Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3225 E., 2025/3919 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3225 E., 2025/3919 K. (09.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3225
Karar No
2025/3919
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/3225 E. , 2025/3919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/806 E., 2024/990 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin Ankara İli ... İlçesi ... Mevkiinde kain ve ... Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ... ve ... ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, müvekkillerinin murisi ile davalı ... arasında 22.03.2027 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedildiğini, 100 m² konut verilmesi karşılığında taşınmazın davalıya devredildiğini, ancak konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararın belirlenmesi suretiyle, şimdilik 50.000,00 TL alacağın davalı Belediyeden yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmeyi kapsayan ... İdare Mahkemesi kararı ile iptali nedeniyle yeni projeler üretilmekte olduğunu, dava konusu parselde İdarece herhangi bir el atma söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait bulunan taşınmazın ... ve ... Projesi kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi akdedildiği, sözleşme doğrultusunda davacının sözleşmede kararlaştırılan ödemeleri tamamlayarak edimlerini yerine getirdiği, proje iptalinden bahisle davalı İdarenin sözleşme gereğince üzerine düşen edimi ifa etmediği, edimin ifasının beklenmesi hususunda makul sürenin geçtiği, davacıya yüklenecek her hangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca seçimlik hak olarak müspet zarar tazmini talep edilebileceği, dava tarihi itibariyle bilirkişi tarafından hesaplanan bedelinin 1.059.165,91 TL olduğu, davacıların 1/2 şer pay ile mirasçı oldukları gerekçesiyle; davanın kabulü ile 1.059.165,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 1/2'şer pay ile davacılar ... ve ...'e ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle ifa yerine geçen müspet zararını talep etme hakkının mevcut olduğu, davalının sözleşmenin halen geçerli olduğu iddiasının bu açıklamalar karşısında dinlenmeyeceği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun ve denetime elverişli bulunduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin bölgenin bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerin dolduktan sonra dava açıldığını, projede hukuki süreç nedeniyle gecikmelerin olduğunu, İdarinin kusuru bulunmadığını, taahhütlerinin devam ettiğini, davacılar tarafından sözleşmeye aykırı davranılarak dava açıldığını, davacıların mevcut bir zararlarının bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kentsel dönüşüm projesi kapsamında davacıların murisi ile davalı İdare arasında imzalanan 22.03.2007 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Davaya konu sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca talepte bulunduğu, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil Adli Yargı Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 tarihli ve 2014/13-1500 E., 2015/1519 K. numaralı kararı). Davalının temyiz sebepleri dikkate alınarak yapılan incelemede; davalı Belediyenin, sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Kanunun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacılara teslim edilmesi gereken konutun dava tarihi itibariyle rayiç bedeli kadar olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d45e5faa71fe52d6 76ada34b75b88b1a This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/3225 E. , 2025/3919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/806 E., 2024/990 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin Ankara İli ... İlçesi ... Mevkiinde kain ve ... Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ... ve ... ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, müvekkillerinin murisi ile davalı ... arasında 22.03.2027 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedildiğini, 100 m² konut verilmesi karşılığında taşınmazın davalıya devredildiğini, ancak konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararın belirlenmesi suretiyle, şimdilik 50.000,00 TL alacağın davalı Belediyeden yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmeyi kapsayan ... İdare Mahkemesi kararı ile iptali nedeniyle yeni projeler üretilmekte olduğunu, dava konusu parselde İdarece herhangi bir el atma söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait bulunan taşınmazın ... ve ... Projesi kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi akdedildiği, sözleşme doğrultusunda davacının sözleşmede kararlaştırılan ödemeleri tamamlayarak edimlerini yerine getirdiği, proje iptalinden bahisle davalı İdarenin sözleşme gereğince üzerine düşen edimi ifa etmediği, edimin ifasının beklenmesi hususunda makul sürenin geçtiği, davacıya yüklenecek her hangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca seçimlik hak olarak müspet zarar tazmini talep edilebileceği, dava tarihi itibariyle bilirkişi tarafından hesaplanan bedelinin 1.059.165,91 TL olduğu, davacıların 1/2 şer pay ile mirasçı oldukları gerekçesiyle; davanın kabulü ile 1.059.165,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 1/2'şer pay ile davacılar ... ve ...'e ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle ifa yerine geçen müspet zararını talep etme hakkının mevcut olduğu, davalının sözleşmenin halen geçerli olduğu iddiasının bu açıklamalar karşısında dinlenmeyeceği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun ve denetime elverişli bulunduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin bölgenin bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerin dolduktan sonra dava açıldığını, projede hukuki süreç nedeniyle gecikmelerin olduğunu, İdarinin kusuru bulunmadığını, taahhütlerinin devam ettiğini, davacılar tarafından sözleşmeye aykırı davranılarak dava açıldığını, davacıların mevcut bir zararlarının bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kentsel dönüşüm projesi kapsamında davacıların murisi ile davalı İdare arasında imzalanan 22.03.2007 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Davaya konu sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca talepte bulunduğu, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil Adli Yargı Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 tarihli ve 2014/13-1500 E., 2015/1519 K. numaralı kararı). Davalının temyiz sebepleri dikkate alınarak yapılan incelemede; davalı Belediyenin, sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Kanunun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacılara teslim edilmesi gereken konutun dava tarihi itibariyle rayiç bedeli kadar olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d45e5faa71fe52d6 76ada34b75b88b1a ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı