4. Hukuk Dairesi 2023/10134 E. , 2025/7547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/222 E., 2023/915 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'nin ödenmeyen prim borçlarından dolayı 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında 2003/10198 sayılı icra takip dosyası açıldığını, 09.11.2015 tarihi itibariyle toplam alacak miktarının 685.907,25TL olduğunu, söz konusu icra dosyası üzerinden yapılan işlemlerde; 5510 sayılı kanunun 88. maddesindeki "kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu," hükmü gereğince yönetim kurulu başkanı olan davalı ... aleyhine icra takip işlemleri yürütüldüğünü, yapılan tetkikler neticesinde; davalı ... aleyhine 16.09.2014 tarihinde ödeme emri düzenlenerek gönderildiğini, borcun ödenmediğini, ancak davalı borçlu ...'ın dava konusu taşınmazını, 24.11.2014 tarihinde mal kaçırmak amacıyla eşi olan davalı ...'a devrettiğini belirterek ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 1326 ada, 44 parsel, 27 numaralı bağımsız bölümün devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı idarenin alacağını karşılamaya yetecek hatta daha fazla değerde taşınmaz malın hacizli olduğunu, dava koşullarının gerçekleşmediğini, davalılar arasındaki devir işleminde mal kaçırma amacı bulunmadığını, yıllar önce, davalı ... adına satın alınan taşınmazın, kredi borçları sebebiyle zorunlu olarak davalı ... adına yapılmak zorunda kalındığını, daha sonra gerçek sahibine geri verildiğini, taşınmazın davalıların ikametgahı olarak kullanılmakta olup, İ.İ.K kapsamında meskeniyet vasfına sahip olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar vekilinin davanın konusuz kaldığını ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ve beyan ettikleri, davacı kurumun 22.05.2020 tarihinde verdiği dilekçeye göre davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından karara yönelik süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin asıl karara yönelik konusu bulunmayan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesince mükerreren verilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının tashihen hükümden çıkarılmasına karar verilmiş olması doğru olmuş ise de; nispi olarak hükmedilen vekalet ücretinin esasında maktu olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle tavzih kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tavzih kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesinin tavzih kararının kaldırılmasına, davalılar vekilinin tavzih talebinin kısmen kabulüne, İlk derece mahkemesinin 05.11.2020 tarih, 2019/1041 Esas, 2020/348 Karar sayılı gerekçeli kararında sehven iki kez vekelat ücretine hükmedildiği anlaşıldığından gerekçeli kararın 4. maddesinin hükümden çıkarılmasına, gerekçeli kararın bu şekilde tavzihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kurum tarafından yapılan tüm işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2-Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücreti bakımından yapılan tavzih başvurusunun, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilerek düzeltildiği için asıl karara ve tavzih kararına karşı istinaf başvurusu yapılması gerekmediğini, usule ve yasaya uygun tavzih kararının kısmen kaldırılmış olup, yerel mahkemenin nisbi vekalet ücreti kararının yeniden geçerli hale geldiğini, İstinaf mahkemesi kararının bu yönü ile usule ve yasaya aykırı olduğunu, 6183 sayılı yasanın uygulanmasından doğan iş bu davada davacı lehine nispi vekalet ücreti takdirinin yanlış olduğunu, davacı kurumun davada haklılığının da sabit olmadığını, 6183 sayılı yasaya göre dava açma koşullarının gerçekleşmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve taraflara yükletilen hak ve borçların tavzihle düzeltilmesi mümkün olmamasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili istinaf edilmemiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e074883f7811c6e7 cda78af8f058e898