Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/82 E., 2025/3873 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/82 E., 2025/3873 K. (08.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/82
Karar No
2025/3873
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/82 E. , 2025/3873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/795 E., 2023/751 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin aldığı 14.10.2005 tarihli inşaat ruhsatı ile inşaat yapımına başladığını, beton döküm aşamasındayken Belediye Encümeninin 18.05.2006 tarihli kararı ile ruhsatının imar uygulaması yapılmadan verildiği gerekçesiyle iptal edildiğini, bunun üzerine davalı avukata verdiği vekaletname ile davalı tarafından belediye aleyhine İdare Mahkemesinde iptal davası açıldığını, yargılama sonunda davanın reddine karar verildiğini, ancak kararda dava red olmakla birlikte idarenin hatası sonucu uğradığı zarar var ise bunun tazmini için ilgili idare aleyhine tazminat davasının açılabileceğinin belirtildiğini ve kararın davalı vekile 08.11.2007 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 60 günlük dava açma süresi içerisinde belediye aleyhine dava açmayarak oluşan zararının belediyeden tazminine engel olduğunu, ayrıca bu süreçte kendisine 25.01.2008 tarihinde 1.985,00 TL ve 07.02.2008 tarihinde ise 8.000,00 TL para gönderdiğini, davalı aleyhine görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla dava açıldığını, davalının üzerine düşen görevleri yerine getirmeyerek sebep olduğu zararın değişik iş tespit dosyasına göre 389.157,94 TL olduğunu, inşaatın yeniden yapılarak tamamlandığı nazara alındığında ise zararın 106.991,15 TL olduğunu, bunun yanında maliyet artışları, kira kayıpları, ticari kayıpların bulunduğunu ve bu bedelin şimdilik 100.000,00 TL olduğunu, ayrıca davalıya dava açmak için gönderdiği 9.985,00 TL'nin de iadesi gerektiğini ileri sürerek; toplam 216.976,15 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararın davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi zarar talebini 486.101,98 TL'ye çıkartmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının davaya ilişkin masrafları dava açma süresinden sonra gönderdiğini, davacının dava sürerken ilgili belediye ile sorunu çözmeye çalıştığını, nihayetinde belediye ile anlaşarak herhangi bir zararı olmadan inşaatı bitirdiğini, davanın süresinde açılmamasından dolayı hiçbir zararının bulunmadığını, kendisine de kusur yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli kararıyla; davalının vekalet görevini ihmal etmek suretiyle kusurlu olduğu ve davacının zararlarından sorumlu tutulması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle; 486.101,98 TL maddi tazminatın, 216.976,15 TL'sinin dava tarihinden, bakiye 249.125,83 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli kararıyla; davalı avukatın görevini ihmal ederek özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının sabit olduğu, dava dışı belediyenin gerçekleştirdiği hatalı işlem neticesinde davacının yükümlendiği inşaat yarıda kaldığından belediyenin tazminat borcu altına girdiği, davacının vekalet sözleşmesine aykırı davranan davalıdan talep edebileceği tazminatın da dava dışı belediyeden talep edilebilecek tazminat miktarı kadar olabileceği, davacının zararının hesaplanmasına yönelik hükme esas alınan bilirkişi raporlarında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 18.11.2021 tarihli ilamla; davalının sair temyiz itirazlarının reddinin gerektiği, davacının uğradığı kira geliri kaybı yönünden; kira gelirinin hesabında taşınmazın dava konusu dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parasının bilirkişiler aracılığıyla saptanması gerektiği, belirleme yapılırken, emsallerin de göz önünde tutulması gerektiği, bilirkişilerce re'sen emsal araştırması yapabilecekken yapılmadığı, İlk Derece Mahkemesince; konusunda uzman bilirkişi heyetine emsal araştırması yapmak üzere yetki verilerek kira geliri kaybı yönünden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Ermenek İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından sunulan emsal kira bedelleri esas alınmak suretiyle hesap yapılan rapora göre karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının vekalet görevini ihmal etmek sureti ile zararların tazmini için açılan davanın zamanaşımı gerekçesiyle kusuruyla davanın reddine sebep olduğu, görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla açılan davada yargılanarak ceza aldığı ve ilgili dosyanın kesinleştiği, davalının vekalet görevini ihmal ederek, davacının imar ruhsatının iptali sebebiyle oluşan ve ilgili belediyeden zararını tahsil edememesine sebebiyet verdiği, ilgili zarar kalemlerinden davalı vekilin sorumlu olduğu, davalının ihmali sebebiyle maddi zararın söz konusu olduğu, manevi bir zararın varlığının davacı tarafça ispatlanamadığı, dosya kapsamına yansıyan bir manevi zararın da bulunmadığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebine ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 458.381,98 TL maddi tazminatın, 216.976,15 TL kısmının dava tarihi olan 18.07.2012 tarihinden, bakiye 241.405,83 TL kısmına ise ıslah tarihi olan 27.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, müvekkiline isnat olunan fiil ile bağlantılı olarak davacının herhangi bir zararının oluşmadığını, davacının kısa süre sonra haricen belediye ile anlaşarak inşaatı bitirdiğini, davacının masraf talep edildiği halde süresinde göndermediğini, Mahkemece belirlenen tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, avukat olan vekilin özen yükümlülüğün ihlali iddiasına dayalı vekaletin kötüye kullanılmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af5fc5ec16b506a6 0aaacc0c69fd78d2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı