11. Hukuk Dairesi 2025/865 E. , 2025/4303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/377 Esas, 2024/472 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .... unvanı altında, şirketin tüm hisselerin tek sahibi ...’ün faaliyetine .. İli .. İlçesinde devam ederken adi ortaklık şeklinde davalı ... ile ... İli, ... İlçesinde güzellik ve estetik alanında 2013 yılında bir iş yeri açtığını, bu iş yerine ... İlinde 2004 yılından beri faaliyette bulunan “...” isminin verildiğini, müvekkilinin “...” ismini tanınmış hâle getirdiğini ileri sürerek davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde aldığı 2016/... sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne, “...” ibaresini kullanmasının men'ine ve müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket hisselerinin şu anki sahibinin ... olduğunu, şirketin konuları içinde her ne kadar estetik varsa da bu yönden yıllardır faaliyet göstermediğini, şu anda bir spor salonu ve havuz işletmesi olarak daha yeni faaliyete geçtiğini, ...'ün yıllardır hastanede estetisyen olarak çalıştığını, şirketi yıllarca pasif bıraktığını, davacı şirketin daha önce bir marka tescil talebinin de olmadığını, işaretin orjinal bir marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı şirketin 2004 yılında kurulduğu tarihten beri “...” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığı, estetik ve güzellik alanında faaliyette bulunduğu, “...” ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanılmasının aynı zamanda markasal kullanım niteliği taşıdığı, bu ibareyi estetik ve güzellik alanında 2004 yılından beri kullananın, yani gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu, davacı şirketin ortağı ... ile ortak işletme işleten davalının bu durumu bildiği, buna rağmen dava konusu 2016/... tescil sayılı “...” ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiği, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25/1 hükmü yollaması ile aynı Kanun'un 6/3 hükmü gereği davalının marka başvurusundan önce hak elde ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2016/... sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalının “...” ismini kullanmaktan menine ve müdahalesinin önlenmesine, karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün men'i talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.