6. Hukuk Dairesi 2024/2181 E. , 2025/1931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/228 E., 2024/455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/180 E., 2023/327 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 03.08.2016 tarihinde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu 0 ada, 568 parselde kayıtlı tarlanın müvekkili ile davalı lehine 0 ada, 2001 ve 2002 parsel olarak arsa niteliği kazanarak tapuya kaydedildiğini, müvekkilinin 27.10.2017 tarihinde, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile üstlenmiş olduğu işi yerine getirdiğini, müvekkilinin sahibi olduğu şirket faaliyetlerine devam ederken davalı şirket yetkilisinin talebi ile yeğeni ... adına müvekkilinden şirketinin devrini alarak müvekkilini dolandırdığını, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen güven ve talimat ile şirket devrinden sonra yine 2001 parsele ilişkin yapılan sözleşme ile üstlenmiş olduğu işi bitirme noktasına getirmiş iken davalı şirket tarafından 21.12.2019 tarihinde uzlaşma tutanağı başlıklı bir protokol öne sürüldüğünü, müvekkilinin bahse konu işbu uzlaşma tutanağındaki şartları da yerine getirmesine rağmen davalı şirketin uzlaşma tutanağında yer alan 3 adet daireyi teslim etmediğini, bu bağlamda müvekkilinin evlerini teslim alamadığı her ay için mal varlığındaki artışlardan mahrum kaldığını, davalı tarafın edimini ifa etmediği için aktif mal varlığında sebepsiz yere bir artış meydana geldiğini ileri sürerek 03.08.2016 tarihinde yapılan sözleşme gereğince davalı şirket adına kayıtlı bulunan tapunun iptali ve müvekkili lehine sözleşmedeki hak kazanmış olduğu arsa payının adına tesciline, mümkün olmaması halde sebepsiz zenginleşme davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin resmi şekil şartına tabi olduğunu, şekil şartı gözetilmeden yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, dava dışı firmanın yaptığı sözleşmeden dolayı davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davanın bu nedenle de taraf sıfatı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmelerin tapuya şerh edilmemiş olduğunu, tanzim edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde tapu iptali tescil davası açılmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, 21.12.2019 tarihli tutanak incelendiğinde dava ile bir ilgisi olmadığını, inşaatta mevcut eksikliklerin yerine getirilmesi amacı güttüğünün son derece açık olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı edimlerin hiçbirinin davacı tarafından yerine getirilmediğini, işbu sözleşmeye dayalı olarak resmi şekil şartı yerine getirilmediğinden ancak bir tazminat davasına konu edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 03.08.2016 tarihli sözleşme hükümleri gereğince tapu iptal tescil, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin olduğu, davaya dayanak sözleşme incelendiğinde "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" başlıklı olduğu ve sözleşme taraflarının müteahhit sıfatıyla .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve arsa sahibi sıfatıyla ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi olduğu, davacı ...'un sözleşmede ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisi sıfatıyla imzası bulunduğu, hal böyle olunca, davacının kendi adına imzasının yer almadığı bir sözleşmeye dayanarak işbu davayı açmakta husumeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Sadece tapu iptal ve tescil yönü ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, b. Müvekkilinin yaşı ve bu konudaki tecrübesizliği dolayısıyla davalının söylemlerine inandığını, davalının edimini ifa etmediği için aktif mal varlığında sebepsiz yere bir artış meydana geldiğini, c. Dava konusu olayda müvekkilinin davalı tarafa tüm hissesini devretmesi ve davalı tarafın karşılığında hiçbir şey vermemesi nedeniyle davalının sebepsiz yere zenginleştiğini, d. Tüm bunlara dayanarak müvekkilin davalı tarafa devrettiği arsasının tapusunun iptaline daha sonrasında da müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, davalının müvekkilinden aldığı inşaat ve arsa payı ile birlikte sebepsiz olarak zenginleştiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince bedel iadesi istemine ilişkindir. Davalı arsa sahibi şirket ve dava dışı yüklenici şirket arasında yapılan 03.08.2016 ve 27.10.2017 tarihli sözleşmelerde şirket payının devredilmiş olması nedeni ile davacı artık sözleşmenin tarafı değil ise de davacının taraflar arasındaki 21.12.2019 tarihli protokole dayandığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca da talepleri olduğu dikkate alındığında mahkemece işin esasına girilerek protokol kapsamı, sözleşmeler, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm deliller dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 84c8c176a3fad630 c31959008c290784