Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2330 E., 2025/4197 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2330 E., 2025/4197 K. (22.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2330
Karar No
2025/4197
Karar Tarihi
22.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2330 E. , 2025/4197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/418 E., 2024/390 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan denetimde davalı şirkette kullanılan cihazların 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun kapsamında testte tabi tutulduğunu güvensizlik tutanağı tanzim edildiğini, bahsi geçen yasal düzenlemelere göre güvensizlik tespit tutanağının olumsuz olması halinde test bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini ödeme yapılmaması sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı Kurum tarafından tesis edilen idari işlemin iptali için dava açıldığını, davalının üretici firma olmaması nedeni ile test masraflarından sorumlu olmadığını, sadece olumsuz sonuçlanan testlerin masraflarının davalıdan talep edilebileceğini, talep edilen test masraflarının fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.12.2011 tarihli kararıyla; İdare Mahkemesince, istenilen ücretin tarife hükümlerine uygun olarak belirlendiği, davalının da deney masraflarının tamamını ödemekle hükümlü olduğu, yapılan işlemde aykırılık görülmediğinden davalı tarafından açılan davanın reddine karar verildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde de tahakkuk ettirilen ücretin yönetmelik ve tarifeye uygun olduğunun anlaşıldığı, yönetmeliğin 9. maddesine göre ne miktar numune alınacağının sınırlandırılmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 18.06.2020 tarihli ilamla; İdare Mahkemesi kararının işbu davada etkili olacağı dikkate alındığında, dosyanın sonucu ve kararının kesinleşmesi beklenmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Danıştay denetiminden de geçerek kesinleşen Ankara 12. İdare Mahkemesinin 07.11.2019 tarihinde 2019/1983 E. 2019/2308 K. sayılı kararıyla; anılan işlem iptal edilmiş ise de, Mahkemenin anılan işlemi "test masrafının, (idari yaptırımlarda olduğu gibi) Kurumun karar organı olan Kurul tarafından alınacak bir kararla ortaya konulması gerekirken, yetkili olmayan organlar tarafından tesis edilmesi" sebebiyle iptal edildiği, İdare Mahkemesince verilen kararın idari işlemin usulüne ilişkin olup taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin varlığı ve miktarını belirlemeye yönelik olmadığı, İdare Mahkemesinin iptal kararının davalının borçsuzluğuna karine olarak değerlendirilemeyeceği, tüm test masraflarının ürünü güvensiz çıkan üreticiden tahsili isteminde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın yersiz olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; icra takibine konu borcun dayanağı olan idari işlemin İdare Mahkemesinin iptal kararı ile ortadan kalktığını, tüm test masraflarının hukuka aykırı olarak davalıya yüklendiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, test masraflarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafından icra takibinin dayanağı olan idari işlemin iptali için açılan İdare Mahkemesinde açılan davada; davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurulu kararı ile belirlenen tarife uyarınca tespit edilen deney masraflarının tamamını ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali isteminin reddedildiği, davalı şirketin bu karara karşı temyiz yoluna başvurması üzerine, Danıştay 10. Dairesinin 2017/1228 E., 2018/3081 K. sayılı kararıyla; davalı şirketten istenilen test masrafının, (idari yaptırımlarda olduğu gibi) Kurumun karar organı olan Kurul tarafından alınacak bir kararla ortaya konulması gerekirken, yetkili olmayan organlar tarafından tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu, bozma sonrasında İdare Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/1983 E., 2019/2308 K. sayılı kararıyla; Kurum işleminin iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay 10. Dairesinin 30.11.2022 tarihli 2020/23 28... /5640 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, dosyada mevcut belgelerden dava konusu idari işlemin davacı Kurum tarafından usulüne uygun olarak yeniden tesis edilmediği anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece; icra takibine dayanak olan idari işlemin iptal edildiği, yapıldığı sırada unsurlarında bulunan sakatlıklar saptanan işleri işlemin iptal kararı nedeniyle yapıldığı anda ortadan kalktığı, iptal kararları geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliliğini sağladığı, yargı mercileri tarafından ileri işlemle ilgili olarak verilen iptal kararının doğurduğu bu sonucun, verilen iptal kararı ister usul yönünden, isterse esas yönünden verilmiş olsun, hiçbir şekilde değişmeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 143dfb706fb6b53b 9d0ee80c746acc2a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı