Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1326 E., 2025/4870 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1326 E., 2025/4870 K. (15.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1326
Karar No
2025/4870
Karar Tarihi
15.10.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1326 E. , 2025/4870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/673 E., 2024/1476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceylanpınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/221 E., 2022/1655 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; ihale neticesinde taraflar arasında 6 adet tarımsal mal satın alma sözleşmesi imzalandığını ve davacının bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, teslimat başladıktan sonra 16.12.2015 tarihli mahsul buğday satış sözleşmesi kapsamında kalan 603 ton buğdayın kendisine teslim edilmediğini, yine 16.12.2015 tarihli mahsul buğday satış sözleşmesi kapsamında 100 ton buğdayın rehin alınması karşılığında 17.05.2016 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen 86.000 TL teminat bedelinin iade edilmediğini, davalının ayrıca haksız şekilde son ödeme tarihinde ödeme yapılmadığı ve sözleşmenin 3/c maddesi ile şartnamenin 13-c maddesi gereğince cezalı ek süre kullanıldığı gerekçesi ile 6 ihale kapsamında toplam 743.246,05 TL ceza faturaları düzenleyerek tebliğ ettiğini ileri sürerek faturaların iptali ile borçlu olmadıklarının tespitine, ayrıca 603 ton buğdayın teslimine ve aksi halde bedeli 576.458,22 TL'nin 15.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline, teminat olarak ödenen 86.000 TL'nin 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının, buğday ve mısır mahsulleri satışına ilişkin 6 adet ihaleyi kazandığını ancak ihale şartnamesinin 12. maddesinde yer alan "müşterinin ihalede satın aldığı malın tamamını kati teminatı yatırdığı tarihten itibaren 7 veya 10 takvim günü içerisinde işletme veznesine veya şartnamenin 6/c maddesinde belirtilen banka hesap numarasına yatırması gerektiğini, bu zorunluluğa uyulmadığı takdirde işletmenin 13/c maddesine göre gecikme cezası tahakkuk ettirmekte veya 13/a-b maddelerini uygulamakta serbesttir" hükmüne aykırı olarak ihale bedellerini ödemede geciktiğini, idarenin iyiniyetli davrandığını, gecikmeler nedeniyle gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini ve bu hususta fatura düzenlendiğini, davacının tüm yazı ve uyarılara rağmen gecikme faturasını ödememesi üzerine 16.12.2015 tarihli ihaleden toplam 703 ton buğday için hapis hakkı kullanıldığını, 86.00,00 TL teminat karşılığında 100 ton buğdayın teslim edildiğini, kalan 603 ton buğdayın ceza faturasının ödenmemesi nedeniyle hapis hakkı çerçevesinde idarenin uhdesinde tutulduğunu elinde bulunan buğdayın bedelinin 562.305 TL olduğunu, alınan 86.000 TL teminatta dahil edildiğinde idarenin halen bakiye 94.949,502 TL ceza bedeli alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihale şartnamesinin 13/c ve buğday satış sözleşmesinin 3/c maddelerinde taahhüdün şartname ile tespit edilen sürede yerine getirilmemesi halinde gecikilen her gün için ihale bedelinin 0,0015'i kadar gecikme cezası alınacağının, bu gecikmenin 3 günü geçmesi ve firmanın yazılı uzatım talebi olmaması halinde ise mevcut kati teminatın cezai şart olarak irat kaydedileceğinin düzenlendiği, davalı idare tarafından düzenlenen 6 adet toplamda 743.246,06 TL tutarındaki gecikme cezası faturalarının davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle zilyetlik ve alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğması ve borcun muaccel olması nedeniyle 603 ton buğdayın hapis hakkı çerçevesinde davalı idarece hukuka uygun olarak tutulduğu, işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesi ve şartnamesi uyarınca davacı tarafın ihale bedelini gününde yatırmaması nedeniyle ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 950. maddesi uyarınca ihale bedelinin yatırılmamasından bahisle davalıya teslim edilmesi gereken 603 ton buğdayın hapis hakkı çerçevesinde davalı idare bünyesinde tutularak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; mahkemece 30.10.2017 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas aldığını, son alınan ve kısmen lehe olan 08.11.2018 tarihli rapor ile tamamen lehe olan 02.03.2017 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek çelişki giderilmeden karar verildiğini, teminat mektupları iade edilip dava konusu edilmeyen diğer parti malları teslim edilmiş olmasına rağmen bedeli ödenmiş ve teslimi gereken buğdayın teslim edilmemesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, piyasada oluşan tıkanıklık ve nakit yokluğu sebebiyle ödemelerin geciktiğini, bölge ticareti açısından mücbir sebep oluşturacak seviyede sıkıntı yaşandığını, idarenin sözleşmeyi feshederek kati teminatı cezai şart olarak irat kaydetme hakkına sahip olduğu halde bu hakkını kullanmadığını, ek süre cezasının peşin ödenmesi gerekirken cezasız olarak ek süre verildiğini ve ek sürenin 30 günle sınırlı tutulmadığını, bu uygulamaların davalının ceza hükümlerini uygulamaktan feragat ettiği ve zımni olarak şirketin ödeme güçlüğü çekmesinin zorlayıcı sebeplerden kaynaklandığını kabul ettiği anlamına geldiğini, tüm ödemeler yapılıp malların tesliminden sonra 16.12.20 15... .04.2016 tarihlerinde ceza faturaları düzenlemenin kötüniyetli ve haksız olduğunu, bilirkişi hesaplamalarında hata olduğunu, ilgili maddelerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, davalının ticari satış işleminde sözleşmeye haksız ve fahiş maddeler koyarak haksız kazanç sağlayarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, mal alım sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, tacir olan davacının ihale neticesinde imzaladığı sözleşme ve eki niteliğindeki şartname ile bağlı olmasına, cezai şarta ilişkin geçerli sözleşme hükmü kapsamında cezai şart bedeli tahakkuk ettirildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c83d6d3cb44092c5 a9b480dffc459574

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı