11. Hukuk Dairesi 2024/6593 E. , 2025/4300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/350 Esas, 2024/1677 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/200 E., 2021/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; müvekkilinin ... AVM'de kara araçları servis istasyonu hizmeti ile uğraşan bir şirket olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markasını 2017/71862 tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin eski ortağı olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmazlık neticesinde, davalı şirketteki paylarının tamamını 13.11.2017 tarihinde imzalanan sözleşme gereği müvekkili şirketinin tek ortağına devretmesi ile davalının hiçbir halde "..." ve "..." marka araçlar için hizmet vermeyeceğine dair rekabet yasağına ilişkin hükümler ve 50.000,00 TL ceza şartını da içeren bir sözleşme yaptıklarını, davalının bu sözleşmeye rağmen müvekkiline ait markayı izinsiz olarak kullanmakta olduğunu, bu kullanımın Mahkemenin 2019/225 Değişik İş sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalıya söz konusu haksız kullanımlarının durdurulması amacıyla geçmişte birçok defa sözlü ve yazılı talepte bulunduklarını ancak davalının kullanımlarına devam ettiğini ve eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait tescilli markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, kaldırılmasını, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, maddi tazminat talebini harcını yatırarak 30.312,24 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeye aykırı hareket etmediğini, müvekkilinin davacının paylarını devrettikten sonra tabelasını kaldırması için şirket yetkilisi ...'a bildirim yapmasına rağmen tabelayı kaldırmamış olmasının sonuçlarının müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davacının "..." markasını 18.04.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, işbu tarihin davacı şirket yetkilisine tabelanın kaldırılması için bildirim yapıldığı tarihten çok sonra olduğunu ve davacının ticaret unvanının müvekkili tarafından haksız şekilde kullanıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının da öncesinde davacı şirketin ortağı olduğu, dava tarihi itibariyle davalının ticari faaliyette bulunduğu işyerinin öncesinde davacı şirket adına kiralandığı bir süre başka iş yerleriyle birlikte faaliyette bulundukları, bilahare taraflar arasında düzenlenen 13.11.2017 tarihli pay alım - satım sözleşmesi ile davalının şirket paylarını diğer ortak ...'a devrettiği, "..." unvanı altında davalının faaliyetine devam ettiği, davacı tarafça davaya dayanak yapılan "..." ibareli tabelanın ve üzerinde aynı ibare yazılı reklam bayrağının ortaklığın devam ettiği dönemde kaldığı, davalı tarafça bunların kaldırılması için davacıya bildirimde bulunulduğu buna rağmen alınmadığı, işyerinin faaliyette bulunduğu iş merkezinin güvenlik müdürü tanığı beyanına göre de esasında dava konusu tabelanın taraflar ortak iken asıldığı, ortaklığın ayrılınca davacı tarafa da tabelanın kaldırılmasının istendiği, davacı tarafça işyeri fiilen kapatıldığı halde tabelanın kaldırılmayarak yerinde bırakıldığı, bu tabela ve reklam bayrağından başka davalının davacı marka haklarına tecavüz veya haksız rekabetine gerekçe olacak başka bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yazılı gerekçe ile markaya tecavüz fiilinin gerçekleşmediğinden davanın reddi kararının yerinde olduğu, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince tespiti yapılan maddi vakıalar ile suçun oluşmadığına ilişkin beraat kararının hukuk mahkemesi yönünden de bağlayacağı olacağı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı veklince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması, maddi-manevi tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle tabelanın kaldırılması hususunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18. Maddesine uygun ihtar yapılmamış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0f4c535f1303880d f38548b1dcea611c