Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/17195 E., 2025/7541 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17195 E., 2025/7541 K. (12.05.2025) – İcra

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/17195
Karar No
2025/7541
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
İcra

4. Hukuk Dairesi 2022/17195 E. , 2025/7541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1940 E., 2022/2907 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 09.04.2018 tarihi itibariyle 1.790.828,42 TL vergi aslı, 2.422.003,68 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 4.212.832,10 TL vergi borcu bulunduğunu, davalı şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla yapılan işlemlerin davalının borcuna yeter mal varlığının olmaması nedeniyle neticesiz kaldığını, ancak davalılar arasında muvazaalı olarak icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takibine konu senet üzerinde yapılan ciro işleminin muvazaalı olduğunu, amacın amme alacağının tahsilini engellemek olduğunu belirterek İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2015/9136 Esas nolu dosyası iptaline karar verilmesi ve İİK gereğince başkaca bir işleme gerek kalmaksızın icra dosyasındaki paranın ve teminat mektuplarının paraya çevrilmek suretiyle elde edilecek paranın taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yasada belirtilen hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını; aynı konuda daha önce açılmış menfi tespit davasında verilmiş karar uyarınca, müvekkilinin iyi niyetli 3.şahıs olduğunun ispatlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ....; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Vergi Dairesi'ne ihbarda bulunan ... ve ...'ün, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın da, davacıları olduğu ve eldeki dosya davalısı ... aleyhine açtıkları menfi tespit davasının reddedildiği; bu kararla davalı ...'ın kötü niyetli olmadığı ve davacıların, bu senetten dolayı davalı ...'a borçlu olduklarına karar verildiği ve bu kararın derecattan geçerek kesinleştiği; kesinleşen bu kararın eldeki davada kuvvetli delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufun iptali talep edilen davaya konu 08.03.2004 tanzim, 15.06.2006 vade tarihli ve 150.000,00 USD bedelli bononun davalı ... tarafından ... 11. İcra Müdürlüğünün ... esas (yeni esas:...) sayıl dosyası ile icra takibine konulduğu, eldeki davanın 09.05.2018 yılında açıldığı nazara alındığında takip tarihi itibariyle bile 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşıldığı, kaldı ki bahse konu senet bakımından davalı ...'a karşı açılan menfi tespit davasının da reddedilmiş olduğundan muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, bu hali ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak; 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Yasanın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü içermekte olup mahkemece vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2019 tarih, 2018/186 E. 2019/289 K. sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK nun 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... ve ...'ün ... aleyhine açmış oldukları menfi tespit davasında verilen red kararının gerekçe gösterildiğini, bu dosyada yapılan yargılamada ... ve Demsan Ltd. Şti arasında herhangi bir ticari ilişki olup olmadığının incelenmediğini, kambiyo senetlerine özgü hukuk çerçevesinde inceleme yapılarak red kararı verildiğini, zira burada herhangi bir ticari ilişki olup olmadığına bakılmaksızın senet kefilleri olan ... ve ...' ün borçtan sorumlu olduklarına karar verildiğini, oysa ki senet borçlusu ... ve ... birer şirket olup yaptığı bütün işlerin ticaret kanunu kapsamında olduğunu, hal böyle iken davalı ...'in aradaki ticari ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, eğer ticari ilişki ispat edilemezse bu senetteki cironun amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek maksatlı yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, ...' in söz konusu şirketlerle herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, 150.000 ABD doları gibi büyük bir meblağın herhangi bir ticari ilişki olmaksızın ciro edilmesinde hayatın olağan akışına aykırılık olduğunu, yapılan ciro işleminin muvazaalı olduğunun açık olduğunu, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin sadece ... in kötü niyeti üzerinden bir değerlendirme yaptığını, ... yetkilisi ... ve ... arasındaki ticari ilişkiyi incelemediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fdbf9efa6cbe2d73 6dca41659d99847f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı