Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/297 E., 2025/5184 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/297 E., 2025/5184 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/297
Karar No
2025/5184
Karar Tarihi
09.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/297 E. , 2025/5184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/492 Esas, 2024/1875 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/358 E., 2022/53 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasının müvekkili tarafından tasarlanıp kullanılmaya başlandığını, 29 Temmuz 2018 tarihi itibari ile markanın oluşum sürecinin başladığını, yine 2019 yılında aynı isim ve "..." unvanlı şirketi ticaret sicilde kayıt ettirdiğini, bu marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının kötüniyetli olarak ticari uyuşmazlık yaşadığı müvekkilini zor durumda bırakmak için markayı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2020 ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalı şirketin 10 yıldır bilişim alanında faaliyet gösterdiğini, 2018 yılında "... ... ..." markasını yarattığını ve kısa sürede tanındığını, davacı ...’nin kötüniyetli olarak davacı ... kurarak "..." markasını ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, haksız kazanç elde etmek amacıyla kötüniyetli olarak bu adı seçtiğini, davacının 07.04.2017 tarihinde ... ile %50’şer hisse ile ... Bilişim Çözümleri ve Danışmanlık A.Ş.’yi kurduğunu, ...’nin bu şirketi zarara uğrattığı tespit edildiğinden İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/379 E. sayılı davasını açtıklarını, bu olaydan sonra davalı ... kurduğunu, davalı şirket ile aynı adreste faaliyet gösterdiğine dair sahte imzalı kira sözleşmesi hazırlayarak Vergi Dairesi’ne sunduğunu, bu konda ... hakkında İstanbul. Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/483 E. sayılı ceza davasının açıldığını, "..." markasının davacı şirket tarafından kötüniyetli olarak kullanıldığını, amacının davalı şirket tarafından tanıtılan bu markadan haksız olarak yararlanmak olduğunu, davalı şirketin bu durumdan haberdar olur olmaz marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu durumun ...’ye e-mail yoluyla bildirildiğini, ancak cevap alınamadığı gibi marka kullanımının devam ettiğini,bu sırada marka tescil başvurusunun kabul edilerek davalı adına marka tescilinin yapıldığını, zorunlu arabuluculuk teklifinin davacı tarafça reddedildiğini, davalının markasının 09, 38, 41, 42... . sınıflarda tescilli olduğunu, davacı şirketin de faaliyet konusunun bilişim teknolojileri, yazılım ve danışmanlık olup, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerle aynı alanda faaliyette bulunduğunu, Linkedin ve Twitter hesaplarında "... ..." adıyla yoğun paylaşımlar yaptığını, ...’nin "... ..." unvanını kullandığını, ... ... sayfasının davalı şirket tarafından kurulmuşken ... tarafından davacı şirkete mal edilerek kullanıldığını, davalı şirketin bu durumdan zarar gördüğünü, itibarının zedelendiğini, davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine 2020/47 E. sayılı davası ile marka hakkına tecavüz davası açtıklarını, davacının kurduğu şirketin gerçek bir ofis olmayıp sanal ofis mahiyetinde olduğunu, gerçek bir envanterinin, tek bir çalışanının olmadığını, "..." markasının müvekkili şirket tarafından oluşturulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava gerçek hak sahipliği iddiasına dayalı markanın hükümsüzlüğü davası olup, davacılar tarafından davalı adına tescilli davaya konu ... numaralı ... markasının fikrinin, logosunun ve çalışma esaslarının davacılar tarafından tasarlanıp kullanılmaya başlandığı, buna ilişkin 29/07/20 18... /09/2018 tarihinde WhatsApp gruplarında paylaşımlar yapıldığı, yine 2018 yılından itibaren ... web adresinin davacı ... tarafından kullanıldığın ve ona ait olduğu, yine davacı ... tarafından 2019 yılında ... unvanlı şirketin de kurulduğu belirtilip, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 ve 6/6 maddeleri ve tescilin kötüniyetli olduğu iddia edilerek SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından ... markasının 2018 yılında oluşturulduğu, buna ilişkin protokoller imzalandığı, markanın ilk aşamada tescilsiz olarak kullanıldığı, markanın gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğunu belirterek davanın reddinin istendiği, bilirkişi heyetince sunulan 30.09.2021 tarihli raporda, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, davaya konu ... numaralı "... ... + şekil" ibareli markanın 03.03.2020 koruma tarihli olarak 09, 38, 41, 42, 45, ve 35. sınıflarda davalı şirket adına tescil edildiği, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, davacı ... Ltd. Şti.'nin 30.12.2019 tarihinde tescil ve ilan edildiği, davalı şirketin ise 05.02.2014 tarihinde tescil ve ilan edildiği, dava dışı ... Bilişim A.Ş' nin 12.04.2017 tarihinde sicile kaydedildiği, ortakların ise davacı ... ile davalı şirket yetkilileri olan ... ve davalı şirket ... Bilişim A.Ş. ile dava dışı ... olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan 01.09.2018 tarihli protokol incelendiğinde, "... ... İş Birliği Protokolü" başlıklı olduğu, protokolün davalı ...Ş. tarafından yayınlanan ... ... platformunun usul ve esaslarını belirleyen iş birliği protokolü olduğu, platformun şemsiye marka olarak ... tarafından oluşturulduğunun belirtildiği, protokolün ... Bilişim A.Ş. ile dava dışı ... Bilişim A.Ş. tarafından imzalandığı, davacı ...'nin ... Bilişim A.Ş. yetkilisi olarak protokolü imzaladığı, yine internet siteleri ve sosyal medya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacıya ait olduğu belirtilen www.... alan adının davacı ... adına 04.10.2018 tarihinde alındığının anlaşıldığı, internet sitesi üzerinde yapılan incelemede sadece 12.12.2020 tarihli arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve bu tarihte ... ibaresinin kullanıldığının tespit edildiği, bu tarihten öncesine ilişkin ... markasının kullanımına rastlanmadığı, davacıya ait @...-...-of-companies isimli Linkedin sosyal medya hesabında ise Ağustos 2020 tarihinde ilk paylaşımın yapıldığı, burada ... ... ibaresinin yer aldığı, yine davacıya ait @... isimli Twiter hesabında ise ilk paylaşımın 09.10.2016 tarihinde yapıldığı ve burada ... ... ibaresinin kullanıldığı, yine davacıya ait WhatsApp mesajlaşmaları incelendiğinde, 03.09.2018 tarihinde ... ... adında bir gurup oluşturulduğunun görüldüğü, tüm bu deliller değerlendirildiğinde, davacı tarafından markanın gerçek hak sahibi olduğunun iddia edildiği, Yargıtay uygulamalarında gerçek hak sahipliği markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıran hak sahibi olarak tanımlanmış markanın sadece kullanılmaya başlaması yeterli olmayıp markanın belli bir yer bölge ve piyasada bilinir hale getirilmesi gerektiği, davacıya ait internet sitesi üzerinde yapılan paylaşımlar incelendiğinde, en eski paylaşımın davacının Twiter hesabında yapılan ve web sitesi adresi olan ... ibaresinin yazılı olduğu, ayrıca davacıya ait www.... alan adının da 04/10/2018 tarihinde kayıt olunup 2020 yılında paylaşım yapıldığı, fakat yapılan paylaşımların sadece ... ... ibaresinin belirtilmiş olmasından ibaret olduğu, markasal kullanıma yönelik paylaşımlar olmadığı gibi markasal kullanımlar bakımından herhangi bir delil de sunulmadığı, yine davacı şirketin ... ismi ile 30.12.2019 tarihinde tescil edildiği, bu tarihten önce zaten ticari bir faaliyetinin olmadığı, davacılar tarafından yapılan paylaşımların markanın piyasada maruf hale getirmeyi amaçlayan ona ayırt edicilik kazandırmaya yönelik kullanım şeklinde değil sadece kelime ibaresi olarak yer aldığı, bu paylaşımların markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, yine dosyaya sunulan 01.09.2018 tarihli protokolde, davaya konu ... markasının davalı şirket ... tarafından oluşturulmuştur ibaresinin yer aldığı, bu protokol altında davacı ...' nin de dava dışı ... Bilişim A.Ş yetkilisi olarak imzasının bulunduğu, davacının bu markanın davacı şirkete ait olduğunu bu şekilde bildiği ve kabul ettiği, gerçek hak sahipliğine dayalı markanın ayırt edici bir şekilde piyasada maruf hale getirildiği yönündeki iddianın davacılar tarafından ispatlanamadığı, yine davacı şirketin tescil tarihinin 30.12.2019 tarihi olduğu, bu tarihin de 01.09.2018 tarihli protokolden daha sonraki tarihte olduğu, kaldı ki ticaret unvanları ile markanın fonksiyonlarının farklı olduğu, tek başına ticari unvan tescilinin marka tesciline engel teşkil etmeyeceği bu sebeple SMK' nın 6/6 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı, ayrıca davalı markasının tescilinin kötüniyetli olduğu iddia edilmiş ise de aslolan iyiniyet olup, kötüniyeti iddia edenin ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin oluşturulan ... platformu kapsamında davacıların da haberdar olduğu işbu protokol ile ... markasının şemsiye marka olarak kullanmaya başladığı ve daha sonra bu kapsamda tescil ettirdiği, tescilin kötüniyetli olduğu iddiasını ispata yarar somut delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Bilişim Çözümleri ve Danışmanlık A.Ş.'nin 12.04.2018 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ..., ..., ..., ... Bilişim A.Ş. olduğu, ... Bilişim A.Ş.'nin 05.02.2014 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ..., ... oldukları, ...'nin 30.12.2019 tarihinde tescil edildiği, ortağının ... olduğu, 01.09.2018 tarihli protokolün ... Bilişim Çözümleri ve Danışmanlık A.Ş. ile ... ve ... tarafından imzalandığı, ... PAYLAŞIM PLATFORMU’nun çalışma esaslarının belirlenmesi amacıyla düzenlendiği, ... PAYLAŞIM PLATFORMU’nun tek başına bir tüzel kişilik olmayıp, iş geliştirme ve pazarlama maksatlı kullanılan bir şemsiye marka olarak ... tarafından oluşturulduğunun yazıldığı, davacı vekilinin SMK’nın 6/3. maddesi uyarınca hükümsüzlük talebiyle ilgili istinaf nedenleri incelendiğinde; davacı ... Ltd. Şirketi’nin davalıya ait markanın tescil başvuru tarihinden önce "..." markasını kullandığına dair dosyada bir delil bulunmadığı, davacı ...’nin adının yer aldığı ve davalıya ait markanın tescil başvurusundan önce markanın kullanıldığı bazı sosyal medya hesaplarında ise ... ... isimli grupla ilgili olarak bu ibarenin kullanıldığı, internet sitelerinin bir kısmının da bu gruba ait olduğunun anlaşıldığı, davacı ...’nin ... Paylaşım Platformu’nu oluşturan şirketlerden biri olan ... Bilişim Çözümleri ve Danışmanlık A.Ş.'nin ortağı olarak bu ibareyi kullandığı, marka üzerinde kişisel bir hakkının mevcut olduğunun kanıtlanamadığı, bu nedenle marka üzerinde gerçek hak sahibi olmadığı, SMK’nın 6/6. maddesi uyarınca hükümsüzlük talebiyle ilgili istinaf nedenleri incelendiğinde; her ne kadar davacı şirket dava konusu markanın tescil başvurusundan önce ticaret sicile tescil edilmişse de, davaya konu markanın davacı şirketin ticaret sicile tescil tarihinden önce davalı şirket ve dava dışı ... Bilişim Çözümleri ve Danışmanlık A.Ş. tarafından kullanıldığı, markanın ... Bilişim A.Ş. tarafından oluşturulduğu, davacı şirketin ortağı olan davacı ...’nin ... Bilişim Çözümleri ve Danışmanlık A.Ş.’nin ortağı olması ve davalı şirketle ticari ilişkisi nedeniyle bu kullanımdan haberdar olduğu, buna rağmen şirketin ticaret unvanının esas unsuru olarak "..." ibaresini tescil ettirmesinin davacı şirkete hak sağlamayacağı, SMK’nın 6/9. maddesi uyarınca hükümsüzlük talebiyle ilgili istinaf nedenleri incelendiğinde; davacı ...’nin de imzasının yer aldığı 01.09.2018 tarihli protokolde ... Paylaşım Platformu’nun davalı ...Ş. tarafından oluşturulan bir şemsiye marka olduğunun açıkça yazılı olduğu, davacı ...’nin bu platformun DHL denetimini geçmek için müvekkili tarafından imzalandığına dair iddiasına itibar edilemeyeceği, zira kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talebinde bulunamayacağı, davalı şirket tarafından tescil başvurusundan önce ihdas edilen ve tescilsiz kullanılan, böylece hak elde edilen markayı daha sonra tescil ettirmesinin kötüniyetli tescil olmadığı, davacılar ile davalı şirket arasında ticari ihtilaflar bulunmasının bu durumu değiştirmeyeceği, bu nedenlerle davalının marka tescilinin kötüniyetli olmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d9846fbe93ff335c 3ef03e562bc3c3be

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı