Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1279 E., 2025/4763 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1279 E., 2025/4763 K. (13.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1279
Karar No
2025/4763
Karar Tarihi
13.10.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1279 E. , 2025/4763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1475 E., 2025/25 K. 21.10.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/190 E., 2023/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 24.05.2019 - 24.05.2020 tarihleri arasında .. iş geliştirme projesi kapsamında ..., ..., . .., ..., ..., . .., ..., ... ve başkaca şahısların aralarında bulunduğu Irak çalışma grubunun, 27 Mayıs - 30... tarihleri arasındaki Irak temasları için müvekkili şirket ile anlaşıldığını, bu itibarla ulaşım, konaklama ve organizasyon masraflarının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, aynı şekilde çalışma grubunda yer alan kişilerin .. .. .'de konakladıklarını, bu masrafların da müvekkili şirketçe ödendiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından düzenlenen ihtarname ile davalı Kuruma faturanın gönderildiğini, söz konusu faturanın davalıya 18.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından 25.07.2019 tarihinde bu faturaya itiraz edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak bankaların ticari mevduata uyguladığı en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında sözlü veya yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının müvekkilinden değil hizmeti talep eden veya hizmetten yararlananlardan hizmet bedelini talep etmesi gerektiğini, fatura bedelinden davet sahibi ..'ın veya geziye katılan şahısların sorumlu olduklarını, dava konusu gezinin müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerde Türk Hava Kurumu Genel Başkan Yardımcısı olarak görünen ..'ın müvekkili ile bir ilgisinin ve üyeliğinin bulunmadığını, Türk Hava Kurumunun verilen hizmete ihtiyacının bulunmadığını, Kurumun Irak ülkesinde herhangi bir sosyal veya ticari faaliyetinin bulunmadığını, müvekkili Kurumun havacılık alanında faaliyet gösterdiğini, envanterinde özel jetlerinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla fatura borcu kabul edilecek olsa dahi işbu faturada talep edilen alacağın tüm yönlerden fahiş olduğunu, davacı firmanın envanterinde seyahat eden özel jetin bulunmadığını, bu firmanın başka bir firmadan özel jetin temin edildiğinin düşünüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından dosyaya bir kısım faturalar sunulduğu ancak bu faturaların tek başına davalının hizmet satın aldığı anlamına gelmeyeceği, faturalarda davalının imzasının bulunmadığı, davacının bu iddialarını kesin deliler ile ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesi ekinde sunulan faturanın kesin delil niteliğine haiz olmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davacının davalıya hizmet sunduğu ve halen bakiye alacağının mevcut olduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği, dosya kapsamındaki iddia ve savunmalar çerçevesinde davalı vekilinin akdi ilişkiyi inkar ettiği, davacı vekilinin de taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kesin delillerle ispatlayamadığı, davacının tek taraflı olarak düzenlediği bir fatura ile temel sözleşmeyi, borç alacak ilişkisini ispat etmeksizin talep ettiği tutarın kabulünün mümkün olmadığı, tacir olan davacının basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu, dava konusu edilen dayanak fatura karşılığı bedel nazara alındığında hayatın olağan akışı içerisinde sözleşme ilişkisi olmaksızın bu miktarda bir hizmetin sunulamayacağı, faturaya dayanak olan hizmetin sunulmasının üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra düzenlenen faturanın da yalnızca davacı uhdesinden çıktığı ve davalının nezdinden çıkan bir kayıt da bulunmadığına göre yazılı delil başlangıcı olarak dahi kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ve dolayısı ile davacının iddia ettiği alacağın varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; 102.600 USD'lik faturaya ilişkin hizmet bedellerinin dosya kapsamında sunulan kesin delillerle ispatlandığını, bilirkişi raporuyla da alacaklarının kesinlik kazandığını, davalı tarafından borçtan kurtulmaya yönelik itirazının haksız olduğunu, ıslah taleplerine rağmen süre verilmeden ve bilirkişi raporunun kabul ya da reddine karar verilmeden tahkikatın sonlandırıldığını, ıslah dilekçelerinin ihbar olunanlara tebliğ edilmediğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının görevlendirmesi ile yapıldığı iddia edilen Irak ziyareti nedeniyle davacı tarafça karşılanan ulaşım, konaklama ve diğer masraflara ilişkin alacağın tahsili istemine ilişkindir. Tacir olması sebebinde basiretli davranmakla yükümlü bulunan, davacının, dava konusu yurt dışı seyahatini davalının talebi üzerine gerçekleştirdiğini ve davalı ile arasında sözleşmesel ilişki bulunduğunu yasal delillerle ispat edemediği, davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından kabul edilmeyen faturanın taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ispatlaya yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c76f9200ef40f720 0657cc35f556028a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı