Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4338 E., 2025/4192 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4338 E., 2025/4192 K. (22.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4338
Karar No
2025/4192
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/4338 E. , 2025/4192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/977 E., 2024/1530 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E., 2024/123 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkilleri ... ile ...’ın ramazan bayramının birinci günü olan 17.07.2015 tarihinde diğer müvekkilleri olan ... ile ... adında müşterek çocuklarının, davalı şirkete ait olan ... Hastanesinde dünyaya geldiğini, müvekkili ...'ın 17.07.2015 tarihinde 12:30'da hastaneye girmesine rağmen davalı doktor ...'ın 45 dakika, 1 saat sonra hastaneye geldiğini, davalı ...’ın geç kalması nedeniyle, doktorun gelemeyecek olması halinde sevk yapılmak sureti ile başka bir hastaneye gönderilmelerini talep ettiğini, ancak müvekkilline sevke gerek olmadığı, doktor ...’ın ısrarla geleceğinin ifade edildiğini, müvekkilinin açılmasının başlamasına, suyunun gelmesine rağmen doğuma alınmayarak kendisine ilaç verilip bekletildiğini, saat 19:00 sıralarında doğuma alındığını, bu saate kadar davalı doktorun sadece iki defa kontrole geldiğini, bebeklerin durumunun iyi olduğunu belirttiğini, müvekkilinin 19:20 saatinde abdominal doğum ile 1590 gram ağırlığında olan ...’ı ve 19:21 saatinde abdominal doğum ile 1780 gram ağırlığında olan ...’ı dünyaya getirdiğini, epikriz raporlarında bebeklerin durumunun kötü olduğunun belirtildiğini, bebeklerin 17.07.2015 tarihinden 10.08.2015 tarihine kadar yoğun bakımda kaldığını, taburcu edilirken sağlıklı olduklarının ifade edildiğini, Prof. Dr. ...tarafından dosya kapsamında sunulan hasta CD kayıtları da incelenerek, çocuklar doğum sırasında oksijensiz kaldığından serebral palsi olduklarını tespit ettiğini, müvekkilinin bayram günü suyunun gelmesi nedeniyle başka bir hastaneye sevk edilebilecekken 6 saat bekletilmesinin özen borcuna aykırı olduğunu, davalıların özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri nedeniyle, çocukların yaşamlarını ağır engelli olarak devam ettirmek zorunda kaldığını, üçüncü kişinin bakımına muhtaç halde hayatlarını idame ettirebileceklerini, müvekkilleri ... ve ...'ın ise tüm doğum sürecinde ikiz çocuklarının sağlıklı olduğunun ifade edilmesine rağmen, doğum sırasında ve sonrasında meydana gelen tüm olaylar nedeniyle yıkıldıklarını, başka bir çocukları da bulunmasına rağmen tüm ilgilerini müvekkilleri ... ve ...'e yoğunlaştırmak zorunda kaldıklarını, ... ve ...’ın doğmuş veya ileride doğacak tedavi masraflarını karşılayamaz hale geldiklerini, müvekkillerinin son alınan engelli sağlık kurulu raporuna göre %94-%96 oranında engelli olup meslekte kazanma gücünü yitirmiş olduğundan, çocukları hayatları boyunca etkileyen bu engel nedeni ile meslekte kazanma gücü kaybı zararlarının da tazminini talep ettiklerini ileri sürerek; ... ve ... yönünden fazlaya ili��kin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300,00'er TL maddi tazminatın; ... ve ... yönünden ayrı ayrı 500.000,00'er TL manevi tazminatın, ... ve ... yönünden ayrı ayrı 100.000,00'er TL manevi tazminatın doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının 13:41'de hastaneye başvurduğunu, ramazan bayramı olması nedeniyle poliklinik hizmeti verilmediğinden acil servisten servise yönlendirildiğini, NST'si çekilip muayenesi yapıldıktan sonra bayram nedeni ile icap nöbeti tutan davalıya haber verildiğini, davalının yaptığı görüşmede üniversite hastanesinin yoğun bakımının dolu olduğun öğrenmesi üzerine hastayı kabul ettiğini, davalının uyguladığı tedavinin erken doğum prosedürüne uygun olduğunu, tedavide geç kalınmadığını aksine bebeklerin hayati risklerle karşılaşmasını engellemek için zaman kazanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, gerekli teravinin yapıldığını, organizasyon hatası veya kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olay yönünden bütün bilirkişi, teknik raporlar ile diğer tüm bilgi ve belgelerin birbirini tamamlayıcı mahiyette olduğu, herhangi bir çelişki yahut boşluk bulunmadığı, gerek tarafların gerekse Mahkeme ve kanun yolu makamlarının denetimine elverişli mahiyette, bilimsel esaslar dahlinde olduğu gözetilerek tüm bu raporlara itibar edildiği, davalı yana atfı kabil kusur, ihmal, kasıt, hata tespit edilemediği, davalı yanın dava konusu süreçte teşhis ve tedavide gerekli özen ve dikkati gösterdiği, hastanın takibinin tıp kurallarına uygun şekilde yapıldığı, yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterli olduğu, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalının ihmal ve hatasının bulunmadığı sonuç ve kanaati ile aksi yöndeki itirazlara ve taleplere itibar edilmediği gerekçesiyle ispata varmayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında alınan ve ceza dosyasındaki birbirini teyit eden bilirkişi raporları ile yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, ayrıca operasyon öncesi gerekli onama ilişkin de davacı yanın açık istinafı bulunmaması ile, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle dairece benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin bu yöne değinin istinafı yerinde görülmediği, bununla birlikte, Mahkemece manevi tazminat yönünden vekalet ücreti, tarifede Asliye Hukuk Mahkemeleri için öngrülen ücrete hükmedilmiş olup, davacı tarafın bu yöne değinen istinafı yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; davacının hastaneden ayrılmak istediğini bu yönde davalıların ve hastanenin de beyanı olduğu dikkate alındığında davacıdan onam alınmadığının sabit olduğunu, dosya kapsamında bilirkişi ve ATK raporlarına yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, alınan raporlarla, taleplerinin ve sorularının incelenmediğini, partograf kayıtlarının tutulmadığını, sadece davalıların ve kurumun beyanları dikkate alınarak rapor alındığı, ATK raporlarında sadece kullanılan ilaçlar incelenmiş olup itirazları doğrultusunda müvekkilinin hastaneye geldiği süreç ile doğuma alındığı süreç arasındaki saatlerde yeterli kontrollerin yapılıp yapılmadığının, müvekkilinin hastaneye geldiği saat ile doğum saati arasında erken tanı, ultrason veya nst ile çocukların boynunda bulunan düğümün veya oksijensiz kalmanın tespit edilip edilemeyeceğinin, müvekkiline verilen ilaçlar ile kullandığı ilaçlar ve hastalıkları arasında bir engel bulunup bulunmadığının, müvekkilinin talebi olmasına rağmen davalının insiyatifiyle başka bir hastaneye sevkinin sağlanmamasının kusur olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, hastane ve doktor tarafından tutulması gereken kayıtların tutulmamasının kusur olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda ATK 7. İhtisas Kurulu genişletilmiş kuruldan rapor alınmasına dair karar verilmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerinin de reddedildiğini, dosyada alınan raporların çelişkilerle dolu olduğunu, herhangi bir kayıt tutulmadan işlem yapılmasının dahi davalı hastene ve dokturun kusuru olduğunu gösterdiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekimin hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu raporları ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, Adli Tıp Kurumu raporlarında; genel tıbbi bilgiye göre Hipoksik İskemik Ensefalopatinin, prenatal (doğum öncesi), perinatal (doğum sırasında), postnatal (doğum sonrası) olarak üç grupta incelendiğinin, NST'de meydana gelen bozulmaların bebekte gelişmiş olan asfiksinin en geç döneminde ortaya çıkan bulgu olduğunun tıbben bilindiğinin, daha erken dönemde bebekte mevcut asfiksiyi tespit edebilecek herhangi bir klinik bulgu, laboratuvar tetkik veya teknolojik yöntemin mevcut olmadığının, serebral palsi hastalığının nedeninin tam olarak bilinemediğinin, davacının ayrıntılı vajinal muayene bulgularının, travay takip notlarının ve partogramın Kurulca istenilmesine rağmen dava dosyasında bulunmadığının, bu hususun tıbbi kayıt tutma yükümlülüğünde eksikliği olarak değerlendirildiğinin, ancak tıbbi belgelerdeki eksiklik ile bebeklerde gelişen durumla ilişki kurulamadığı dikkate alındığında; davalı doktorun uygulamalarına tıbbi hata atfedilmediğinin belirtilmesine, bilirkişi kurul raporunda meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine göre somut olayda, hastane veya doktora sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0e347bcc017ec22d d982976196422497

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı