11. Hukuk Dairesi 2024/6547 E. , 2025/4302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/913 Esas, 2024/1464 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/162 E., 2021/12 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; davalı ...'in müvekkili ile aynı grup bünyesinde olan ... Kaynak San. ve Tic. A.Ş. nezdinde 01.11.2004 tarihinde işe başladığını, daha sonra tüm haklarının korunarak 01.10.2013 tarihinde müvekkili ...'ne naklinin yapıldığını, diğer davalı ... ...'nın da müvekkil ile aynı grup bünyesinde olan ... Kaynak San. ve Tic. A.Ş. nezdinde 08.09.2008 tarihinde işe başladığını, daha sonra tüm haklarının korunarak 01.10.2013 tarihinde davacıya müdür olarak naklinin yapıldığını, davalı ...'in 22.05.2015 tarihinde 15 yıl 3600 prim gün sayısını doldurmuş olması nedeniyle işten ayrıldığını, davalı ... ...'nın ise müvekkili ile arasındaki hizmet akdini 07.08.2015 tarihli dilekçesi ile istifa etmek suretiyle feshettiğini bildirdiği ve 22.08.2015 tarihinde işten ayrıldığını, işbu sözleşmenin sona ermesinden sonra 30.11.2015 tarihinde davalı eski çalışanları ... ve ....'nın müvekkili şirkete rakip diğer davalı şirketi %50-%50 pay sahibi olarak kurduklarını, müvekkilinin temel olarak malzemelerde yapılan kaynakların tahribatlı ve tahribatsız muayenesi ve muayene eğitimleri, personel belgelendirme ve sertifikalandırma konularında iştigal ettiğini, davalı şirketin de müvekkili ile aynı işler ile iştigal ettiğini, müvekkili çalışanlarının iş sözleşmelerinin rekabet yasağı başlıklı 4.maddesinde yer alan hükmüne aykırı hareket ederek ticari fayda sağlamak suretiyle haksız rekabette bulunduklarını, davalıların müvekkili müşteri portföyüne de vakıf olduklarını, davalıların iyi niyet kurallarına aykırı hareket ederek rekabeti kötüye kullandıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız rekabetinin men'ini, haksız rekabet nedeniyle sonradan artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 manevi tazminat ile 1.000,00 TL portföy tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen reeskont avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'in 01.11.2004-01.10.2013 tarihleri arasında davacı şirkette çalıştığını, müvekkilinin bulunduğu pozisyon dolayısıyla davacının yaptığı işlere dair teknik bilgiye sahip olmadığını, yazılı bir iş akdi olmadığı gibi rekabet etmeme yükümlülüğünün de bulunmadığını, söz konusu yükümlülüğün iş sözleşmesinin sona ermesiyle ortadan kalktığını, eğer sözleşmenin tarafları rekabet etmeme yükümlülüğünün iş sözleşmesinin sona erdikten sonra da devam etmesini istiyorsa iş sözleşmesine bu konuda bir şart koyması gerektiğini ya da ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin bu konuda bir sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili ....'nın ... Teknik Üniversitesi Metalürji ve Malzeme Mühendisliği mezunu olduğunu, müvekkilinin mesleğine dair teknik ve teorik bilgiyi üniversite süresince edindiğini, davacı şirkette 08.09.2008-01.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin istifa etmediğini, iş akdini yasal haklarını alamadığı/eksik aldığı/zamanında alamadığı için haklı olarak feshettiğini, müvekkillerinin davacı ile rekabet halinde olmadığını, 2015 yılında müvekkili davalı ile davacının birlikte işler yaptığını, taraflar arasında faturaların söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalardan birlikte iş yaptıklarının sabit olduğunu, davacının sürekli iş yaptığı ve iyi ilişkiler içinde olduğu firmalara iskonto uyguladığını, müvekkili şirketin de bu firmalardan biri olduğunu ve bu iskontolardan faydalandırıldığını, müvekkili ile davacının çalışma alanlarının da birebir örtüşmediğini, davacının portföy tazminat talebini kabul etmediklerini, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi olmayıp, diğer davalı ... ... ile yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesinin mevcut olduğu, davalıların davacı işletmeden ayrılmalarından sonra aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketi kurmuş olmalarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığı, davalı ... ... bakımından aynı zamanda sözleşmenin 4.maddesinin ihlali anlamına geldiği kabul edilecek olsa dahi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinin somut olayda nazara alınması gerektiği, dosyaya sunulan faturalar ve e-posta yazışmaları ile davacı işletmenin davalıların kurmuş oldukları ... NDT şirketi ile 2016 yılında birlikte faaliyet gösterdiği, davacının davalı şirkete fatura düzenlemiş olduğu, yine vermiş olduğu hizmet nedeniyle iskonto yaptığı, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davalıların faaliyetlerinin davacı işletme tarafından bilindiği ve zımnen kabul edildiği, buna göre davacının davalılar yönünden haksız rekabet iddiasında bulunmasının TMK'nın 2.maddesi uyarınca iyi niyet kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin meni ile maddi-manevi ve portföy tazminatı talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.