Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2539 E., 2025/3920 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2539 E., 2025/3920 K. (09.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2539
Karar No
2025/3920
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/2539 E. , 2025/3920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2631 E., 2023/2501 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/576 E., 2021/171 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davada davacı vekili ile davalı Şirket ve davalı ... vekilleri; karşı davada davacı Şirket vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada kabul edilen ve taraflarca temyize konu edilen toplam miktar (davacı yönünden 186.833,33 TL, davalılar yönünden 189.307,17 TL) olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; asıl davada taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davada davacı Şirket vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen avukatlık ücret sözleşmeden kaynaklanan ve muaccel hale gelen ıslahen 376.140,50 TL vekalet ücreti ve diğer alacaklarının ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Karşı davada davacı ... San. Tic. A.Ş. vekili; şirketin iflas erteleme dava dosyasının açılması ve takibi ile iflas erteleme dosyaları ile ilintili işlerin takip edilmesi için karşı davalı avukatı ile anlaştığını ve bu kapsamda 200.000,00 TL ücret ödendiğini, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/182 E. sayılı dosyasında verilen tedbir kararı ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılması yasağı getirildiğini, ilgili karara istinaden icra takibinin iptali için dava açılması gerektiğini, ancak bu görevin yerine getirilmediğini, avukatın kusur ve ihmalleri nedenleriyle avukatın haklı olarak azledildiğini, bu nedenle iflas erteleme davasının takibi için ödenen ücretin iadesinin gerektiğini, davalı avukata aylık 5.000,00 TL müşavirlik hizmeti için ücret verildiğini, ancak avukata ödenen 60.000,00 TL müşavirlik bedelinin iadesinin gerektiğini, karşı davalı avukatın uhdesinde kalan masraf avanslarından 33.000,00 TL'nin belgesinin verilmediğini, iade edilmeyen bu avansın davalının zimmetinde kaldığını ve iadesinin gerektiğini, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2015/18027 sayılı dosyasında kullanılmak üzere karşı davalı avukatın 5.000,00 TL masraf talep ettiğini, talep edilen masrafın gönderildiğini, ancak yapılan araştırmada adı geçen dosyada böyle bir ödeme yapılmadığının anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından avukata yapılan ödemelerin iadesi için 07.12.2016 tarihli ihtarname gönderildiğini, haklı azil halinde davalının aldığı bedelleri iade ile yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, karşı davalıya vekalet ücreti ve müşavirlik bedeli olarak ödenen toplam 260.000,00 TL ile, 33.000,00 TL avansın 12.12.2016 tarihinden itibaren işleycek yasal faizi ile iadesine, davacı şirket adına açılmayan takibin iptalleri nedeniyle davacı firmanın borçlanmak zorunda kaldığı icra vekalet ücreti ve icra giderlerinden kaynaklanan zararlarından şimdilik 10.000,00 TL 'nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı Şirket vekili; davacı avukatın haklı nedenlerle azledildiğini, hiçbir vekalet ücreti alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili; davacı avukat haklı nedenle azledildiğinden vekalet ücreti alacağı olmadığını avukatlık ücret sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzası bulunan davalıların kefilliklerin geçerli olamayacağını,savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Karşı davada davalı vekili; ödemeye ilişin belgelerin sunulması gerektiğini, aylık ücret karşılığı ödenen 60.000,00 TL müşavirlik hizmetinin iadesinin mümkün olmadığını, ayrıca 60.000,00 TL bedelin tam olarak ödenmediğini, davacı avukatın uhdesinde kalan masraf bulunmadığını, söz konusu masraf belgelerinin davalı şirkete e-posta ortamında gönderildiğini, ödenmediği iddia edilen 5.000,00 TL tutarındaki bedelin Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü 2015/18027 E. sayılı dosyasına ilişkin olarak 13.01.2016 tarihinde dosya alacaklısı şirketin vekilinin hesabına gönderilerek aynı tarihli makbuz ve ibraname ile ibra edildiğini, aynı tarihli e posta ile karşı davacı firmaya bildirildiğini, iflas erteleme sürecinde başlatılan icra takiplerinin iptal edilmediği iddiasının doğru olmadığını, tedbir kararından sonra tüm takiplerin durdurulduğunu, hacizlerin fek edildiğini, ayrıca takibin iptal edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, ödedikleri iddia olunan icra masraf ve icra vekalet ücretlerini ilişkin belge olmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde azlin haksız olduğu, bilirkişi ek raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının dosya kapsamında vekalet ücreti alacağı bulunmadığı, ancak muaccel hale gelmiş müşavirlik alacağı ve masraf alacağı bulunduğu anlaşıldığından, asıl davanın kısmen kabulüne, haklı azil bulunmaması sebebiyle karşı davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davada; davanın kısmen kabulü ile 132.166,67 TL müşavirlik alacağı ile 57.140,50 TL masraf alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihi 21.12.2016 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, vekalet ücreti alacağı yönünden açılan davanın reddine; karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan bilirkişi incelemesinde, ödemeler ve mahsup işlemlerinin değerlendirildiği, davalı / karşı davacı vekili, azlin haklı olduğunu bu nedenle sözleşme kapsamında ödenen vekalet ücretinin iade edilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de Mahkemece toplanan ve gerekçede tartışılan deliller kapsamında azlin haklı olmadığı yönündeki Mahkeme gerekçesinin yerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl davada davacı vekili ile davalı Şirket vekili ve davalı ... vekili; karşı davada davacı Şirket vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Karşı davada davacı Şirket vekili; müvekkili Şirketin davalı avukatı haklı nedenlerle azlettiğini, avukatın dosyalarla bilgi ve belgeleri şirkete vermediğini, avukatın güveni kötüye kullandığını, Mahkemece taraflar arasındaki maillerin yüzeysel olarak incelendiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Karşı davada uyuşmazlık; vekalet hizmetinin özenle ifa edilmediği iddiası ile açılan tazminat ve haklı azil iddiasına dayalı avukatlık ücret sözleşmesi gereğince ödenen vekalet ücreti, masraf avansı alacağının karşı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, özellikle taraflar arasında imzalanan ve geçerli olan Avukatlık Ücret Sözleşmesine göre, karşı davalı avukatın hak kazandığı vekalet ücreti alacağını iade ile yükümlü olmadığı, Mahkemece azlin haksız olduğu tespitinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre de, karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl davada; davacı vekili ile davalı Şirket ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2. Karşı davada davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlerden ... ile ...'ya iadesine, Fazla alınan peşin harcın temyiz eden davalı/karşı davacı ... San. Tic. A.Ş.'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e526f86d6454b575 6ca49ad56354e90f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı