4. Hukuk Dairesi 2024/14255 E. , 2025/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1382-2024/1384 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2024-1345 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/104912 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.03.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (............) Poliçesi ile sigortalı kamyonet ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 337.868,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 20.411,54 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 12.792,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 371.072,33 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu rapordaki % 36,5 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, hatır taşımasına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, kaza tespit tutanağına göre sigortalı kamyonun sürücüsünün sürücü belgesi bulunmadığı, davacının sürücü belgesi olmayan sürücünün aracında seyahat etmesi sebebiyle toplam hesaplanan tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 296.857,86 TL tazminatın (sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı) 18.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/İHK-32478 sayılı kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/İHK-32478 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.04.2023 tarihli ve 2021/26725 E., 2023/5516 K. sayılı ilamıyla; yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiği, davaya konu olayda hatır taşımasının bulunup bulunmadığına ilişkin araştırma yapılarak, sonucuna göre hatır taşıması indirimi yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının rapor tarihindeki yaşına göre bakiye ömrün belirlenmesinin hatalı olduğu, davacının kaza tarihindeki yaşına göre bakiye ömür süresinin belirlendiği ek aktüer bilirkişi raporu alınması gerektiği, ancak davacının rapor hakkında temyiz itirazı olmadığı, bu nedenle rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, buna göre hesabın 2021 yılı verileriyle ve işlemiş/işleyecek devre belirlemesinde 2021 yılı esas alınarak yapılması, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı uyarınca alınan Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 26.07.2024 tarihli rapora göre davacının % 71 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, % 71 oranlı bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle karar verilmesi, bu nedenle bozma ilamı öncesinde karara esas alınan %36,5 oranı gözetilerek hüküm tesis edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacı vekili tarafından, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün taşeron firma sürücüsü olduğu, davacı ile sürücü arasında akrabalık, arkadaşlık bağının bulunmadığını belirten dilekçe sunulduğu, davacının davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğu, davalıya sigortalı aracın(kamyonet) ticari kullanıma özgülenmiş olduğu, buna göre taşımanın davacının yararına olmadığı, hatır taşıması indirimi yapılmasına yer olmadığı, bozma ilamı uyarınca 27.08.2024 tarihli ek aktüer bilirkişi raporununun alındığı, alınan bu ek raporda %36,5 maluliyet oranına göre 335.383,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, bozma ilamından önce davacının sürücü belgesi olmayan sürücünün aracında seyahat etmesi sebebiyle hesaplanan toplam tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, müterafik kusur indirimi yapılmasına ilişkin hususun kesinleştiği, 27.08.2024 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 335.383,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı üzerinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 268.306,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalının sorumluluğunda olduğuna karar verildiği gerekçesiyle Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2021/26725 E. ve 2023/5516 K. sayılı bozma kararı uyarınca, İtiraz Hakem Heyetince verilen 06.10.2021 tarihli ve 2021/İHK-32478 sayılı kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin aktüer hesaplamasına ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin itirazlarının kabulüne, sair itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 03.08.2021 tarihli ve K-2021/104912 sayılı kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 268.306,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 35.689,32 TL tazminatın esastan, 67.076,60 TL tazminatın takdir indirimiyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı uyarınca alınan 26.07.2024 tarihli ve % 71 oranlı maluliyet raporunun tazminat hesabında esas alınması gerektiğini, Yargıtay tarafından hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirtilen 20.01.2021 tarihli ve % 36,5 oranlı maluliyet raporu esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bozma ilamı sonrasında düzenlenen hesap raporunda, taraflarınca bozma kararına uygun olarak dosyaya sunulan 26.07.2024 tarihli maluliyet raporunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle tekrar bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi ve düzenlenecek olan raporun beyanda bulunmak üzere taraflarına tebliğ edilmesi, aksi kanaatte olunur ise, usule uygun olmayan rapora karşı nihai beyanda bulunmak üzere taraflarına süre verilmesinin talep edildiğini, bu itiraz ve taleplerine itibar edilmediğini, söz konusu hesap raporunun hükme esas alındığını, taraflarına beyanda bulunmak için süre verilmeyerek hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, İtiraz Hakem Heyetince sadece sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin karar verildiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerinin değerlendirilmediğini, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak 67.076,60 TL tazminatın takdiren reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalıya sigortalı aracın ticari olması sebebiyle avans faizine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin 2020/21347 başvuru, 21.12.2023 karar tarihli kararının 20.05.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlandığını, bu karara göre mevcut durumun hak ihlâli teşkil ettiğinin açıkça hükme bağlandığını beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekilinin, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün taşeron firmanın sürücüsü olduğunu, davacı ile sürücü arasında herhangi bir akrabalık ve arkadaşlık bağının bulunmadığını beyan ettiğini, hatır taşımasının bulunmadığının kabul edilmesi halinde davaya konu kazanın trafik-iş kazası olduğunun kabul edilmesi, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tespit edilip tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılmadı ise davacının SGK’ya başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, dosyada hatır taşımasının varlığının kabul edilmesi halinde ise, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davalı aleyhine hesaplanan tazminat tutarından hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ayrı ayrı yapılması, tazminat hesabında pasif dönem için asgari ücretin gelir vergisi istisnasız olarak esas alınması gerektiğini, bozma ilamından sonra alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, % 71 oranındaki maluliyet miktarının fahiş olduğunu, raporda Travma Sonrası Stres Bozukluğu arızasının değerlendirmeye esas alınmasının doğru olmadığını, bu araz ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, raporda skar izinin keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarının değerlendirilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma ilamından sonra alınan maluliyet raporunda ilk rapordan daha fazla maluliyet oranının tespit edildiği, ancak davacı vekili tarafından %36,5 oranlı ilk maluliyet raporuna göre hesaplanan tazminata daha önce itiraz edilmediği ve İtiraz Hakem Heyetinin ilk kararının davacı vekili tarafından bu yönden temyiz edilmediği, bu nedenle %36,5 maluliyet oranının davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, %36,5 maluliyet oranına göre tazminatın hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince yasal faize hükmedildiği, ancak davacı vekili tarafından bu karara itiraz edilmediği, bu nedenle yasal faiz yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, yasal faize hükmedilmesinin doğru olduğu, davalının SGK ödemesi hakkında Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazda bulunmadığı, bu itirazın temyiz aşamasında değerlendirilemeyeceği, davaya konu olayda hatır taşımasının bulunmadığı, tazminat hesabında pasif dönem için esas alınan gelirin doğru bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı tarafın, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararının da giderilmesini talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu zararlardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu kabul edilerek davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatına hükmedildiği, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/İHK-32478 sayılı ilk kararı ile, davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.04.2023 tarihli ve 2021/26725 E., 2023/5516 K. sayılı ilamıyla; kararın maluliyet raporu, hatır taşıması, aktüer hesaplama yöntemi ve vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı sonrasında İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, davacı tarafın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin ise kararda herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup kazanç kaybı da tazmini gereken zararlardandır (aynı yönde düzenleme, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinde de benimsenmiştir). Anılan yasal düzenlemeyle, sadece çalışma gücündeki sürekli ve kalıcı kayıp halinde değil, belirli süreli kayıp halinde oluşan zararın da tazmininin gerektiği açıkça kabul edilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK'nın 90 ıncı maddesinde “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92 inci maddesinin (i) bendindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92 inci maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153 üncü maddesinin 6 ıncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92 nci maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Yasa’nın 59 uncu maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1 inci maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğu dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının da hüküm altına alınması gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince yanılgılı değerlendirmeyle söz konusu taleplerin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 29b00289fda843f0 9cd57a8e11becdc4