4. Hukuk Dairesi 2022/9599 E. , 2025/7544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/689 E., 2022/560 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ...'in 20.01.2020 tarihi itibari ile daireye vadesi geçmiş gecikme zammı dahil 314.162,01 TL Veraset ve İntikal Vergisi borcu bulunduğunu, hakkında 6183 sayılı A.A.T.U.H Kanunun genel esasları dahilinde icra takibatı yapıldığını, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine ödeme emri düzenlenerek 27.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrinin de dava açılmayarak ve borç ödenmeyerek kesinleşmesini müteakip hakkında yapılan icra takibatında haczi kabil borca yeter malvarlığına rastlanılmadığını, ödevlinin alım- satım işlemlerinin tetkikinde; ev niteliğindeki taşınmazını 18.06.2016 tarihinde davalı ...'e 500.000,00 TL bedelle sattığını, taşınmaz üzerine ... tarafından 780.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiğini, tesis edilen ipoteğin beyan edilen satış değerinden az olmasının da satışın aslında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğunu gösterdiğini, davalıların amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek için satış sözleşmesi yaptığını beyan ederek; devir işleminin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 24 vd.maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; olayda zaman aşımının mevcut olduğunu, davalının davacıya amme borcunun bulunmadığını, dava konusu amme borcu için açılacak vergi davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, satış tarihinde herhangi bir vergilendirme işleminin olmadığını, satış bedelinin düşük olmadığını beyan ederek; davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin 09.02.2021 tarihli celseye katılmaması ve mazeret bildirmemesi nedeniyle dosyanın HMK 150. maddesi gereğince aynı tarihte işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırılan dosyanın HMK 150/4. maddesi gereğince 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle 6100 sayılı yasanın 150/4.ve 5.maddelerine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 15.10.2020 tarihli ön inceleme duruşmasına davacı vekilinin katıldığı, bu suretle belirlenen bir sonraki duruşma günü ve saatinden haberdar olduğu, müteakip icra olunan 09.02.2021 tarihli duruşmaya katılmadığı gibi her hangi bir mazeret de bildirmediği, bu suretle ilk derece mahkemesince 09.02.2021 tarihli duruşmada HMK'nın 150/1.maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına müteakip HMK'nın 150/4.maddesi kapsamında 3 aylık yasal sürede yenilenmeyen davanın 11.05.2021 tarihi itibariyle HMK'nın 150/5.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işlemden kaldırma kararının taraflarına tebliğ edilmediğini, Yargıtay'ın vermiş olduğu kararlarında ifade edildiği üzere vekile tebliği ile vekilin işlemden kaldırma kararından haberdar olunması gerekirken işlemden kaldırma kararının tefhimi ile yetinilmesi ve sonrasında nihai hükümle işlemden kaldırma kararının takip edilmemesi ile dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aynı şekilde bu durumun yargılamanın temel ilkelerinden biri olan hukuki dinlenilme hakkının ihlaline de yol açacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a1cec77ffb68c83b 332885cfa8d1808f