11. Hukuk Dairesi 2024/6412 E. , 2025/4307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/152 Esas, 2024/1533Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2021/366 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kurulduğu 1986 yılından bu yana nizasız ve fasılasız bir şekilde ticaret unvanının kılavuz unsuru olan “...” ve “...” ibarelerini marka olarak kullandığını, müvekkilinin dayanak markasının başvuru tarihinden beş ay sonra davalının marka tescili için başvurduğunu, davadan önce davalıya markalarını geri çekmesi için bir mail gönderildiğini, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/... sayılı “... şekil” ve 2018/... numaralı “... şekil” markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1/ç, 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket adına tescilli markalar ile müvekkili adına tescilli markaların aynı olmadığı gibi markalar arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek bir benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarının farklı sınıflarda tescil edildiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermediklerini, davacının makine ve ekipman üretimi alanında iştigal ettiğini, “...” ibaresini gören kişiler tarafından işaretlerin karıştırılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2001/... sayılı “... şekil” markasının 07, 09, 35. sınıflarda, 2018/... sayılı “... şekil” markasının 07, 09. sınıflarda, 2019/... sayılı “... şekil” markasının 07, 35. sınıflarda davacı adına tescilinin sağlandığı, davalı adına tescilli her iki markanın da asıl unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, logo ve sözcük markasının birebir aynılık içerdiği, sınıflar arasında birbirini tamamlama özelliği bulunduğu, iltibas ve işletmesel bağlantı kurma ihtimali doğduğu, davaya konu olan markaların bütün olarak bakıldığında görsel ve işitsel olarak benzerlik taşıdıkları, davalının LPG sektöründe faaliyet gösterdiği, davacının ise LPG sektöründe üretim, imalat yaptığı, LPG sektöründe üretilen, imal edilen ürünlerin servis hizmetini yerine getirdiği, buna göre tüketiciler arasında işletmeler arasında bağlantı kurulması ihtimalinin yüksek olduğu, davalının, davacının 2001 yılından beri tescilli olan markasından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, davalının markasını 4. sınıfta tescil ettirmesine rağmen davacı ile aynı faaliyet alanında kullanması, aynı logo ve sözcük unsurunu seçmesi, aynı renkleri içermesi gözetildiğinde davacı markasından faydalanmayı amaçladığını gösterdiği, davalının tescil anında iyiniyetli olmadığı, dürüstlük kuralına aykırı olarak tescilin gerçekleştirildiği, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı adına 2018/... no.lu “... şekil” ve 2018/... no.lu “... şekil” ibareli markaların ayrı ayrı hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2018/... no.lu “... şekil”, 2018/... no.lu “... şekil” ibareli markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.