3. Hukuk Dairesi 2025/1288 E. , 2025/4865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1111 E., 2025/139 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 13.06.2002 başlangıç tarihli ve 30 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, son ödenen kira bedelinin aylık 500,00 TL olduğunu, sözleşmenin düzenlenmesi sırasındaki koşulların değiştiğini ve işlem temelinin çöktüğünü ileri sürerek; aylık kira bedelinin 10.000,00 TL olarak uyarlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından dava konusu yerin kamuya yararlı olmak amacıyla müvekkili kuruma tahsis edildiğini, amacın ülke sporuna katkı sağlamak olduğunu, uyarlamanın daima bir yardımcı çözüm olarak kabul edilmesi gerektiğini, şartlarda öngörülmeyen bir değişiklik olmadığını, protokol imzalanırken amacın ticari kazanç olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.06.2015 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, dava konusu kiralanana ait kira bedelinin dava tarihinden itibaren net 2.000,00 TL olarak tespitine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 21.11.2016 tarihli ilamıyla; davalı vekilinin temyiz itirazları reddedildikten sonra, uyarlama koşullarının varlığı hususunda araştırma yapılması gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 17.05.2018 tarihli kararla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, sözleşmenin devamı sırasında edimler arasındaki dengeyi bozan objektif nitelikte harp, ülkeyi sarsan ekonomik krizler, enflasyon grafiğindeki aşırı yükselmeler, şok devalüasyon, para değerinin önemli ölçüde düşmesi gibi olağanüstü herhangi bir durumun olmadığı, uyarlama yapılmasını gerektirecek objektif nitelikte bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairece verilen 12.12.2018 tarihli ilamla; uzun süreli kira sözleşmelerinde edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması ve sözleşmenin taraflar açısından çekilmez hale gelmesi durumunda kira parasının günün ekonomik koşullarına uyarlanması için her zaman uyarlama davası açılabileceği, bu nedenle Mahkemece, uyarlama davalarında uygulanması gereken kurallar belirtildiği şekilde tek tek ortaya konularak, konularında uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan (inşaatçı- emlakçı-kira hukuku konusunda uzman bilirkişi) ayrıntılı ve açıklayıcı rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur. 4. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 12.01.2023 tarihli kararla; aylık kira bedelinin dava tarihinden itibaren net aylık 8.500,00 TL olarak uyarlanmasına karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 5. Dairece verilen 08.05.2024 tarihli ilamla; imzalanan kira sözleşmesi yönünden işlem temelinin çöktüğü ve kira bedelinin yeniden tespiti suretiyle uyarlanması gerektiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "... gerekirse yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, taraflarca sunulan tüm emsalleri değerlendiren ve taşınmazın dava tarihi itibariyle boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedelini belirleyen denetime elverişli rapor alınması, sonrasında bu bedelden davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapıldıktan sonra kira bedelinin brüt olarak tespiti gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde kiralananın getireceği aylık brüt kira bedelinin 5.154,19 TL (KDV Dahil) olarak belirlendiği, söz konusu değer üzerinden takdiren 514,19 TL (yaklaşık %10 oranında) hak ve nesafet indirimi yapılarak, dava tarihinden geçerli olmak üzere brüt 4.640,00 TL (KDV dahil) olarak tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince süresi içinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; önceki bozma ilamında bilirkişi heyetinin 3 kişiden oluşması gerektiğinin belirtildiği, hükme esas alınan raporda ise 2 kişinin yer aldığını, kira bedelinin çok düşük tespit edildiğini, taşınmazın konumu, bakımlılığı ve kullanıma elverişli olması hallerinin yeterince incelenmediğini, bu bedel üzerinden akdin devam etmesinin müvekkili şirket açısından beklenilemeyecek derecede büyük zararlara neden olacağını, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarında da hatalı karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; tahsisin amacının kamusal fayda sağlamak olduğunu, tesisin ihya edildiğini, davacı personelinin tesisten ücretsiz faydalandığı hususlarının gözönüne alınması gerektiğini, davacı açısından olağanüstü bir durumun söz konusu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kira bedellerinin fahiş nitelikte olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 332. maddesi uyarınca; yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda mahkemece re'sen karar verilir. Karar ve ilam harcı, harçtan muaf olmamak koşulu ile davayı kaybeden tarafa yükletilmesi gereken bir harç türü olup, diğer yargılama giderlerine katılarak kabul/redde göre oranlanamaz. Harç konusu kamu düzenine ilişkin olup yargı mercilerince res'en dikkate alınır. Davacının yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığına ilişkin temyiz itirazı ile kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede; davalı harçtan muaf olduğu halde Mahkemece davacı tarafça başlangıçta yatırılan başvuru harcı ile peşin harcın yargılama giderleri içinde orantılanmak suretiyle davalı tarafından alınmasına karar verilmesi, netice itibariyle de davacı lehine hükmedilen yargılama giderinin daha az miktarda hesaplanması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Mahkeme kararının hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin (6) nolu bendinde yer alan " Davacı tarafça yapılan 9.076,70 TL yargılama gideri ile 11,30 TL başvurma harcı ve 2.049,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.137,30 TL yargılama giderinden kabul oranına göre 4.900,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresi çıkartılarak yerine, " Davacı tarafından başvuru ve peşin harç olarak yatırılan toplamı 2.060,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine; davacı tarafça yapılan 9.076,70 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 4.211,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.