Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/791 E., 2025/5333 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/791 E., 2025/5333 K. (08.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/791
Karar No
2025/5333
Karar Tarihi
08.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/791 E. , 2025/5333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/1900 E., 2022/1320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI: 2020/11 E., 2020/435 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 1 yıl süreli hayat sigortası akdedildiğini, poliçede hastalık sonucunda %60 ve üstü oranlara karşılık gelen maluliyet hallerinde tam ve daimi maluliyet tazminatının ödeneceğinin belirlendiğini, poliçeyi imzaladıktan sonra 05.04.2019 tarihinde Özel ...Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uyku Bozuklukları Merkezi'nden Polisomnografi raporu alındığını, müvekkilinin bu durum sonrasında ... Devlet Hastanesi'ne başvurduğunu ve alınan rapor doğrultusunda müvekkilinin %61 oranında maluliyetinin tespit edildiğini, müvekkilinin rapor sonucunda davalı şirkete 15.06.2019 tarihinde teminatın ödenmesi için ihtarname çektiğini, davalı şirketin müvekkilinin hastalığının poliçe öncesinde mevcut olduğunu ancak söz konusu rahatsızlığın beyan edilmediğini belirterek ödeme yapmadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu poliçe değerinin 150.000,00 TL olduğunu ve kısmi dava açılmasına muvafakatlerinin olmadığını, davacının müvekkili ile imzalamış olduğu 25.12.2018 tarihli sigorta başvuru formunda tamamen sağlıklı olduğunu beyan etmesine rağmen müvekkili şirketin tazminatın hesaplanması amacıyla ilgili kurumlardan gerekli bilgi ve belgeleri celbi neticesinde poliçe tarihinden önce davacının hasta olduğunun anlaşıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü ihlal etmesindeki kusurunun kast derecesinde olduğu, davalının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince somut dosyada davacıya ağır osas teşhisinin sigorta poliçesinin tanzim tarihinden önce konulduğu, yine engellilik raporunda skar, soliter böbrek, bilateral ps cavus teşhislerinin de hayat sigortası tanzim tarihinden önce konulan teşhisler olduğu, bilgilendirme formunda önceden var olan hastalıkların teminat kapsamında olmadığının ifade edildiği, poliçede hastalık sonucu tam ve daimi maluliyet tazminatının % 60 ve üstü oranlara karşılık gelen maluliyet halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda davacının poliçe öncesi hastalıkları maluliyet hesabında nazara alınamayacağından tazminat ödenmesi koşullarının oluşmadığı tespit edilmekle, dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz sebebleri; Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, bilirkişinin horlama şikayetinin ve uyku apnesinin beyan formunda sayılı hangi hastalığa denk geldiğini açıklamadığını, sigortacı tarafından listede yer almayan bir husus sigorta ettiren tarafından bilinse bile kötüniyetle saklandığı ispat edilmedikçe sigorta ettiren açısından herhangi bir hak kaybına neden olamayacağını, sözleşme tarihinde müvekkilinin uyku apnesi hastalığını bilmediğini ve hastalığını 2019 Nisan ayında öğrendiğini, sigorta şirketinin müvekkiline ait tıbbi kayıtlara ulaşması amacıyla aldığı onay uyarınca gerekli araştırma yapma yükümlülüğü altında olduğunu, sigortalıya bilgilendirme formu kapsamında gerekli bilgilendirme ve aydınlatma açıklamasının mevzuata uygun olarak yerine getirilmediğini, bir an için müvekkilinin beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği varsayımında ise davalı sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi davranmayarak sigortalı müvekkiline gerekli soruları yöneltmemiş, gerekli araştırma ve incelemeleri yapmamış olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hayat sigortası poliçesi kapsamında teminat altına alınan maluliyet tazminatı talebine ilişkindir. Somut olaya ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenen Vip hayat Sigortası poliçesinin 25.12.2018-25.12.2019 tarih aralığında 1 yıl süreli olduğu, poliçe kapsamında tehlikeli hastalıklar teminatının 150.000,00 TL olarak belirlendiği, hastalık sonucu tam ve daimi maluliyetin, poliçenin Tehlikeli Hastalık başlığının 13. maddesinde düzenlendiği, buna göre "Hastalık sonucı tam ve daimi maluliyet tazminatı, tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kesin surette tespitini takiben yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan “Özür Durumuna göre Tüm Vücut Fonksiyon Kaybı Oranları Cetvelinde” sayılan %60 ve üstü oranlara karşılık gelen maluliyet hallerinde ödenir." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf poliçe geçerlilik süresinde hastalandığı ve Batman Bölge Devlet Hastanesince tanzim edilen 15.05.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuna göre %61 oranında iş göremez olduğu iddiasıyla, poliçede teminat altına alınan maluliyet tazminatının kendisine ödenmesi talepli olarak eldeki davayı ikame etmiştir. Mahkemece yargılama sırasında kalp ve İç hasatlıkları uzmanı doktoru ve aktüer bilirkişiden oluşan 2 kişilik heyetten rapor alınmıştır. Raporun incelenmesinde, Batman Devlet Hastanesince tanzim edilen raporda kişinin engel oranı olarak verilen %61'in, %35'inden sorumlu olan “ağır osos” teşhisinin; %5'inden sorumlu olan “skar” (eski yara izi) teşhisinin; %10'undan sorumlu olan “soliterböbrek” (tek böbrek) teşhisinin ve %8'inden sorumlu olan “bilateral ps cavus” (iki ayaktadüztabanlık) teşhisinin sigorta tarihi olan 25.12.2018'den önce mevcut olduğu belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince işbu rapor hükme esas alınmış ve sigortalı ...’in, 25.12.2018 tarihinde doldurduğu, Hayat Sigortası Başvuru Formunu “Sağlık Beyanı” bölümünde yer alan “Şimdiye Kadar aşağıda belirtilen hastalıklarla ilgili bir şikayetiniz oldu mu? Bunlardan herhangi birisi nedeniyle başka bir sebeple hastanede yattınız mı ya da tedavi gördünüz mü? Ameliyat oldunuz mu? (Kalp ve Damar Hastalıkları, Kan hastalıkları, Felç, Yüksek Tansiyon Şeker ve Kan Şekeri Yüksekliği, Kan Yağları Yüksekliği, Tüberküloz, Kanser, Diğer Habis Kitleler, Böbrek veya Mesane Rahatsızlıkları, Mide, Akciğer, Karaciğer Safrakesesi, dalak Pankreas ve Bağırsak Rahatsızlıkları, Meme veya Kadın Rahatsızlıkları, Ruh ve Sinir Hastalıkları, Görme ve Duyma Bozuklukları, Kalıtsal Hastalıklar, Hormonal Bozukluklar, Guatr ya da Salgı bezi Hastalıkları)” şeklindeki soruya Evet “10 Yaşında böbreği alınmış olup şuanda herhangi bir ilaç kullanmamakta tedavi olmamaktadır. " cevabını verdiği, 15.06.2019 tarihli “Batman Bölge Devlet Hastanesi Erişkinler İçin Engelliler Sağlık Kurulu Raporu” nda “Kişinin Engel Oranı” olarak verilen %61’in %35’inden sorumlu olan "ağır OSAS” teşhisinin; %5’inden sorumlu olan “skar” (=eski yara izi) teşhisinin; %1 (Tundan sorumlu olan soliter böbrek”(=tek böbrek) teşhisinin ve %8' inden sorumlu olan “bilateral ps cavus”(=iki ayakta düztabanlık) teşhisinin sigorta tarihi olan 25.12.2018’den önce mevcut olduğu, davacı sigortalı ...'in davalı sigorta şirketine 20.05.2019 tarihinde Ciddi Sağlık Riskleri Tehlikeli Hastalıklar Tazminat Talebi Formu ile başvurduğu, "Daha önce buna benzer veya bu hastalığınızla bağlantılı bir hastalığınız oldu mu ve bu nedenle tedavi gördünüz mü? Yanıtınız evet ise tarihleriyle detaylı bilgi veriniz" şeklindeki soruya "Hayır" cevabını verdiği, sigortalının, Uyku Apnesi hastalığının poliçe tanzim tarihinde mevcut olduğu, sigortalının beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı olduğu, “Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü” nün ihlal edilmesinden davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığı, beyan yükümlülüğünün yerine getirilmesi halinde dahi dava dosyasına sunulan mevcut Sağlık Kurulu Raporunda Uyku Apnesine ilişkin engel oranının %35 olarak belirlendiği ve VIP Hayat Sigortası Genel Şartları 2.13 Kaza veya Hastalık Sonucu Tam ve Daimi Maluliyet maddesinde Hastalık sonucu tam ve daimi maluliyet tazminatının sayılan %60 ve üstü oranlara karşılık gelen maluliyet hallerinde ödeneceğinin hüküm altına alındığı, sigortalının Uyku Apnesi hastalığının %35 maluliyet oluşturduğu, yükümlülüğüne uymamanın sonuçları ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1439. maddesinin ikinci fıkrasında, "rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder" şeklinde düzenlendiği, sigorta ettirenin beyan yükümlülüğünü ihlal etmesindeki kusurunun kast derecesinde olduğu, davalının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosyada davacıya ağır osas teşhisinin sigorta poliçesinin tanzim tarihinden önce konulduğu, yine engellilik raporunda skar, soliter böbrek, bilateral ps cavus teşhislerinin de hayat sigortası tanzim tarihinden önce konulan teşhisler olduğu, bilgilendirme formunda önceden var olan hastalıkların teminat kapsamında olmadığının ifade edildiği, poliçede hastalık sonucu tam ve daimi maluliyet tazminatının % 60 ve üstü oranlara karşılık gelen maluliyet halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı vekili istinaf dilekçesinde müvekkiline uyku apnesi tanısının 2019 Nisan ayında konulduğunu ifade etmiş ise de tanının poliçe tarihinden önce ...Özel Dünya Hastanesi'ne 14.12.2018 tarihinde müracaatı neticesinde konulduğu, bu durumda davacının poliçe öncesi hastalıkları maluliyet hesabında nazara alınamayacağından tazminat ödenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddilmiştir. Ne var ki yapılan değerlendirme sonucu verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Poliçede düzenlenen " hastalık sonucı tam ve daimi maluliyet tazminatının, tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kesin surette tespitini takiben yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan “Özür Durumuna göre Tüm Vücut Fonksiyon Kaybı Oranları Cetvelinde” sayılan %60 ve üstü oranlara karşılık gelen maluliyet hallerinde ödenir" hükmü karşısında davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun olarak tanzim edilmediği açıktır. Bu kapsamda mahkemece usulüne uygun olmayan rapora dayanılarak, davacının poliçe öncesi hastalıklarını sigortacıya bildirmeyerek kasıtlı olarak beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddi hatalı olmuştur. Şu halde; davacının poliçe öncesi ve süresindeki tüm tedavi evrakının dosyaya temini sağlanarak (uyku apnesi ile ilgili ilaç kullanıp kullanmadığı da araştırılarak ) Üniversitesilerin Adli Tıp Bölümünden Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının hastalıklarına uygun uzman doktorlardan oluşan heyetten, rapor alınmalı, poliçe tanziminden sonra ortaya çıkan hastalıkları yönünden %60 ve üstü maluliyet oranının var olup olmadığının tespiti yapılmalı, sonucuna göre de poliçenin tanzim edildiği ve rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki sigortalının doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğünün düzenlendiği 1435 ve 1439 maddeleri ve Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.2 maddesinde düzenlenen "Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü" hükümlerinin birlikte değerlendirilerek hüküm tesisi için kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1b8c2323d63bdc37 937f6912bbe904fe

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı