3. Hukuk Dairesi 2025/872 E. , 2025/4225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2511 E., 2024/2632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/644 E., 2022/33 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Kayseri İli, ... İlçesinde bulunan ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davacıya herhangi bit tebligat, bildirim yapılmaksızın 11.08.2016 tarihinde SGK kapsamındaki hastaların reçetelerinin girişinin yapıldığı MEDULA sistemine erişiminin kapatıldığı, davacının davalı Kurum ile anlaşma yapmaksızın eczaneyi işletme imkanının olmadığını, bu nedenle davacının İl Sağlık Müdürlüğüne başvurarak eczacılık ruhsatını askıya aldığı, iki yıllık askı süresi sonunda eczacılık ruhsatını askıdan indirttiği, İl Sağlık Müdürlüğünün davacının ruhsatını askıdan indirme talebine verdiği cevapta; Kayseri Valiliğinin 02.07.2018 tarihli ve 31891 sayılı yazısı ile davacının ruhsatının iptal edildiğinin bildirildiği, ruhsat iptali işlemi aleyhine davacı tarafından Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 2018/741 E. ve 2018/1102 K. sayılı dosyası ile iptal davası açıldığı ve Mahkeme dosyasında her ne kadar davacı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan hüküm kurulmuş ise de mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, kesinleşmeyen bu karara dayanılarak ruhsat iptalinin hatalı olduğu gerekçesiyle ruhsat iptaline dair idari işlemin iptal edildiği, akabinde davacının ruhsatını askıdan indirterek zor şartlar alanda eczanesini fiilen açtığı ve akabinde davalı Kuruma başvurarak ilaç temin protokolü kapsamında sözleşme yapmak istediğini, davalı Kurumun 16.08.2019 tarihli cevabında talep içeriği ile ilgili bir cevap vermeksizin talep dilekçesi ekindeki İdare Mahkemesi kararının kendileri ile ilgili olmadığını bildirdiği, davacının talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi için yeniden dilekçe ile başvurması akabinde Kurumun 13.09.2019 tarihli cevabında 16.08.2019 tarihli cevabın yeterli olduğunun belirtildiği ve davacı ile sözleşme yapılmadığı, davacının kendisi ile sözleşme yapılması için aranan tüm şartlara sahip olduğunu ileri sürerek, 13.09.20 19... .08.2019 tarihli yazıların iptali ile davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle tutuklandığı ve hakkında dava açıldığı, iletilen istihbari bilgiler üzerinden oluşturulan kanaate istinaden kamu yararı ve güvenliği ile Kurumun zarara uğramasının engellenmesi amacıyla 23.07.2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/3 maddesi doğrultusunda davacının eczanesinin MEDULA sistemine erişiminin engellendiği ve akabinde Kurum Başkanlığının yazılı talimatları doğrultusunda Eczane Protokolünün (5.1.) maddesine istinaden davacının Kurum ile olan sözleşmesinin feshedildiği, davacının Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinde OHAL kapsamında yargılanarak ceza aldığı ancak kararın henüz kesinleşmediği, davacının sözleşmesi protokolün (5.1.) maddesi uyarınca usulüne uygun feshedildiğinden davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; SGK İl Müdürlüğünden talep edilen sözleşmenin feshine ilişkin evraklar incelendiğinde, sözleşmenin mücbir sebep olarak kabul edilecek OHAL kapsamında ilan edilen 667 sayılı KHK kapsamında, SGK Başkanlığının, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine gönderdiği talimat uyarınca ülkenin iç ve dış güvenliğini tehdit eden terör örgütleri ile bağlantılarından dolayı inceleme, soruşturma, tutuklama bulunan veya bahse konu terör örgütleriyle bağlantılı oldukları belgelenen sağlık hizmeti sunucusu kapsamında sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmede tarafların yazılı bildirim ile sözleşmeyi her zaman feshedebileceği hüküm altına alındığı, sözleşmeyi normal zamanlarda bildirim ile feshedebilen tarafların olağanüstü hal kapsamındaki bir zamanda bildirim yapmadan feshetmesinin olağan olduğu ve yapılan feshin haksız nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hakkında Kayseri Cumhuriyet Basavcılığının 02.02.2017 tarihli ve 2017/1038 E. sayılı iddianamesi ile Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2017/701 E., 2018/407 K. 10.04.2018 tarih sayılı ilam ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2018/1172 E., 2020/6 K. sayılı ilamıyla başvurunun esastan reddine karar verildiği, dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiğinden dava ve karar tarihi itibarıyla mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, davalı Kurumun sözleşme yapmamasına gerekçe olarak gösterdiği hususlarını, ilgili mevzuat hükümleri ve protokol kapsamında sözleşmenin yapılmamasını gerektiren bir durum kabul edilmediği ve davalı Kurumun sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlayamadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının davacı ile dava konusu hususta sözleşme yapmama eyleminin hukuka uygun olmadığının tespiti suretiyle, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 4. maddesinde; eczacılık yapmaya mâni suçların tek tek sayıldığını, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelikten Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/701 E., 2018/407 K. sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiğini, kararın davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkmesinin 19. Ceza Dairesinin 2018/1172 E., 2020/6 K. sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusu esastan reddedildiğini, kararın temyiz incelemesinin devam ettiğini, davacının eczacılık kanununda sayılan suçlardan olan silahlı terör örgütü üyeliğinden kesinleşmiş cezasının bulunması halinde eczacılık ruhsatının iptal edileceğini ve dolayısıyla ruhsatı bulunmayan eczacı ile Kurum sözleşme imzalayamayacağını, davacı hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği ve Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2020 yılı protokolünün (7.1.) maddesi uyarınca Kurumun davacı ile sözleşme yapması gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davalı Kurum ile ... arasında imzalanan ve temin edilecek ilaçlarla ilgili olarak eczanelerle yapılacak sözleşmeye ilişkin usul ve esaslar ile karşılıklı hak ve yükümlülüklerin belirlendiği bu Protokole istinaden, ... üyesi olan eczacılar ile davalı Kurum arasında imzalanan sözleşme, iki taraflı irade ile oluşan ve özel hukuk hükümlerine tabi olan bir sözleşmedir. Öte yandan; 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 4. maddesinde eczacılık yapmaya mani haller tahdidi olarak sayılmış, (A) bendinde ise Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı işlenen suçlar, eczacılık yapmaya mani haller arasında gösterilmiştir. 20 16... tarihli anılan bu Protokollerin (7.1.) maddesi; “Kurumla eczane arasında bu Protokol esaslarına göre her yılın Nisan ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile TEB arasında yapılacak Ek Protokol veya Protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar. (Değişik: 22/05/2019-2019/1 Ek Protokol 16. md. Yürürlük:01/04/2019) Eczacı sözleşmenin Kurumda kalacak nüshasının ön yüzüne Protokol hükümlerini okuduğunu ve kabul ettiğini el yazısı ile yazarak imzalar diğer sayfaları paraflar. (03/05/2017-2017/1 Ek Protokol 10. md. Yürürlük:01/04/2017) (7.1) numaralı maddesinin uygulanmasında 5510 sayılı Kanun'un 103. maddesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/ Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerine uyulur.” hükmünü içermektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası sonucunda, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli kararıyla; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle; 5237 sayılı Kanun'un 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık müdafiinin istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve 2018/1172 E., 2020/6 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgular göz önüne alındığında, davalının sözleşmeyi yenilememesini gerektirecek haklı sebeplerin bulunduğu, davalı Kurumca dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan protokole uygun olarak işlem yapıldığı, Protokolün (6.3.) maddesine göre de hakkında beraat kararı verilmesi halinde davacı eczacının talebi halinde Kurum ile yeni bir sözleşme yapabileceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı Kurumun, davacı ile sözleşme yapmamasının haklı bir nedene dayandığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 731cf018e19c0e85 41abc7d3d8a1fc4e