Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2330 E., 2025/1934 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2330 E., 2025/1934 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2330
Karar No
2025/1934
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2330 E. , 2025/1934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi (İlk Derece) SAYISI : 2023/8 E., 2024/2 K. Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki "fason üretim sözleşmesi" nin 16. maddesinde tahkim maddesi bulunduğunu, tahkim klozuna uygun olarak 23.01.2023 tarihinde hakemlerini belirten talep yazısı ile birlikte dava dilekçesinin İTOTAM sekreteryasına sunulduğunu, davalının ise cevap dilekçesini 27.03.2023 tarihinde sunduğunu, tahkim kuralları gereği usuli olarak dava yönetim toplantısı ve usuli zaman çizelgesinin belirlendiğini, bu çizelgenin de 07.08.2023 tarihinde kesinleştiğini ve dava dilekçesi için 3 haftalık süre belirlendiğini, taraflarınca 31.08.2023 tarihinde sunulan ve fakat 23.01.2023 tarihinde sunulmuş olan dava dilekçesinin tekrar sunulduğunu, ancak hakem heyeti çoğunluğunun verilen sürenin aşımı nedeniyle reddettiğini, tahkim yargılamasının sonlandırıldığını, anılan kararın kanuna aykırı olduğunu, İTOTAM kuralları sistematiğinin dilekçeler teatisinin tamamlanması, dava yönetim toplantısı, uyuşmazlık konularının tespiti ve çözüm metodu, duruşma ve nihai hakem kararı şeklinde olduğunu, ancak tüm bu somut durum ortada iken bir anda dava yönetim toplantısı akabindeki süreçte bu aşamaya kadar tamamlanması gereken dava dilekçesi sunulmadı gibi bir gerekçe ile tahkim yargılamasının sona erdirilmesinin hatalı olduğunu, hakem heyetinin gerekçeli kararının da açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti hesabının da hatalı yapıldığını, tarifeye aykırı olduğunu talep edilen 5.000.000,00 TL manevi tazminat bedelinin tamamının reddine karar verildiğini, fakat vekalet ücretinde nispi hesaplama yapıldığını, AAÜT 10/3 maddesi gereğince manevi tazminat talebinin tümden reddi halinde vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile İTOTAM nezdinde görülen 2023/2 Esas sayılı hakem heyeti kararının iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesini süresi içersinde sunmadığını, süresi geçtikten sonra 31.08.2023 tarihinde dosyaya sunulduğunu, İTOTAM tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin (ilk derece sıfatı ile) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı vekili 23.01.2023 tarihli dilekçe ile dava ve taleplerini, delillerini bildirdiğini, 31.08.2023 tarihinde verilen dilekçenin aynı dilekçe olduğunu, 23.01.2023 tarihli dilekçenin dava dilekçesi olduğunu iddia etmiş ise de tahkim başvurusu ile tahkim dava dilekçesi sunmanın birbirinden tamamen ayrı birer usuli işlem olduğunun kabul edildiği iş bu davada 23.01.2023 tarihli dilekçenin tahkim talep dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiğinden davacının tahkim heyetinin dava dilekçesini sunmak üzere verdiği kesin süre içinde ayrı bir dava dilekçesi vermesi halinde davanın açılmış sayılacağı, davacının belirlenen kesin süre içinde usulüne uygun dava dilekçesini sunmadığı gibi tahkim talebinin dava dilekçesi yerine sayılmasını da talep etmediğinin anlaşıldığı, hakem kurulunun HMK'nın 430. maddesine göre davanın sona erdirilmesine dair verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Daha önce de aynı konu ile ilgili tahkime başvurulduğunu, ancak o yargılamada tüm taleplerle ilgili karar verilmemesi nedeni ile kararın iptalinin talep edildiğini ve iptal edildiğini, buradaki dosyayla bağlantısı olmadığını, b. Yeni bir dava dilekçesi hazırlanarak tahkime başvurulduğunu, daha önceki tahkim dosyasındaki dava dilekçesinin dikkate alınmasına dair talepleri olmadığı halde mahkeme gerekçesinin bu şekilde olmasının hatalı olduğunu, c. 23.01.2023 tarihli dilekçenin dava dilekçesinden bir farkı olmadığını, dava dilekçesinin tüm unsurlarını içerdiğini, d. Gönderilen usuli zaman çizelgesinde dava dilekçesi sunumu ile ilgili tarihin kesin süre olduğunun hiçbir şekilde belirtilmediğini, kesin süreye uymamanın sonuçlarının hatırlatılmadığını, e. Davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kararda hiçbir gerekçenin olmadığını, vekalet ücretinin hakem kararında maktu olması gerekirken nisbi hesaplanmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle tahkim başvurusu ve tahkim dava dilekçesi sunmanın birbirinden tamamen ayrı birer usuli işlem olması, usuli zaman çizelgesinin taraflarca kabul edilmiş olması ve dava dilekçesinin HMK'nın 430. maddesi gereğince belirlenen süre içerisinde sunulmamış olması dikkate alındığında davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı