3. Hukuk Dairesi 2024/4054 E. , 2025/3924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2378 E., 2024/1522 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/895 E., 2023/572 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Ankara İli ... İlçesi ... Mevkiinde kain ve...Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ... ve ... Etapları Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, müvekkili ile davalı ... arasında 26.09.2006 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedildiğini ve 100 m² konut verilmesi karşılığında taşınmazın devredildiğini, ancak konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararının belirlenmesi suretiyle, şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalı Belediyeden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından idari başvuru yapılmamış olması nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğini, sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, davacı adına kira yardımlarının halen devam ettiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesinin üzerinden 12 yılı aşkın süre geçtiği, bu süreç içerisinde projenin başlamadığı, davacının mülkiyet hakkına ulaşacağı yönünde haklı ve meşru bir beklenti içerisinde olduğu, sözleşmenin tarafları bağladığı, sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle davacının sözleşmeden doğan müspet zararını isteyebileceği, davacıya teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedelinin Yargıtay denetiminden geçmiş (Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2019/2412 E., 2019/7771 K. sayılı ilamı) karar da gözetilerek bilirkişi kurulu tarafından saptandığı, belirlenen rayiç bedelden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 2.319.532,43 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkması, kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlemin veya hizmetin söz konusu olmaması nedeniyle Adli Yargı Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle ifa yerine geçen müspet zararını talep etme hakkının mevcut olduğu, davalının sözleşmenin halen geçerli olduğu iddiasının bu açıklamalar karşısında dinlenmeyeceği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun, denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin bölgenin bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, konumu, arz ve talep durumuna uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, bilirkişilerce belirlenmiş olan bedel ile emsal kararlarda belirlenen bedel arasında fahiş bir fark olduğunu, projede hukuki süreç nedeniyle meydana gelen gecikmelerden dolayı İdarenin bir kusurunun bulunmadığını, taahhütlerinin devam ettiğini, davacının mevcut bir zararının olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan 26.09.2006 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. 1. Davaya konu sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca talepte bulunduğu, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil Adli Yargı Mahkemelerinin görevli olduğu (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 tarihli ve 2014/13-1500 E., 2015/1519 K. numaralı kararı), davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği anlaşıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Somut olayda; davalının edimini ifa edememesinden doğan zarar, davacıya teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadardır. İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi ek raporundaki hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de; bilirkişi 100 m²’lik konutun değerini tespit ederken, başka bir davada tespit edilen değeri esas alınmış ve bu değer üzerinden güncelleme yapmak suretiyle hesaplama yapmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; bilirkişiden rapor alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedeli belirlenerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c25d44cf7a34df45 b04b4334bce12535