11. Hukuk Dairesi 2024/6636 E. , 2025/4299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1432 Esas, 2024/1669 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/213 E., 2024/111 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; davacı şirketin kurucusu ...'ın davalıyı çeşitli işlemlerde bulunması için vekil tayin ettiğini, ancak davalının kötüniyetli hareket ederek vekilliği kapsamındaki işleri yapmadığını/eksik yaptığını, davacının kurucusunun 09.02.2018 tarihinde noter aracılığı ile vekili azilname gönderdiğini, 02.04.2018 tarihinde 2018/... numaralı "... Yazılım Danışmanlık Eğitim Gayrimenkul Hiz. San. ve Tic. A.Ş." markasının davalı adına tescil edildiğini, müvekkili şirketin "..." unvanı ile dil eğitimi ve bu konuda danışmanlık hizmetlerinde uzun yıllardır, kesintisiz ve ciddi bir biçimde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, "..." ibaresini markasal olarak kullandığını, müvekkili şirkete ait "..." unvanı ile birebir aynı olan markanın, 35. 41. ve 42. sınıfa dahil olan mal ve hizmetler bakımından gerçek hak sahipliğinin davacı üzerinde bulunduğunu, söz konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanında yer alması nedeniyle "..." esas unsurlu unvan ile dava konusu marka arasında emtia ve işaret benzerliği bulunduğunu, davalıya müvekkili adına marka başvurusu yapma yetkisi verilmediğini, davalının kendi adına marka tescil başvurusu yaptığını, dava konusu markanın engelleme markası olduğunu, davalının ...@... A.S. uzantısını kullanarak ticaret yaptığını, müvekkilini zarara uğrattığını, davalının kötüniyetli hareket ettiğini ileri sürerek davalıya ait tescilli 2018/32526 numaralı markanın hükümsüzlüğüne veya müvekkili şirkete devrine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi ...'ın kendi payını ve yükümlüklerini müvekkilinin öz ablası olan ...'a devrettiğini, bu sebeple davada taraf olamayacağını, davacının kozmetik alanında faaliyet gösteren bir şirket olmaması sebebiyle davanın mevzuat gereği açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin bütün paylarının sahibi, yönetim kurulu üyesi, şirketi temsile yetkili olan kişinin dava dışı ... olduğu, davanın açıldığı 14.01.2020 tarihi itibariyle ...'ın davacı şirkette herhangi bir payı ve ortaklığının kalmadığı, şirketin yönetim kurulu üyeliğinde yer almadığı ve mevcut yönetim tarafından kendisine herhangi bir yetki devrinin yapılmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-d hükmü uyarınca davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.