. yönünden, çekten kaynaklı menfi tespit ve komisyon bedeli talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan mahkeme kararının, asıl dava yönünden gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.KARAR: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asıl davada davacılar-birleşen davada davalı ... vekilinin birleşen davada verilen hükme ilişkin tüm, asıl davada verilen hükme ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan mahkeme kararının gerekçesinin asıl dava yönünden değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olmadığından duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 580589c7809b023c f6646c07ad5e10de