Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1335 E., 2025/4866 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1335 E., 2025/4866 K. (15.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1335
Karar No
2025/4866
Karar Tarihi
15.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1335 E. , 2025/4866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1168 E., 2025/172 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/523 E., 2023/120 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı, müvekkilinin aynı zamanda gelini olup çeşitli harcamalarında kullanmak üzere müvekkilinden 103.000 USD borç aldığını ve protokolde belirtilen 30.12.2018 vade tarihinde borcunu ödememesi üzerine başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının oğlu, müvekkilinin eşi olan dava dışı ..'in de söz konusu paranın kendisi tarafından verildiğini iddia ettiğinden davanın taraf sıfatı yokluğundan reddini, davacı ve oğlu hakkındaki soruşturma dosyası derdest olup sonucunun bekletici mesele yapılmasını, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisine karşın davacıya borç verildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, boş alınan belgenin üstünün sonradan doldurulduğunu, bu konuda tanıkların bulunduğunu, imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak evrak içeriğinin sahte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; soruşturma dosyası içeriğine göre, davalıyı kayıtsız şartsız borç altına sokan protokolün geçerli olduğu ve bu protokole dayanarak başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; beyaza imza iddiasının ispat yükünün davalıya ait olduğu ve yazılı delille ispatı gerektiği, davalının beyaza attığı imzanın rızası hilafına doldurulduğunu ispat edemediği, dava konusu protokol miktarı yargılamayı gerektirmediğinden, likit alacak bakımından icra inkar tazminatına ilişkin koşullar oluştuğu gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın tarafları arasında borç ilişkisinin hiç doğmadığını, protokol içeriğinin rızaya dayalı olmadığını, üstünün sonradan doldurulduğunu, savcılık soruşturma dosyasında verilen takipsizlik kararının hukuka uygun olmadığını, söz konusu belge üzerinde sonradan ekleme yapılıp yapılmadığına dair yeterli araştırma yapılmadığını, 18.11.2018 tarihli whatsapp konuşma içeriğinin sahte olduğunu, borç alındığı belirtilen miktarın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borcun hangi periyotlarla alındığının belli olmadığını, resmi bir kurum aracılığıyla kayıt altına alınarak ödenmediğini, bu miktarın elden verildiğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borcun sebebinin de ispat edilemediğini, borç miktarının hesaplı ve bilinçli olarak belirlendiğini, müvekkilinin, davacı kayınpederine yönelik olarak açığa atılmış bir imza, irade ve isteği bulunmadığını, aksi yönde bir delilin de dosyada bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle beyaza imza iddiasının ispat yükünün davalıya ait olmasına, imzaya yönelik bir itirazın bulunmamasına, senede karşı ancak senetle ispat kuralı gereği ve davalı tarafça yemin deliline dayanılmaması göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafın üzerinde bulunan ispat yükümlülüğünü gerçekleştiremediği, ayrıca koşulları gerçekleştiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir. 2. Kamu düzeni nedeniyle resen yapılan incelemede; Dava, niteliği itibariyle nispi harca tabi olup davada hüküm altına alınan yabancı paranın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden karar ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer verilen karar ilam harcının fazla miktarda hesaplandığı anlaşılmaktadır. Harç kamu düzeni ile ilgili olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesince, değinilen bu yön göz ardı edilerek fazla miktarda harç hesaplanması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin bendi çıkartılarak yerine; "Alınması gereken 41.997,74 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 35.459,90 TL'nin mahsubu ile kalan 6.537,84 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, " bendinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendi çıkartılarak, yerine; " Alınması gerekli 41.997,74 TL harçtan peşin alınan 7.576,27 TL'nin mahsubu ile bakiye 34.421,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 646e104ffc0b7c0f 5d4b3ca8e540ee93

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı