Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2303 E., 2025/3237 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2303 E., 2025/3237 K. (11.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2303
Karar No
2025/3237
Karar Tarihi
11.06.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/2303 E. , 2025/3237 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/90 E., 2023/125 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... 'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 02.05.2001 tarihinde televizyon antenini düzeltmek maksadıyla evlerinin damına çıktığı sırada evlerinin yakınından geçmekte olan yüksek gerilim hattına kapılarak yaralandığını, yaşanan olay sebebiyle aynı zamanda büyük bir maddi ve manevi kayba maruz kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın olay tarihi itibariyle işlenen yasal faizi ile birlikte davalılar ... Elbistan Müdürlüğü ve ... Belediye Belediyesi'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı tarafın yanılgısı nedeniyle dava sonrasında ... Elektrik Dağıtım A.Ş.ye (...) yöneltilmiş, 03.10.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 1.098.277,06 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davacının temsilcide yanılması sebebiyle davaya dahil edilen ... vekili; öncelikle husumet yönünden davaya itiraz ettiklerini, davanın haksız fiil sebebine dayalı olarak açılmış olup 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, olayın meydana geldiği binanın enerji nakil hattından sonra imar mevzuatına aykırı olarak ruhsatsız ve imar izni olmaksızın yapıldığını, meydana gelen kazada kusurlu tarafın davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, 09.11.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi sayısında ...’ın tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (...) bünyesinde birleştirilerek tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi kararı alınmış, dava ... aleyhine devam etmiştir.

III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemenin 07.02.2014 tarihli kararıyla; yargı yolunun idari yargı olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 28.02.2019 tarihli ilamıyla; davalı ... Belediyesi yönünden açılan davanın tefriki ile tefrik edilen dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/b maddesi gereğince, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesinden sonra diğer davalılar yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın tüm davalılar yönünden usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 3.Bozma uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Belediyesi hakkında açılan davanın tefriki ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve devamı maddeleri, 62. ve 163. maddeleri gereği haksız fiilin meydana gelmesinde zarara uğrayan davacının, işbu zararının karşılanması için kazanın oluşumunda kusurlu olan sorumluların tamamına ya da birkaçına dava açabileceği, Mahkemece hükmedilecek olan tazminat miktarının tamamını isteyebileceği, zarar görenin kusurunun bulunmadığı halde sorumlular arasındaki kusur dağılımının iç ilişkide önem arz ettiği, kusur değerlendirmesi, maluliyet tespiti ve zararın hesaplanması için alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 1.098.277,06 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2024 tarihli kararıyla Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; Mahkeme tarafından verilen 07.02.2014 tarihli karar daha öncesinde Yargıtay tarafından bozulduğundan ve bozma ilamına uyularak yeniden hüküm kurulduğundan bu davada İstinaf incelemesi yapılamayacağını, bu usule aykırı olarak verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının yok hükmünde olduğunu, davalının ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımına uğradığı savunmasının yersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili; ıslah ile artırılan maddi tazminatın zamanaşımına uğradığını, bilirkişiler tarafından olaydaki kusurun sadece müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu, ... Belediyesinin ve davacının babasının da kusurunun olduğunun ceza dosyası ile sabit olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın da fahiş nitelikte olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1. HMK'nın Geçici 3/2. maddesine göre; ''Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.'' Mahkeme tarafından verilen 07.02.2014 tarihli karara karşı davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairenin 28.02.2019 tarihli ilamıyla Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, bu aşamadan sonra Mahkemece verilecek kararın doğrudan temyiz incelemesine tabi olacağı, istinaf incelemesi yapılması mümkün olmayan kararda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına ve davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde yer alan sebeplerin temyiz istemi olarak kabul edilerek temyiz incelemesinin Mahkeme kararı üzerinden yapılmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Temyiz olunan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeye, maluliyetin 02.09.2022 tarihli rapor ile öğrenildiği, zararın ise 01.10.2023 tarihli hesap raporu ile tespit edildiği, bu durumda ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğramadığı, hükme esas alınan raporların taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, hüküm fıkrasında her ne kadar davalılar denilmişse de davanın yalnızca ... aleyhine devam ettiği ve bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilir nitelikte maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Hükmü temyiz eden davacı adli müzaheret kararı almış olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c582968d80977a96 088e17623a2783ec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı