4. Hukuk Dairesi 2022/7112 E. , 2025/5359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/337 E., 2022/261 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 27.09.2019 SAYISI : 2018/939 E., 2019/1232 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ...geldi. Davalılar ... ve ... tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 08.04.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.03.2013 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ....(...) plakalı tırın, OTO-TEM oto yıkama isimli iş yeri içerisinde park etmek isterken davacıya çarptığını, davacının ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, aracın kazanın meydana geldiği tarihte ZMSS poliçesi bulunmadığını, kaza günü 05.00 sıralarında gerçekleşen kazadan sonra aynı gün saat 11.32'de ZMSS poliçesinin yaptırıldığını, kazanın dolaylı da olsa işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle meydana geldiğini, aracın davalı şirket tarafından kiralanan ve yurt içerisinde çalıştırılan bir araç olduğunu, kaza nedeniyle davalı şirketin de adam çalıştıranın sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 27.10.2015 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 119.666,80 TL'ye yükseltmiş; 01.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 185.353,47 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza özel bir alanda meydana gelmiş olup karayolu sayılmayan yerde meydana gelen kazadan davalının sorumlu olmadığını, öncelikle kazaya sebebiyet veren aracın Yabancı Plakalı Motorlu Kara Taşıtlarının Ülkemizde İşletilmesinden Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk İçin Yaptırılacak Sigortaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 6. maddesinde belirtilen sigorta zorunluluğunun aranmayacağı araçlardan biri olup olmadığının tespiti gerektiğini, maluliyete ve kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, kaza tarihinde maluliyet halinde teminat limitinin kişi başına 250.000,00 TL olduğunu, dava tarihinden itibaren ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Uluslararası Taşımacılık ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; aracın yurt dışı menşeli olduğunu, sahibinin ...şirketi olduğunu, kaza anında araç sürücüsünün müvekkili şirket çalışanı olmadığını, kazaya konu araçta müvekkili şirkete ait mal taşınmadığını ve aralarında bir kira sözleşmesi bulunmadığını, aracın Türkiye sınırları içerisinde çalışabilmesi için kasko sigortası R2 belgesinin olması gerektiğini ve bu belgeyi sağlayacak niteliğe de müvekkili şirketin sahip olmadığını, gümrük çıkış kayıtlarına göre kazaya karışan aracı Kırgızistan menşeli ... firmasının çalıştırdığını, bu şirket adına mal getirdiğini, araç şoförü olan ...'in ... şirketine ait malı Mersin'e indirdiğini, Gaziantep'te aracı yıkama yağlama için park etmesinden sonra kazanın meydana geldiğini, otoparka aracı telim eden kişinin ... olduğunu, ...'in otoparktan ayrıldığını ve otopark sahibinin bir nedenden aracın yerini değiştirmek istemesi üzerine aracı kullanabilecek olan ...'dan aracın yerini değiştirmesini istemesi üzerine kazanın meydana geldiğini, araç yıkama şirketine davanın yöneltilmesi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayda kusuru bulunmadığını, aracın kaydığını ve durma imkânı bulamadığını, esasen aracın şoförü ... olup ... Şirketinin şoförlerinden olmadığını, olay esnasında kendi aracını beklerken oto yıkama yağlama iş yerinin çalışanları tarafından ricada bulunularak kazaya karışan aracın çekilmesini istediklerini, davalının yardımcı olmak için aracı çekmek istediğini, kazada oto yıkama işyerinde yerin kaygan olması ve davacının ise ağır hareket ederek kaçamayıp kazanın meydana geldiğini, zamanaşımı def'inde bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 20.03.2017 tarihli ve 2014/2243 Esas, 2017/334 Karar sayılı kararıyla somut olayda kazaya karışan aracın ... firması adına işletildiği, davalı sürücünün de kaza tarihinde davalı şirkete bağlı çalışmadığı, bu nedenle davalı şirketin işleten sıfatı bulunmadığı, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, akademisyen adli tıp bilirkişilerinden oluşan heyetten alınan raporda davacının %38 oranında malul kaldığı ve 3 ay geçici iş göremezliği oluştuğunun belirlendiği, aktüer raporda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre davacının zararının 119.666,80 TL olarak belirlendiği, Yargıtay içtihatlarına göre her ne kadar PMF Yaşam Tablosunun esas alınması gerekirse de TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre aldırılan rapora bu yönde itiraz olmadığından anılan raporun davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği ve bu rapora itibar edildiği gerekçesiyle davalı ... Taşımacılık yönünden davanın pasif husumet nedeni ile reddine, davalı ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 119.666,80 TL maddi tazminatın davalı sürücü bakımından olay tarihinden, davalı ... bakımından ise dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüden olay tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF A. Kaldırma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/1977 Esas, 2018/847 Karar sayılı ve 29.06.2018 tarihli kararıyla; kazaya sebebiyet veren yabancı plakalı aracın olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Yabancı Plakalı Motorlu Kara Taşıtlarının Ülkemizde İşletilmesinden Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk İçin Yaptırılacak Sigortaya İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesi gereğince, üçüncü şahıslara verilecek zararlardan kaynaklanan hukuki sorumluluk için zorunlu trafik sigortası yaptırma yükümlülüğünün ve dolayısıyla da davalı ... Hesabına husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğinin araştırılması ve kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan Genel Şartlardaki hükümlere göre konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla (TRH 2010 Yaşam Tablosu, 1,8 teknik faiz vs.) aktüer hesabı yaptırılıp davacının talepleri konusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK'nın 353-1-a.6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2019 tarihli ve 2018/939 Esas, 2019/1232 Karar sayılı kararıyla kazaya karışan aracın ... firması adına işletildiği ve davalı araç sürücüsünün kaza tarihinde davalı şirkete bağlı çalışmadığı anlaşıldığından davalı şirketin işleten sıfatı bulunmadığı, Türkiye Sigorta Birliğinin 12.12.2018 tarihli cevabi yazısı ile aracın zorunlu trafik sigortası veya bu sigortayla eşdeğer bir sigorta teminatının bulunmasının zorunlu olduğunun bildirildiği, husumetin Güvence Hesabına tevcih edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kaldırma kararı üzerine alınan 03.01.2019 tarihli hesap raporundan sonra davacı vekilinin dava değerini hesap raporuyla belirlenen 185.353,47 TL'ye artırdığını bildirdiği, mahkemenin önceki kararının davacı tarafından davalı şirket hakkındaki davanın reddi sebebiyle, davalı ... tarafından diğer yönler sebebiyle istinaf edilmiş olup kararın davalı ... vekilinin husumete ve maddi tazminat hesabına yönelik istinaf itirazları kabul edilip husumet yönünden araştırma yapılması ve maddi tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yeniden hesap yapılması gerektiği belirtilerek ortadan kaldırıldığı, davacının maddi tazminat hesabına yönelik bir istinafı bulunmadığı, ilk kararın davacının maddi tazminat hesabı yönünden istinafı olmadığı gözetildiğinde davacı tarafça istinaf edilmeyen karara esas alınan aktüerya raporundaki 2016 yılı asgari ücrete ilişkin verilere göre hesap yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, buna göre kaldırma kararından sonra aldırılan 10.06.2019 tarihli ek hesap raporuna göre sonuca gidilmesi, davacı vekilinin güncel asgari ücret esas alınarak düzenlenen 03.01.2019 tarihli hesap raporuna göre karar verilmesi yönündeki talebin reddi gerektiği, 10.06.2019 tarihli ek hesap raporuna göre sonuca gidilerek hüküm kurulduğu, davacının dava değerini kaldırma kararından önce bedel artırım dilekçesiyle artırdığı, dava değerinin yeniden artırılmasının usulen mümkün olmadığı, bu sebeple davacı vekilinin 01.03.2019 tarihli bedel artırım talebini içerir dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak nitelendirildiği, kaldırma kararı sonrası süreçte ıslah talebinde bulunulamayacağından talebinin reddedildiği, davacı lehine takdiren 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davalı ... Taşımacılık şirketi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 111.287,96 TL geçici-kalıcı maluliyet tazminatının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminata ... yönünden olay tarihi olan 04.03.2013 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihi olan 12.11.2014 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın dava dışı ... firmasına ait olup kaza sonrası ZMSS poliçesinin söz konusu firma tarafından düzenlendiği, davaya konu aracın sürücülerinin dava dışı ..., ....ve ... olup gümrük işlemlerinin ... firması adına yapıldığı, davalı şirketin söz konusu aracı kiracı, ariyet ve rehin hakkına dayalı olarak kullandığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacı tarafça davalı şirkete KTK'nın 85. maddesi uyarınca işletenlik sıfatıyla husumet yöneltildiği, ancak davaya konu aracın ticari nitelikte olması ve taşımaya ilişkin gümrük evraklarının dava dışı ... firması adına düzenlenmiş olması nazara alındığında her iki şirket arasında organik bağ bulunmasının KTK'nın 85. maddesi uyarınca davalı şirketin sorumluluğunu gerektirmediği, zira her iki şirketin farklı tüzel kişilikleri olduğu ve kaza tarihinde davaya konu aracın davalı şirket tarafından işletildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, sadece HTS etiketinin davalı şirket tarafından alınması hususunun tek başına aracın davalı şirket nam ve hesabına işletildiği ve sorumluluğuna hükmedilmesi için yeterli nitelikte olmadığı, mahkemece istinaftan sonraki süreçte ıslah talebinde bulunulamayacağı belirtilerek hüküm tesis edilmiş ise de, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek:22.07.2020-7251/18 md.ile eklenen HMK'nın 177/2 hükmünün düzenlendiği, bu itibarla kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde ıslahın kaldırmadan sonra da yapılabileceği, ancak mahkemece verilen ilk hükme karşı davacı tarafça sadece manevi tazminat miktarının az olduğu ve davalı ... Şirketi hakkında davanın husumetten reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek istinaf itirazında bulunulduğu, maddi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazında bulunulmadığı, kaldırma kararı öncesi mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı açısından davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmamış olmasının davalılar lehine usuli müktesep hak teşkil ettiği gibi HMK'nın 177/2 maddesinde de bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağının belirtildiği, kaldırma kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz vs. hususunda hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiş ise de hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatlarına uygun olmakla birlikte kaza tarihi ve Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2019/40 Karar sayılı iptal kararı uyarınca 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle tazminat hesabının yerinde olmadığı, bu itibarla kaldırma kararı öncesinde verilen 119.666,80 TL bakımından davacının kazanılmış hakkının olduğu, bu itibarla mahkemece söz konusu 119.666,80 TL bakımından davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, istinaf edenin aleyhine hüküm kurulamayacağı ilkesi ve davacı tarafça maddi tazminata ilişkin kurulan ilk hükmün kazanılmış hak teşkil etmesi nedeni ile dairece ilk bedel arttırım dilekçesinde talep edilen ve mahkemece ilk hükme esas alınan miktar üzerinden hüküm tesis edildiğinden davadaki haklılık durumu kaldırma öncesi davacının talep ettiği miktara göre belirlenerek kesinleşen hükümler infazda tereddüt oluşmaması için aynen yazılarak tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınmak suretiyle kesinleşen hususlarda yeniden değerlendirme yapılmaksızın esas hakkında hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ...Taşımacılık şirketi yönünden maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... ile ... yönünden maddi tazminat davasının kabulü ile 119.666,80 TL geçici-kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminata ... yönünden olay tarihi olan 04.03.2013 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihi olan 12.11.2014 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aracın kaza anında karayolu dışında olması nedeniyle davalının sorumluluğu bulunmadığını, kazanın oto yıkama yapan işyerinde özel mülkiyet sahasında gerçekleştiğini, kaza bir trafik kazası olmayıp davalının sorumlu tutulamayacağını, aracın kaza tarihini kapsar şekilde ... Sigorta A.Ş nezdinde trafik sigortası bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olunmadığını, davacının dava süresince iki kere ıslah talebinde bulunduğunu, HMK gereğince aynı davada ıslahın yalnızca bir kez yapılabileceğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması, talebin kabul görmemesi halinde ise 1,65 teknik faize göre hesap yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, davalının kazayla ilgili sorumluluğu bulunmadığı gibi temerrüdünün de bulunmadığını, bu nedenle dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tarafların tacir olmadığını beyan etmektedir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının davaya konu aracı sadece olay anında birkaç dakikalığına kullandığını, kullanma sebebinin davalı şirket ile ... firmalarının aynı firma olduğunu düşünmesi olduğunu, zira her iki şirketin sahiplerinin aynı aileden kişiler olduğu gibi aynı kişiler tarafından yönetildiğini, her iki şirket arasındaki ilişkinin dosyadaki HGS kayıtları başta olmak üzere dosyadaki belgelerden anlaşıldığını, davalı müvekkilinin bu somut olgularla beraber çalıştığı şirket yöneticilerinin emir ve talimatlarıyla hareket ettiğini, bu nedenle davalıya sorumluluk atfedilmesinin yerinde olmadığını, kaza tarihinde de davalı şirketin çalışanı olduğunu, kaza tarihinde sigortalı olmamasının davalı şirkette çalışmadığını anlamına gelmediğini, kaza tarihinden sonra tekrar sigorta primlerinin yatırılmaya devam ettiğini, tazminattan davalı şirketin de sorumlu olması gerektiğini, kusur raporunun hükme esas alınamayacağını, kazanın meydana gelişinde hangi etmenlerin rol oynadığının tespit edilmediğini, kazaya karışan aracın mekanik bir sorunu olup olmadığının, yıkama garajında gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının incelenmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 04.03.2013 tarihinde trafik sigortası bulunmayan yabancı menşeli aracın oto yıkama servisinde davalı sürücü tarafından park alanına çekilmesi esnasında davacı yayaya çarpması nedeniyle davacının yaralanması sonucu sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kazanın meydana geldiği oto yıkama servisinin karayoluyla bağlantısı bulunmasına, yabancı menşeli aracın kaza anında trafik sigortasının bulunmadığının, kazanın gerçekleşmesinden sonra ZMSS poliçesi düzenlendiğinin anlaşılmasına, bedel artırım dilekçesinde talep edilen miktara hükmedilmesine, kusura ilişkin tespitin verilen ilk kararla kesinleşmesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'na yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d6d4f69cd31d119d 633c9079e9817c03