3. Hukuk Dairesi 2025/860 E. , 2025/4194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2466 E., 2024/2649 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/32 E., 2024/441 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının davalı Bankanın ... Şubesinden emekli maaşını almakta olduğunu, davalı Banka tarafından 2021 Aralık ayından itibaren emekli maaşının dörtte biri üzerine bloke konulduğunu, her ay banka tarafından şubeden çekilen tüketici kredisine dayalı olarak kesinti yapıldığını, bloke konan hesabın müvekkilinin emekli maaş hesabı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin aynı zaman %90 engelli bir vatandaş olduğunu, müvekkilinin emekli maaşındaki blokenin kaldırılması için 07.09.2022 tarihinde davalı Banka şubesine yazılı dilekçe ile başvurduğunu ancak olumlu bir geri dönüş alamadığını, hatta müvekkilinin maaş hesabının bir başka bankaya aktarılması yönündeki talebini ise davalı Bankanın yerine getirmediğini, başka bir banka ile görüştüğünde ise davalı Bankanın maaş hesabında uygulamış olduğu bloke sebebiyle işlem tesis edilemediğini, davalı bankanın halen müvekkilinin emekli maaş hesabında ki kendi sistemleri üzerinden konulan blokeyi kaldırmadığını, hal böyle iken müvekkiline karşı emekli maaşı için yasal takip başlatılmamasına rağmen maaş hesabının bulunduğu banka tarafından yasal mevzuata aykırı şekilde kesinti yapıldığının aşikar olduğunu, davalı Banka'nın bu uygulamasının hukuka aykırı bir işlem olduğunu ileri sürerek; davacının emekli maaş üzerindeki blokenin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafın, maaşından kesinti yapılmaması amacıyla müvekkili banka ile görüştüğünü buna rağmen yasal mevzuata aykırı şekilde kesinti yapıldığını ileri sürerek maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve muvafakat verilmeyen dönemde yapılan haksız kesintinin tarafına iadesi için 26.09.2022 tarihinde Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, hakem heyetince davacının talebinin kısmen kabulü üzerine Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin 2022/663 E. sayılı dosyasından hakem heyeti kararının iptali ile başvurucunun talebinin reddi istemli davanın ikame edildiğini, Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin 2022/663 E., 2023/163 K. 10.04.2023 tarihli kararında bankanın işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle hakem heyeti kararının iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacı tarafından imzalanan 04.05.2018 tarihli taahhütname ve virman-takas-mahsup talimatının; 1. maddesinde; "Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan olan alacaklarını, ... A.Ş. ... Şubesi nezdindeki ... numaralı hesabım aracılığıyla tahsil edeceğimi, Sosyal Güvenlik Kurumundan olan alacaklarımı, üçüncü kişilere devir temlik etmeyeceğimi, Taahhüt ederim. ..." Denildiğini, davacının, müvekkili Bankadan çekmiş olduğu kredi borcu sona erinceye kadar Sosyal Güvenlik Kurumundan olan alacaklarının herhangi bir talimata gerek olmaksızın müvekkili Banka tarafından tahsil edileceğine ve işbu SGK' dan olan alacaklarını bir başka bankaya taşımayacağını taahhüt ettiğini, müvekkili Bankanın yasal alacağının tahsili amacıyla davacı borçlunun rızası doğrultusunda hareket edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2023 tarihli kararıyla; dava konusu edilen hususun davacı tarafça iş bu dava açılmadan önce Talas İlçe Tüketici Hakem Heyetinden talep edildiği, hakem heyetince 0...0 64 sayılı karar ile tüketicinin hesabından 3.338,85 TL kesintinin mevzuata aykırı yapılması sebebiyle tüketiciye iadesine karar verildiği, ancak blokenin kaldırılmasına ilişkin talep hakkında görevli olmadığından bahisle karar verildiği bu karara karşı Tüketici Mahkemesine yapılan itiraz neticesinde Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin 2022/663 Esas ve 2023/163 Karar sayılı ilamı ile uyuşmazlık esastan incelenerek kesin olmak üzere hakem heyeti kararının iptaline karar verildiği, aynı konu, aynı hukuki sebebe dayalı açılan iş bu davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararıyla; Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin 17.04.2023 tarihli 2022/663 E., 20237163 K. sayılı ilamında Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmiş olunup Hakem Heyetinin blokenin kaldırılması yönünde olumlu yada olumsuz bir karar vermediği, bu durumda mahkemece davacının davalı bankadan çektiği kredilere ilişkin bilgi ve belgeler temin edilerek, davacının davalı bankadan kullandığı kredi sayısı ve miktarı belirlenerek oluşacak sonuca göre esastan bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı banka tarafından davacı adına tahsis edilip kullandırılan kredilerin bir kısmının yeni kredi olmayıp yapılandırma amaçlı kullandırılan ihtiyaç kredisi olduğu, iş bu kredilerin maaş müşterisi olmasına istinaden davacıya kullandırıldığı, 04.05.2018 tarihli Taahhütname ve Virman- Takas- Mahsup talimatı ile; SGK'dan olan alacaklarını ... Şubesi'nden kullanmış olduğu krediler nedeniyle, ... A.Ş. ye olan borçları sebebiyle rehnettiği, ayrıca kullanmış olduğu ve kullanacağı kredilere ilişkin olarak, doğmuş ve doğacak olan alacaklarını, ... A.Ş. Alacaklarının şube nezdindeki hesaplarından herhangi bir talimata gerek olmaksızın takas-mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye yetkili kıldığı, bilirkişi tarafından yapılan incelemede SGK tarafından yatırılan maaşına davacı tarafından verilen talimatlar uyarınca yapılan kesintiler dışında kalan tutarın davacının kullanımına bırakılıp herhangi bir bloke olmadığı, 20.05.2024 tarihli dava açıldıktan sonra verilen taahhütnamede de " .. Gelecek aylarda da Kanuni takip borçlarıma mahsup edilmek üzere aylık 2.000,00 TL olacak şekilde emekli maaşımdan kesinti yapılmasına talep ve muvafakat ettiğimi, bu kapsamda bankanıza takas mahsup virman hakkı verdiğimi kabul, taahhüt ve beyan ederim..." talimatını verdiği, yapılan kesinlerin verilen talimatlar uyarınca yapıldığı anlaşılarak herhangi bir ayıplı hizmet tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 3.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacıya karşı emekli maaşı için yasal takip başlatılmamasına rağmen maaş hesabının bulunduğu banka tarafından yasal mevzuata aykırı şekilde kesinti yapıldığını, davalı Bankanın bu uygulaması hukuka aykırı bir işlem olduğunu, müvekkilinin emekli olduğu gibi aynı zamanda engelli olduğunu, müvekkilinin emekli maaşından başka geçimini ikame edecek bir geçim kaynağı bulunmadığını, bu yönüyle de bankanın emekli maaşına koymuş olduğu bloke ve kesintilerin davacının geçimini sağlamasını bir hayli zorlaştırdığını, emsal Yargıtay kararları uyarınca işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca davacının emekli maaşına davalı bankaca konulan blokenin kaldırılması suretiyle muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. 1. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır. 2. 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesindeki; " 82... . maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'nun 93/1 maddesi; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu fıkra ile hacizden önceki safhada bloke konulmasına muvafakat ile borçlunun haczedilmezlikten feragat etmesine izin verilmiştir. Bu ödemelerin emekli maaşından haciz kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Çünkü bir icra takibine bağlı olmayan kişinin rızasına dayalı olarak bankadan aldığı krediye ilişkin taahhüt ettiği yasal bir ödeme söz konusudur. 3. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır. 4. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından imzalanan taahhütnamelerle kredilere ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiğinin, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediği gibi borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığının, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırdığının, yine kesintilerin kredi sözleşmelerine istinaden yapılmış olup, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın, davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olduğundan, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 940702f5cb0e7a68 83cd14c1478e754c