Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2060 E., 2025/1933 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2060 E., 2025/1933 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2060
Karar No
2025/1933
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2060 E. , 2025/1933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/284 E., 2024/165 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; ... San. A.Ş. ile davacı arasında NB074, NB075 ve NB076 numaralı gemiler için teslim süresi 13 ay olan tek tip gemi inşa sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşmelerin konusunun davacı tarafından sağlanan malzemelerle belirtilen özelliklerde üç adet gemi inşası olduğunu, sözleşmelerin akdinden sonra sözleşmenin tarafı olan ... Danışmanlık A.Ş. firmasının hisselerini davalıya devrettiğini ve davalı tarafça sözleşmeler ile uzlaşılan miktarın kendileri için yeterince kârlı olmadığı belirtilerek gemi inşasına devam etmeyeceklerinin sözlü olarak belirtildiğini, gönderilen malzemelerin de davalı tarafça teslim alınmadığını, bu gemi yönünden de teslim tarihi Şubat 2010 esas alınmakla 16 aylık gecikme karşılığının 2.400.000,00 Euro olduğunu, müteahhidin diğer bir yükümlülüğünün de malzemenin kullanımı ve muhafazasına gerekli özeni göstermek olduğunu ve telef olması ve zarara uğraması halinde BK'nın 96. maddesi gereğince zararı tazmin etmesi gerektiğini, bu nedenle davalıya teslim edilen ve ziyan olmuş malzemelerin fatura karşılığı olarak 3.737.717,62 USD'nin de faiziyle müvekkiline tesliminin gerektiğini ileri sürerek her bir gemi inşasına ilişkin zarar toplamı olarak 7.800.000,00 Euro'nun ve müteahhide teslim edilmesine rağmen iyi muhafaza edilmeyen ve ziyan olan malzemelerin fatura bedelleri olan 3.737.717,62 USD'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. 2. Birleşen 2017/43 Esas sayılı davada davacı iş sahibi vekili yükleniciye ödenen avans tutarının iadesi, eksik teslim edilen malzeme bedeli ile bu malzemelere ilişkin nakliye bedelinin tahsili talep edilmiştir. 3. Birleşen 2019/520 Esas sayılı davada davacı yüklenici vekili, müvekkilinin 2007 yılı başında NB074 no.lu geminin yapımına başladığını, 2007 yılı Ağustos ayına kadar geminin yapımına devam edildiğini, ilk dört ay ödemelerini düzenli yapmış bulunan davalı iş sahibinin 2007 yılı Mayıs ayından itibaren gemi yapımı için yeterli malzemeyi göndermemesi ve yapılan ihtarlara rağmen 20.08.2007 tarihli hakediş alacağı olan 932.012,85 TL tutarındaki aynı tarihli fatura bedelini de ödememesi üzerine davacı yüklenicinin işleri durdurduğunu, daha sonra davalının 16.11.2007 tarihli yazısı ile sözleşmeyi sona erdirdiğini belirterek, davalı iş sahibinin NB074 no.lu geminin yapımına ilişkin ödemediği 20.08.2007 tarihli fatura bedelinin ödenmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2015/133 Esas sayılı davada davacı yüklenici vekili haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan kâr kaybının tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen 2017/43 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tahkim şartının henüz düşmediğini, müvekkilinin davacıya sözleşmeye uygun olarak ofis ve oda sağladığını, ancak davacı elemanlarının tersanedeki çalışma huzuru ve düzenini bozmaları sebebiyle tersaneye girişlerine izin verilmediğini, bu husustaki tespit raporunda da sağlanan ofisin yazıldığını, davacıdan hakediş talep edildiğinde para sıkıntısı yaşamakta olduklarından bahisle süre talep ettiklerini, müvekkilinin yaklaşık 4 ay boyunca çalışıp işin %61'ini tamamladığını, ancak davalının ödeme yapmamasının müvekkilini ve ona iş yapan taşeron firmaları ciddi sıkıntılara soktuğunu, ihtarlara rağmen de davacının ihtar gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle haklı fesih hakkının doğduğunu aldıkları tespit raporunda sac ve blokların kullanılabilir durumda ve taşınabilir olduklarını, tersane alanını işgal ettiklerinin tespit edildiğini, çekilen ihtarlara rağmen teslim almadıklarını, davaya konu inşaat sözleşmesi eser sözleşmesi hükmünde bulunduğunu, Borçlar Kanunu'nun 126/4 maddesi gereğince dava konusu avansın iadesine ilişkin 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafın 16.11.2017 tarihli yazısı ile sona erdiğini, söz konusu yazının 22.11.2007 tarihinde tevdi edildiğini, bu tarih itibari ile fesih işleminin gerçekleştiğini, fesih bildirimi itibari ile zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağını, dolayısı ile zamanaşımı süresinin 22.11.2012 tarihinde dolduğunu, avans olarak verilen meblağın iade edilemeyeceğinden bu alacağın dava ile ilgisinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Birleşen 2015/133 Esas ve birleşen 2019/520 Esas sayılı dosyada davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun m. 126/(4) gereği alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sözleşme gereği sac, profil ve diğer malzemeler ile onaylı inşa/işçilik resimlerini davacıya teslim ettiğini ve peşinatları da ödediğini, NB-074 numaralı geminin inşası sürerken davacı şirketin el ve yönetim değiştirmesi sonrasında işin yarıda bırakıldığını, NB-076 numaralı geminin inşasında kullanılmak için getirilen sacın tersane sahasına girişinin engellendiğini ve bu safahatın noter tutanağı ile tespit edildiğini, hakediş bedelinin nasıl faturalandırılıp ödeneceğinin sözleşmenin 15.10 ve 15.11 maddelerinde belirlendiğini, buna göre hakedişe esas raporların davacı tersane tarafından hazırlanıp müvekkilinin incelemesine sunması ve bu inceleme sırasında müvekkilinin temsilcilerinin sözleşmenin 10. maddesi gereği tersane sahasında inceleme yapabilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin bozmaya uyularak verdiği 15.12.2021 tarihli ve 2020/249 E., 2021/760 K., sayılı kararı ile asıl dava ve birleşen 2019/520 Esas sayılı dava ile birleşen 2017/43 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2015/133 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, asıl ve birleşen 2017/43 Esas sayılı davada davacı, birleşen 2019/520 Esas sayılı ve 2015/133 Esas sayılı davada davalı iş sahibbi vekilinin tüm, yüklenici vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile 2019/520 Esas sayılı dosya bakımından davacı yüklenici tarafından sunulan uzman görüşleri kararda gerekçeli olarak değerlendirilip tartışılmadığı daha önce tahkim yargılamasında, bilirkişilerce yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05.09.2008 tarihli rapordaki tespitler de hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenip değerlendirilmediği, kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz rapora dayanılarak hüküm verilemeyeceği, konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak, birleşen 2019/520 Esas sayılı davada davacı yüklenicinin dosyaya sunduğu tüm uzman görüşleri ve tahkim yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ile önceki bilirkişi heyetlerince tanzim edilen raporlar da değerlendirilip tartışılarak, tarafların teknik itirazlarını da karşılayacak biçimde denetime elverişli, gerekçeli rapor alınıp 2019/520 Esas sayılı birleşen davada sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, asıl dava ile birleşen 2017/43 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2015/133 Esas sayılı davanın reddine ve birleşen 2019/520 Esas sayılı dava yönünden ise yüklenici tarafından iş sahibine açılan davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının hakedişe hak kazanıp kazanmadığı, NB074 numaralı geminin inşasının hangi seviyede olduğu ve bu seviyeye göre davacının hakedebileceği hakediş miktarının ne olduğu konuları olduğu, raporlar arası çelişkilerin giderilmesi için aldırılan bilirkişi raporunda gemi inşaat sözleşmesinin 28.03.2006 tarihinde imzalandığı, gemi inşaat sözleşmelerinde hakedişin ne şekilde hesaplanması gerektiğinin raporda formile edildiği, buna göre hakedişin geminin tamamlanması için o ana dek yapılmış olan imalâtların miktarının işin tamamına göre tamamlanma düzeyini gösteren, ilerleme oranına karşı gelen parasal miktarı yani ödenmesi gereken parayı ifade ettiği, uyuşmazlık konusu olan son hakedişin Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos 2007 ayları için yapılmış olan işleri içerdiği, Ocak, Şubat, Mart ve Nisan 2007 aylarının her biri için ayrı ayrı hakediş olacak şekilde fatura düzenlendiği, son hakediş raporunda Ağustos 2007 sonu itibari ile kesim işleri için toplam ilerleme %62,67 ve tekne işleri için toplam ilerleme %39,82 olarak tespit edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyada mevcut olan tahkim dosyasında bulunan bilirkişi raporu, keşif zaptı, diğer tüm raporlar, ... Tersanesi ile Armatör arasında yapılmış sözleşme, ... Tersanesi'nden Armatöre gönderilen 16.12.2015 tarihli E-mail eki ve mevcut durum raporu karşılaştırıldığında Marmara Tersanesinde NB074 Gemisine ait imalatlar tamamlanmadan bekletilen blokların ... Tersanesi'ne götürülüp orada imalata devam edildiği, ... Tersanesi tarafından imalata başlamadan önce keşif yapıldığı ve durum raporu düzenlendiği ve bu tarih itibari ile taraflar arasında düzenlenen bu tabloda kesin işleri ilerleme oranının o tarih itibari ile %62,67 olup bu değerin taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, 4. hakedişdeki değer ile farkın %62,67 - %60,38 , %2,29 olduğu, bu değer ihtilaf konusu olup Marmara Tersanesinin son hakedişindeki değer ile aynı olduğu, tekne işleri hakedişi için ise bilirkişi tarafından tablodaki veriler kullanılarak yapılan hesaplama sonucuna göre değerin %28,23 olarak tespit edildiği ve taraflar arasındaki ihtilaf konusunun da bu değere ilişkin olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin Loyd kayıtlarına göre yapıldığı, ancak Loyd kayıtlarının asıl işlevinin projenin teknik kurallar ve standartlara ve verilen projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığını kontrol etmek, her safhada gördüğü eksik ve hatalı uygulamaları rapor etmek, bunları takip ederek düzeltilmesini sağlamak olduğu, yapının tamamlanma oranlarını tetkik edip tespit etmediği, bilirkişi heyeti yapının ilerleme oranı ile ilgili olarak ... Tersanesi'nin tespitlerini baz aldığı, ancak davacı tarafın bu tespitin baz alınmasına itiraz ettiği, ancak bilirkişi heyetinin tekne işleri için ilerleme oranının dosyada mevcut tablolardaki verileri kullanarak yapmış olduğu hesaplamada da ... Tersanesi'nin yapmış olduğu tespitteki aynı orana ulaşıldığı, iki tespit arasında fark görülmediği, buna göre düzeltilmiş ilerleme değerinin %28,54 olduğu, sözleşmeye göre %10 avans ödemesi bulunduğundan bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen 551.210,64 TL Türk Lirası'ndan %10 avans ödemesi düşülmek sureti ile davacının talep edebileceği hakediş bedelinin 496.089,58 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleşen davada davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; a. Asıl dava bakımından başka bir geminin inşasının, davalının inşa etmesi gereken geminin yerine geçemeyeceği, bu nedenle de kâr kaybı tespitinin hatalı olduğunu, b. Hakediş bedeline ilişkin 2019/520 Esas sayılı dosyada, zamanaşımın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve talebin tümden reddi gerektiğini, c. Birleşen 2017/43 Esas sayılı dosyada reddedilen kısım yönünden de kabul verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı-birleşen davada davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; a. Tüm dosyalara ilişkin inceleme yapılması gerekirken sadece 520 Esas sayılı dosya yönünden bilirkişi inceleme yapılmasının bozmayı gerektiğirdiğini, b. Sadece Özkaradeniz Tersanesi'nin kayıtları dikkate alınarak yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, c. Özkaradeniz Tersanesi kayıtları toplandığında %28,25 ilerleme iddiası olmasına rağmen bilirkişilerin toplama hatası yaparak rapora %20,89 olarak yazdıklarını ve bu rakam üzerinden hesaplama yapıldığını, d. Tahkim kurulunda 5 gün süre ile yapılan inceleme sonucu alınan rapora yine itibar edilmemiş olmasının kabul edilemeyeceğini, e. Fesihte kusurlu olanın iş sahibi olduğunu, f. N76 gemisine ilişkin kâr hesabı yapılamayacağını, g. Avans olarak verilen meblağın iade edilemeyeceğini, h. Nakliye ve profil bedellerinin fahiş olduğunu ve TL üzerinden kesilen tüm faturaların USD'ye çevrilerek talep edilmesinin mümkün olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, tazminat, sözleşmenin haksız feshinin tespiti istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle tahkim dosyasında alınan raporda klas raporlarına göre hesaplama yapıldığı, klas raporlarının tek başına yapının tamamlanma oranını tespit etmeyeceği, uzman görüşünde ise ilerleme ve puan değerlerinin hangi somut ölçülerle yapıldığının denetlenmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu dikkate alındığında temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan asıl davada davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı