Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1147 E., 2025/4847 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1147 E., 2025/4847 K. (15.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1147
Karar No
2025/4847
Karar Tarihi
15.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

3. Hukuk Dairesi 2025/1147 E. , 2025/4847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/53 E., 2024/410 K. Mahkemece bozmaya uyularak asıl ve birleşen davada verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; 26.07.1996 - 30.11.2011 tarihleri arasında davalının evinde 16 yıl boyunca yemek, temizlik, ütü, çamaşır yıkama gibi bütün işlerini yaptığını, iş sözleşmesinin gerekçe gösterilmeksizin ve hiçbir alacağı ödenmeden sonlandırıldığını, her gün 09:00’dan, 17:00’ye kadar, son 7 yıl da her gün 19:00’a kadar çalıştığını, en son aylık ücretinin net 1.180,00 TL olduğunu, resmi bayramlarda çalıştığını, ramazan bayramında 1 gün, kurban bayramında ise 2 gün izin kullandığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 300,00 TL ihbar tazminatı, 200,00 TL fazla mesai ücreti alacağı, 100,00 TL yıllık izin ücreti alacağı ve 100,00 TL resmi ve dini ... ücreti alacağı olmak üzere toplam 1.700,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini arttırmıştır. 2. Birleşen davada davacı vekili; 26.07.1996 - 30.11.2011 tarihleri arasında davalının evinde 16 yıl boyunca yemek, temizlik, ütü, çamaşır yıkama gibi bütün işlerini yaptığını, iş sözleşmesinin gerekçe gösterilmeksizin ve hiçbir alacağı ödenmeden sonlandırıldığını, davasının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile belirlendiğinde bedel arttırımı yapmak üzere 23.197,58 TL net kıdem tazminatı, 2.594,62 TL net ihbar tazminatı, 4.772,25 TL net yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; bilirkişi raporunun tebliği üzerine davadan haberdar olduğunu, dava dilekçesinin kendisine veya çalışanına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, zamanaşımı itirazının olduğunu, davacının evlerinde hiçbir zaman maaşlı çalışmadığını, ihtiyaç olunca gündelik temizliğe geldiğini, tanıklardan ..’un davacının damadı olduğunu, diğer tanığın da kendilerine karşı davası olduğu için beyanlarına itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; davacının işvereni olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının İş Kanunu kapsamında işçi olmaması nedeniyle dava konusu tazminat taleplerinde bulunamayacağını, ayrıca mükerrer talepte bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.10.2014 tarihli kararıyla; davacının hizmet süresine ilişkin belge bulunmamakla birlikte dinlenen tanık anlatımları ile davalının yanında ev hizmetlerinde 01.10.19 97... .11.2011 günleri arasında çalıştığı, bu süreçte dini bayramlarda toplam üç gün izin kullandığı resmi bayramlarda izin kullanmadığı, mesaisinin 19.00’a kadar devam ettiği, hiç yıllık izin kullanmadığı, davacının iş sözleşmesinin hastalığı ve tedavisi bahane edilerek haksız olarak ihbar öneline uyulmadan sonladırıldığı gerekçesiyle davasının kabulüne, 23.197,58 TL kıdem tazminatı alacağının fesih tarihi olan 30.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte, 2.594,62 TL ihbar tazminatı alacağı, 22.609,42 TL fazla mesai alacağı, 3.958,69 TL ... resmi tatil çalışma alacağı, 4.772,25 TL yıllık izin alacağının dava tarihi olan 04.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 09.06.2016 tarihli ilamı ile; davacının İş Kanunu’na tabi işçilerden olmaması nedeniyle kıdem tazminatı ve izin ücreti isteyemeyeceği, sözleşmenin işveren tarafından haksız feshi söz konusu ise 898 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK.) 313 ve devamı maddelerine dayanarak tazminat istemeye hakkı olup olmadığı yönünde gerekli araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekçesiyle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 20.12.2016 tarihli kararıyla; bozma ilamında işaret edilen gerekçeler nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin yersiz olduğu, İş Mahkemesinde dinlenen tanıklar ve varılan sonucun benimsendiği, hastalığı bahane edilmek suretiyle davacının haksız şekilde işine son verildiği ve davacının bayramlar ile resmi tatillerde ayrıca hakkı olan yıllık izinlerde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, 22.609,42 TL fazla mesai, 3.958,69 TL ...-resmi tatil çalışma, 4.772,25 TL yıllık izinde çalışma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminatlara 04.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarihli ilamında; mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, davacının 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan tazminat hakları yönünden gerekli araştırma yapılarak, taraflarca bu hususlarda dosyaya sunulmuş olan tüm belgeler üzerinde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gözetilmeksizin, İş Mahkemesince alınan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde eksik inceleme sonucunda karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, bozulmuştur. 4. Mahkemenin 20.09.2022 tarihli kararıyla; davacı tarafından İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2011/1161 E. sayılı dosyasında açılan hizmet tespiti davasında davacının 1996-30.11.2011 arasında asıl davalının evinde çalıştığına dair karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleşmişse de zamanaşımı savunmasının cevap süresinden çok sonra ıslahtan önce ileri sürülmesi nedeniyle ıslaha karşı yapıldığı dikkate alınarak davanın açıldığı tarihten geriye doğru giderek 04.09.2007-30.11.2011 arası için hesaplama yapılması gerektiği, bozma sonrası asıl davalının eşi ..'e aynı taleplerle açılan birleşen davada 5 yıllık zamanaşımı fazlasıyla dolduğundan asıl davanın kısmen kabulüne; kıdem tazminatı ve yıllık izinden kaynaklı tazminat taleplerinin reddine, 1.456 TL ihbar tazminatının, 10.338,24 TL fazla mesaiden kaynaklanan tazminatın, 1.378 TL, dini ve resmi ... izinlerinden kaynaklı tazminatın yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl davada davalı vekili, birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Dairenin 02.03.2023 tarihli kararıyla, mahkeme tarafından verilen kararın asıl dava yönünden onanmasına, birleşen dava yönünden ise alacakların zaman aşımına uğramadığı, 818 sayılı BK’nun 345. maddesine göre davacının ihbar ve muhik tazminata hak kazanıp kazanmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bilirkişi raporu doğrultusunda muhik tazminatının 485,38 TL olarak tespit edildiği ve diğer davalı ... aleyhine ihbar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ihbar tazminatı talebinin kısmen kabulüyle 1.456 TL tazminatın tahsilde tekerrüre düşmemek kaydıyla tahsiline, muhik tazminat talebinin kısmen kabulü ile 485,38 TL tazminatın tahsili, yıllık izin talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davacının 16 yıllık emeğine karşılık kabul edilen rakamın çok düşük olduğunu, buna karşın davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 28.623,07 TL olarak kabulünün usul ve kanuna aykırı olduğunu, hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınması talepleri hakkında karar verilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; hizmet ilişkisinin tanık beyanlarıyla ispatlandığını, tanıkların davacı ile husumeti olduğunu, dava konusu tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkin eşinin temizlik işini yaptığını bu nedenle pasif husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının taraflar arasında kurulan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince esas alınan bilirkişi raporunun taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi geregince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1bd8aaa67f32acbb 3a566570753d32bc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı