Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/12653 E., 2025/976 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12653 E., 2025/976 K. (27.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12653
Karar No
2025/976
Karar Tarihi
27.01.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2022/12653 E. , 2025/976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/758 E., 2022/524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/494 E., 2020/57 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı/borçlu ...'ın davacıya borcunu ödememesi nedeni ile borçlu aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6594 Esas, 2018/8523 Esas ve 2018/10149 Esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, bu icra takiplerinin kesinleştiğini, borçlunun haczi kabil malı bulunamadığını, ancak davalının 29.08.2018 tarihinde dava konusu taşınmazını alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla diğer davalıya devrettiğini belirterek ............... Mah. 1104 Ada, 7 Parsel 9 nolu bağımsız bölümde kain bu taşınmazın satış işleminin iptaliyle borçlu/davalı ... adına kayıt ve tesciline, cebri icra yoluyla toplam alacaklarının tahsiline yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını, kötü niyetli 3. kişiler hakkında dava açılabildiğini, kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, kendisinin tapu kaydına güvenerek hareket eden iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu olan evi Yapı Kredi bankasından konut kredisi ile aldığını, borçlarını ödeyemeyince bankanın evi icra yolu ile ellerinden alacaklarını söylediklerini, bu nedenle evi satması için emlakçıya verdiğini, bir süre sonra emlakçının bulduğu kişiye evi sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın devredildiği gün ipoteğin kaldırıldığı, tapudaki satış bedeli ile keşifteki değer tespiti kıyaslandığında dosya kapsamında tek başına bedelin düşük gösterilmesinin davalı borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak veya alacaklıyı zarara uğratma kastıyla hareket ettiği sonucuna varılamayacağı, davalı borçlunun satış ile aldığı satış bedelinin bir kısmı ile bankaya olan borcunu ödediği ve davalının murisinden kalan taşınmazları da halen başkalarına devretmediği, davalılar arasında tasarruf haricinde bir bağ bulunmayıp, davacı taraf davalı borçlunun zarar verme kastıyla hareket ettiğini ispat ile mükellef olup, davacı tarafın bu iddiasını dosya kapsamında ispatlayamadığı ve davalılar arasındaki tasarrufun gerçek bir satış olduğu, davalı................'in davalı borçlunun davacıya olan borcunu bilebilecek durumda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan satışta satış bedeli ile taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri arasında misli fark bulunmamasına, davalılar arasında İİK 280/1. maddesi anlamında bir yakınlığın ispat edilememiş olmasına göre mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın, 09.07.2018-14.08.2018 tarihlerinde aleyhinde yapılan icra takiplerini öğrendikten sonra harekete geçmek suretiyle ve ivedilikli olarak davranarak, ilk icra takibi olan 09.07.2018 tarihinden 51 gün sonra yangından mal kaçırır gibi 29.08.2018 tarihinde davaya konu gayrimenkulü satıp devrettiğini, bu kötüniyetinin ilk göstergesi olduğunu, davaya konu meskenin 28.09.2018 satış tarihinde ve dava tarihi olan 17.12.2018 tarihi itibariyle değerinin 180.000,00 TL olduğunun ve tapuda gösterilen değerden 40.000,00 TL yüksek olduğunun tespit edildiğini, bu değer farklığının davanın kabulüne ilişkin delil olarak sayılması gerektiğini, davalı ...'ın davaya konu daireyi borcunu ödemek üzere sattığını iddia etmesine ve eline 200.000,00 TL geçmesine rağmen dosyadaki beyanlarına göre sadece Yapı Kredi Bankasına 73.296,40 TL ve 15.000,00 TL borç ödediğini, geriye kalan paranın (111.703,60 TL) kendisine teslim edilmesine rağmen davacının icra dosyalarına hiç bir para ödemediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davalı ... 01.10.2024 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçede; davacının alacağına ilişkin icra takip dosyaları olan Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6594, 2018/8523 ve 2018/10149 Esas sayılı icra dosyalarının borçlarının borçlu ... tarafından ödendiğini ve dosyaların kapatıldığını belirterek; buna ilişkin belgeleri sunmuş olduğu görülmüştür. Bu halde İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı