3. Hukuk Dairesi 2025/3385 E. , 2025/4876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1640 E., 2022/661 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/75 E., 2021/118 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan tekne satış sözleşmesi ile davacının davalıya ait tekneyi 369.000,00 TL bedelle satın aldığını ve 100.000,00 TL'nin nakten ödendiğini, kalan 269.000 TL için üç eşit vadeli çek düzenlenerek davalıya teslim edildiğini ve 2 çekin bedelinin ödendiği, ancak sözleşmede kararlaştırılan tarihte teknenin teslimi ve kayden devri işlemlerinin yapılmadığını, ödemelerin iadesi için icra takibi başlatıldığını ileri sürerek satış sözleşmesi uyarınca teslim ve devir yapılmadığından ... numaralı, 16.11.2016 tarihli, 89.600,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; eksiksiz ve sorunsuz şekilde teslim edilmesi gereken teknenin davacıya fiilen teslimi sonrasında 28.08.2016 tarihinde su alma şikayeti ile karaya alındığını, teknenin şaft yataklarından yoğun su yaptığı ve teknedeki vana ve kovanların deforme olduğunun tespit edildiğini, tekneye 220 volt elektrik gelmediğini, sorunların giderilmesi için davacının teknede bakım yaptırmak ve masraf ödemek durumunda kaldığını, eksiksiz ve sorunsuz teslimi taahhüt edilen teknede kullanıma bağlı ayıp, hasar ve masraflar çıkmaya başladıkça davacının tekneyi iade etmek istediğini ve tekneyi fiilen iade ettiğini, satış sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi istemiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili; yetki itirazında bulunduktan sonra davacının beyanlarının gerçek dışı ve çelişkili olduğunu, davacının gönderdiği yetkilinin ..'ya gelerek tekneyi teslim aldığını, teslim edilen teknenin bizzat kaptanı tarafından davacının kullanımına bırakıldığını, davacının yaz boyu aylarca tekneyi kullandığını ve tekneyi başkasına satması için davalı şirkete teslim ettiğini, davacı tarafın iddia ettiği ayıp, hasar ve masrafların kullanıma bağlı olduğunu, davalı şirkete atfedilecek bir kusur olmadığını, davalı tarafından davacıya bir kısım ödemelerin yapıldığını, imzalanan sözleşmenin hukuken geçerli olduğunu, feshedilmediğini ve halen ayakta olduğunu, teknenin devir yapılmak üzere hazır olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket tarafından .. ...... isimli teknenin 100.000,00 TL nakit, 269.000,00 TL'nin ise 3 eşit vadeli çek karşılığında davacıya satıldığı, sözleşmede teknenin en geç 12.08.2016 tarihine kadar alıcıya eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, teknenin davacıya teslim edildikten sonra su alma şikayeti ile 26.08.2016 tarihinde karaya alındığı; şaft yatakları ile vana ve kovanların değiştirildiği, pervane ve şaft balansı yapıldığı, motor deniz suyu hortumları ve 2 adet sintine pompasının yenilendiği, 220 V elektrik arızasının giderildiği yönünde tutanak düzenlendiği, teknenin davalı şirkete iade edildiği, menfi tespit davası açıldıktan sonra başlatılan takip üzerine çek bedeli ve feri olmak üzere 22.02.2019 tarihinde 146.670,13 TL bedelin davalıya ödendiği, teknenin davalıya teslim edildiğinin tarafların kabulünde olduğu ve üçüncü kişiye satıldığı, davalı vekil tarafından davacıya 30.000,00 TL iade edildiği bildirilmiş ise de ödemenin tekneye ilişkin olarak yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile asıl davada 89.600,00 TL bedelli çekin tahsili isteği ile başlatılan icra takibine ödeme yapılmış olduğundan 145.670,13 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen davada davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu teknenin davacıya tesliminden sonra su alması nedeniyle onarım için karaya çekildiği marina tutanağı ve tamir faturaları ile sabit olduğu, satın alınan teknenin bu kadar kısa sürede su çekmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle davalıya iadesinin ve teknenin davalıya iade edilmiş olması nedeniyle ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile istirdat taleplerinin haklı olduğu, davalının yemin deliline dayanmadığı ve dekontta açıklama bulunmadığından kısmi bedel iadesi savunmasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; satıma konu şeyin niteliği, tarafların sıfatı ve aradaki ilişki dikkate alındığında mahkemenin görevsiz olduğunu, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davacıya teslim edilip kullanımına bırakılan teknenin satmak üzere davalıya teslim edildiğini, hukuken geçerli olarak kurulan ve feshedilmemiş olan sözleşmenin halen geçerliliğini koruduğunu, davacının taleplerinin birbiriyle çeliştiğini, usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını ve malın ayıplı olduğunun ispat edilemediğini, alacağın varlığı ve miktarının da ispatlanması gerektiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişki olmadığı dikkate alınarak banka yoluyla yapılan ödemenin iddia edilen alacak kalemlerinden mahsubu gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, asıl davada satın alınan malın ayıplı olmasından kaynaklı menfi tespit ve istirdat; birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir. Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "ispat yükü" başlıklı 10. Maddesinin ilk fıkrası "Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz." düzenlemesini içerir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, taraflar arasındaki tekne satış sözleşmesinde teknenin alıcıya eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde teslim edileceğinin kararlaştırılmasına, teknede ortaya çıkan ayıplar bakımından malın satım anında ayıplı olmadığını ispat yükünün davalıda bulunmasına, davalının mahsup talebine konu ödemenin tekne satışına ilişkin bedel iadesine yönelik olduğunu ispat edememesine ve özellikle neticeten teknenin davalıya iade edildiğinin ve buna göre asıl davada istirdat talebinin birleşen davada ise ödenen bedelin iadesi istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteminin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre sözleşmeden dönme koşullarının oluşmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.