Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/321 E., 2025/3876 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/321 E., 2025/3876 K. (08.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/321
Karar No
2025/3876
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/321 E. , 2025/3876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1760 E., 2024/1953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/20 E., 2023/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müteahhit olan davalının dairelerin tapusunu üzerine almadan dava dışı arsa sahibinden aldığı vekaletname ile kendi payına düşen dairelerden birini müvekkiline tapuda sattığını, bedelinin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, ancak bedel ödenmemiş gibi davalının faturaya dayalı olarak müvekkiline karşı ilamsız icra takibi başlattığını belirterek, takibin iptalini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın ticari nitelikte olduğunu, satış bedelinin kendisine ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe konu 420.000,00 TL'lik faturaya dayalı bedelin davacı tarafça kabul edilmediği ve HMK 200 ve 201.maddeleri gereğince söz konusu iddianın yazılı delil ile ispatı gerektiği, davalının kesin delil olan resmi satış senediyle satış bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan etmiş olması karşısında aksinin ticari defterle veya yemin ile ispat edilemeyeceği, menfi tespit davasının niteliği gereği ispat yükü üzerinde olan davalının alacağını ispat edemediği, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması yasal koşullardan olduğu, alacaklının kötü niyetli olduğunun borçlu tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, Tüketici Mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaf olduğu için harç alınmasına yer olmadığına, karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk derece Mahkemesi kararının isabetli olduğunu, davalının, satıcı sıfatına sahip olmasına rağmen davalının harçtan muaf tutulduğu belirtilerek hüküm kurulması ve Hazineden harcanan arabuluculuk ücreti yönünden de hüküm kurulmamasının doğru görülmediği gerekçesiyle, davacı ve davalının istinaf başvurularının esastan reddine, resen nazara alınan nedenlerle; kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine; davanın kabulüne, davacının icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, davalıdan alınması gereken 27.324‬,00 TL nisbi karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.831,00 TL'nin mahsubu ile, bakiye 20.493,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, arabuluculuk gideri olan 800,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına tashih kararı ile de peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; kötüniyet tazminatı taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; tapuda devrin 21.05.2020 tarihinde gerçekleştiğini, bedelin kendisine ödenmediğini, faturanın 27.05.2020 tarihinde düzenlendiğini ve davacı tarafından imzalandığını, davacının bedeli ödediğine dair hiç bir delil ortaya koymadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satış senedinde satış bedellerinin tamamen ve nakden ödendiğinin belirtilmiş olmasına ve davacı tarafça aksi yönde ve kuvvette delil sunulamamış olmasına, ayrıca alacaklının kötü niyetli olduğunun borçlu tarafından ispatlanamaması nedeniyle İcra İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca davacı lehine tazminata hükmedilmemesi yönündeki Mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d38e525990690eaa 2808b2533af7933b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı