Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/121 E., 2025/4304 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/121 E., 2025/4304 K. (18.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/121
Karar No
2025/4304
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Miras

11. Hukuk Dairesi 2025/121 E. , 2025/4304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/36 Esas, 2024/1557 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/9 E., 2021/309 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; ... plakalı 2011 model ... marka otomobilin davacı ... Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş.'ye, ... plakalı 2011 model ... marka otomobilin ise ... Teknik Depolama A.Ş.'ye ait olduğunu, bu iki aracın da davacı şirketler adına kayıtlı bulunduğunu, müvekkillerine ait araçların davalının yedinde bulunduğunun tespit edilerek davalıya Beyoğlu 17. Noterliği aracılığıyla 26.03.2018 tarihinde gönderilen ihtarname ile söz konusu araçları ...'e teslim etmesinin ihtar edildiğini, ancak davalının bu ihtara olumlu dönüş yapmadığını, davalının bu ihtarnameye cevaben, müteveffa babası ...'ın davacı şirketlerde hissedar olduğunu, kendisinin mirasçı olduğunu, ihtarnamede bahsedilen aracın kendisinin kullanımında olduğunu belirterek araçlar ile ilgisi olmayan başka uyuşmazlıklara değindiğini, davalının araçların kendisinde bulunduğunu ikrar ettiğini, davalının ayrıca 14.10.2017 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçısı olduğundan bahisle şirketler üzerinde hak iddia ettiğini, ancak murisin şirketlerde bir hissesinin bulunmadığını, davalının, müvekkiline ait araçları tamamen haksız ve mesnetsiz olarak kontrolünde bulundurduğunu, araçları davalıya tahsis ettiği düşünülse dahi, araçların iadesini talep etmeleriyle bu tahsisin ortadan kalktığını ve araçların iadesinin gerektiğini, davalının müvekkili şirketlerin bağlantılı bulunduğu ...Holding'deki iş akdinin de feshedilmiş olduğunu, araçların davalı tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde iade edilmediğini ileri sürerek dava konusu araçların davacı şirketlere iadesine karar verilmesini istemiştir. 2.Davacı vekili birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/484 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; asıl davada dava konusu olan araçlar ile ilgili sigorta ve vergi ödemelerinin davacılar tarafından yapıldığını, araçların halen müvekkillerine iade edilmediğini, bu nedenle araçlar için yapılan bu masrafların da davalı tarafından tazmininin gerektiğini ileri sürerek araçlar için yapılan toplam 29.342,55 TL masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davalının 14.10.2017 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçılarından birisi olduğunu, murisin ...Holding'de 1/3 pay sahibi olduğunu, ticaret sicil kayıtlarına göre ...Dış Ticaret şirketinin tek pay sahibinin ...Holding, ... şirketinin tek pay sahibinin de ... Konteyner şirketi olduğunu, ... şirketinin pay sahibi şirketlerin tek pay sahibinin de yine ...Holding olduğunu, dolayısıyla murisin ...Holding'deki 1/3 payı gereği davacı şirketlerde de 1/3 pay sahibi olduğunu, ...Holding ve pay sahibi olduğu davacı şirketlerde diğer ortaklara da araç tahsis edildiğinden, müvekkilinden araçların iadesinin talep edilmesinin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, murisin ölümü ile müvekkilince ...Holding'e ihtar çekilerek murisin hisselerinin intikalinin talep edildiğini, şirketin ise bunu reddederek payları satın alma teklifinde bulunduğunu, bu teklif kabul edilmeyerek Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/498 E. sayılı dosyasında payların gerçek değerinin tespitinin talep edildiğini ve dosyanın derdest olduğunu, murise ait payların müvekkiline geçtiğini, bu nedenle müvekkilinin davacı şirketlerde kardeşi ile birlikte 1/3 pay sahibi olduğunu, davacı şirketlerin de aralarında bulunduğu tüm şirketlerde ortaklara araç tahsis edildiğini, iade talep edilen araçların şirket ortağı muris hayatta iken müvekkiline tahsis edildiğini, müvekkilinin miras haklarının davacılar tarafından hukuka aykırı olarak gasp edilmeye çalışıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/484 E. sayılı dosyasında davaya cevap dilekçesinde; asıl davaya vermiş olduğu cevapları derdest dava bakımından da savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... plaka sayılı aracın davacı ... Dış Ticaret, ... plakalı aracın ise davacı ... adına kayıtlı bulunduğu, araçların şirketlerin ortağı bulunan davalının murisi ...'ın hayatta olduğu dönemde, şirketlerce alınmış bir tahsis kararı bulunmaksızın davalının kullanımına tahsis edildiği, araçların davalı yedinde bulunduğu ve fiilen davalı tarafından kullanıldığının davalının da kabulünde bulunduğu, davacılar tarafından davalıya hitaben keşide edilmiş olan 26.03.2018 tarihli ihtarnameye rağmen davalı tarafından davacı şirketlere iade edilmediği, davacıların başta aracın davalının kullanımına yönelik rızası bulunsa da, araçların teslimi davalıya keşide edilen ihtarname ile talep edilmekle, davacı şirketlerin bu rızasının ortadan kalktığı, araçların davalıya tahsisi konusunda alınmış bir karar bulunmadığı gibi, araçların fiilen davalının kullanımına bırakılmış olmasının pay sahipliğinden doğan bir hakkın kullanılması olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, araçların davacıya iadesine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 381/1 maddesi kapsamında araçların olağan bakım ve koruma giderlerinden ödünç alan sıfatıyla davalının sorumlu olduğundan birleşen davanın kabulüne, davacılar tarafından araçlar için yapılan olağan giderler kapsamında vergi ve sigorta masraflarından da davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm, asıl davada ve birleşen davada davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada araçların değeri üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece maktu harca hükmedilmesinin doğru görülmediği ve buna bağlı olarak asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu ancak bu husus davacı tarafça istinaf konusu edilmediğinden, asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle; asıl davada nispi harca hükmedilmesi gerekirken mahkemece maktu harca hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen hükmün kaldırılarak, hükmün diğer kısımlarının tekrarı ile asıl dava bakımından maktu harca karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, mülkiyeti davacıya ait olan araçların teslimi, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsili, birleşen davada dava konusu araçlara davalı kullanımında iken yapılan masrafların tazmini taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı