Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/500 E., 2025/5179 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/500 E., 2025/5179 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/500
Karar No
2025/5179
Karar Tarihi
09.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/500 E. , 2025/5179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1528 Esas, 2024/1692 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/247 E., 2022/170 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...", "..." VE "..." asıl unsurlu markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayanarak yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının oluşturan "..." ve "..." ibarelerinin karması olduğunu, ayrıca "..." ibareli markaları ile yüksek seviyede benzerlik içerdiğini, bunun yanında dava konusu başvuruda müvekkilinin kurumsal kimliği olan kırmızı renginin kullanılmasının da iltibasa neden olacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmündeki koşulların da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 2021-M-5285 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 9. sınıf malların davacının itirazına mesnet markaları kapsamında aynı sınıfta yer alan mallarla aynı tür ve benzer olduğu, ancak tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/5 hükmü kapsamında da tescil engelinin bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...", "..." VE "..." asıl unsurlu asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin "akıllı" anlamına geldiği, bilişim ve telekomünikasyon sektöründe yaygın olarak kullanıldığı, anılan ibarenin 9. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin çok düşük olduğu, buna göre dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulünün gerektiği, uyuşmazlık konusu 9. sınıf malların hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu da gözetildiğinde tarafların markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak kırımızı renginin kullanılmasının tek başına iltibasa neden olmayacağı, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı, diğer taraftan davacının gerek davalı Kurum nezdindeki itirazlarında gerekse de dava ve cevaba cevap dilekçesinde "..." ve "..." ibareli markalarına dayanmadığı, ilk kez bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ileri sürülen bahsi geçen markaların iddianın genişletilmesi yasağı tabi olduğu, davalı tarafın açık muvafakati de bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince davacının anılan markalarının iltibas değerlendirmesinde nazara alınmamasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, başvuru markası ile itiraza mesnet markaların SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimalini oluşturacak şekilde benzer olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığı, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirlenecektir. Bu değerlendirme yapılırken markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden herkesin kulllanımına açık olan ve bu sebeple ayırt edicilik düzeyi zayıf ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması ve bu hususta kimseye tekel hakkı verilmemesi gerekir. Zira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren ayırt edicilik gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır. Uyuşmazlığa uygulanması gereken SMK'nın 6/1 hükmünde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Somut olayda, itiraza mesnet markaların ''... ...+şekil'', ''...'', ''...'', ''...+şekil'' ve ''... smartbox+şekil'' ibarelerinden meydana geldiği, başvuru markasının ise ''...+şekil'' ibaresinden oluştuğu görülmüştür. Taraf markaları, yukarıda açıklamalar nedeniyle bir bütün olarak karşılaştırıldığında başvuru markasının davacının çatı markası olan vesteldeki ''ves'' kelimesi ve itiraza mesnet markalardaki ''...'' ibaresi birleştirilmek suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Başvuru markasında yer alan ''ves'' ibaresinin davacının markalarında yer alan çatı markası olan ''...'' ibaresini, ''...'' ibaresinin de davacı markalarındaki ''...'' ibaresini çağrıştırdığından genel izlenim itibariyle başvuru markası ile itiraza mesnet markaların benzer olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan; mahkemece atıf yapılan Dairemizin 18.02.2019 tarih, 2017/4241 E., 2019/1282 K. sayılı ilamındaki marka işaretlerinin karşılaştırıldığı ve bu işaretlerin somut olaya emsal oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin bulunmamasına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8b5cfa742453ff5a e0a333c16132e4f4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı