3. Hukuk Dairesi 2025/1472 E. , 2025/4776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1462 E., 2024/1560 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/240 E., 2023/737 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalının amcası olan müvekkilinin, 29.06.2016 tarihinde satın aldığı davaya konu taşınmazı inançlı işlem ile davalı adına tescil ettirdiğini, talep halinde tapu devrini vereceğini davalının kabul ettiğini, zaten davalının o tarihte böyle bir taşınmaz alabilecek ekonomik gücünün olmadığını, hatta müvekkilinin esnaf kooperatifinden 2018 yılında kullandığı krediye davaya konu taşınmazı ipotek gösterdiğini, ancak ilerleyen zamanlarda taraflar arasında uyuşmazlık çıkması üzerine davalının davaya konu taşınmazı dava dışı 3. kişilere sattığını belirterek, taşınmazın davalı tarafından 3. kişiye satışı nedeniyle müvekkilinin bilirkişi marifetiyle hesaplanacak zararının tazminin istemiş, harca esas değeri şimdilik 350.000,00 TL olarak göstermiştir.
II. CEVAP Davalı; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inançlı sözleşmenin varlığının kural olarak yazılı delil ile ispatı gerektiği, somut olayda davalının davacı ile olan ilişkisini inkar ettiği, ispat yükü kendisine düşen davacının kural olarak yazılı ispat yükü altında olduğu, davacı tarafça delil başlangıcı niteliğinde belge dahi sunulmadığı, dolayısıyla davacının iddia ettiği inançlı işlemi ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça taraflar arasındaki yapıldığı ileri sürülen whatsapp yazışmalarının davacının iddiasını ispata yarar nitelikte bulunmadığı, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının müvekkilinin yeğeni olduğunu, aralarındaki güven ilişkisine dayanarak müvekkilinin kendisi adına satın aldığı taşınmazı davalı adına tescil ettirdiğini, taşınmazın satın alındığı tarihte davalının taşınmazı alabilecek ekonomik durumu olmadığını, davalı tarafça müvekkiline gönderilen mesajların inançlı ilişkiye yazılı delil olduğunu, mesajların delil başlangıcı sayılması halinde dinlenen tanık beyanlarının davaya konu iddialarını ispatlar mahiyette olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, inançlı işlem iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 2. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. 3. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK'nın 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. (Hukuk Genel Kurulu, 04.07.2010, 2010/14-394 E, 2010/395 K.) 4. Davacı vekili tarafından sunulan whatsapp yazışmalarının incelenmesi neticesinde, davalı tarafından gönderilen ''...amca bende olan tapu emanetini ne zaman istersen alabilirsin. Sende olan 20 bin liramı tapuyu almaya gelirken getirirsen sevinirim...'' şeklindeki benzer mesajların yer aldığı whatsapp yazışmalarının delil başlangıcı olarak kabulü gerekir. 5. Hâl böyle olunca dosyaya sunulan whatsapp mesajlarının HMK m. 199-202 gereği delil başlangıcı niteliğinde olduğu, Mahkemece delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebileceği değerlendirilerek araştırmanın yapılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 37. maddesi uyarınca BOZULMASINA Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 34eedecc6fdf36ac 567334eb153eb2aa