11. Hukuk Dairesi 2024/5840 E. , 2025/5203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1428 Esas, 2024/1157 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/377 E., 2021/281 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.09.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Tarım Ürünleri ve Tavukçuluk Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ve Kesimhame Hayvancılık ve San. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, şirketlerdeki 4800 hissesine ilişkin olarak ortaklardan davalı ...'a 01.10.2012 tarihli vekaletname ile geniş yetkiler verildiğini, aynı vekâletnamede hisselerin gerçek değerini veren alıcı çıktığında, bedelinin davacı tarafça alındığında vekile ve verilecek talimat sonrasında devri yapmak üzere hisse devir yetkisi de verildiğini, bir süre sonra yaptığı araştırma sonucunda artık şirkette hissedar olmadığını, vekili davalı ...'un vekâletnamesini kullanarak aynı gün hisseleri ...'e devretmiş olduğunun tespit edildiğini, devir işleminin hukuken geçerli olmadığını, davalı vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını, davalıların kötüniyetli olduğunu, vekilin sadakat ve özen yükümlülüğünü açıkça ve kasten ihlal ettiğini, vekilin bilgi ve hesap bilgisi vermediğini, hiçbir bedel ödemeden hisseleri ele geçiren kişinin iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, davacının satış iradesi olmadığını, hisse devir işleminin geçersiz ve yok hükmünde olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 01.10.2012 tarihli devir senediyle 25,00 TL itibari değerdeki 4800 payının, ... tarafından ...'e devrinin iptali ile müvekkili davacı adına kayıt ve tesciline, hisselerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için, teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, davanın şirkete ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; hisse devrinin iptali kararı verilmesiyle birlikte, devirden dolayı müvekkilinin elde edemediği parasal kayıpların-zararların tespiti ve belirlendiğinde artırım haklı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'sinin hisse devir ve/veya zarar tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; hisse devrinin iptali isteminin reddi halinde hisselerin devir tarihindeki gerçek değerinin ve davacının elde etmesi engellenen tüm zararların tespitiyle gerçek değer/zarar belirlendiğinde artırma haklı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'sinin hisse devir tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hisselerinin devir iradesinin mevcut olduğunu, hisse bedellerinin ödenmediğine yönelik savunmaların hukuki dayanağının bulunmadığını, ...'un bir an için vekalet sözleşmesinin kendisine yüklediği ödev ve sorumlulukları yerine getirmediği kabul edilse dahi davalı ...'e hisselerin devirlerinin iptalini gerektirmeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın devrin hukuken geçerli olmadığına dair iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hisselerinin devir iradesinin bulunduğunu, hisse bedellerinin ödenmediğine yönelik savunmaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kötüniyetli dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Feri Müdahil ... Tarım Ürünleri ve Tavukçuluk Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.; davalılar yanında davaya katılmayı talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından verilen vekaletnameye istinaden davalı ... tarafından 01.10.20 12... yevmiye no.lu hisse devri sözleşmesi ile 4.800 adet hissenin 120.000,00 TL bedelle davalı ...'e devredildiği, devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, devir işleminin de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde 09.10.2012 tarihinde ilan edildiği anlaşılmakla birlikte (hem asıl hem de birleşen dosyanın dava açılış tarihleri gözönünde bulundurularak) davacının hem asıl hem de birleşen dosyadaki taleplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 147/4 hükmünde belirtilen beş yıllık zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Tarım Ürünleri ve Tavukçuluk San. ve Tic. Ltd. Şti. ortaklar genel kurulunun 28.09.2012 tarihinde toplandığı, ortaklar genel kurulunda davacı ...'e ait 25,00 TL değerindeki 48 00... .000,00 TL bedelle davalı ortak ...'e satılmasına, hisselerin Ticaret Siciline ve ortaklar pay defterine işlenmesine oybirliği ile karar verildiği, ortaklar genel kuruluna davacının da bizzat katıldığı ve imzasının bulunduğu, işbu kararın 02.10.2012 tarihinde ortaklar pay defterine işlendiği, davacı tarafça 01.10.2012 tarihli vekâletname düzenlendiği, vekaletnamede hisselerin bir kısmını ya da tamamını dilediği kimse veya kimselere dilediği bedel ve şartlarla devretmeye, devir bedellerini talep, tahsil, ahzu kabza vs. tam yetkiyle temsil ve ilzama mezun ve yetkili olmak üzere davalı ...'un vekil tayin edildiği, işbu vekaletnameye istinaden davalı ... tarafından 01.10.20 12... yevmiye no.lu hisse devri sözleşmesi ile 4.800 adet hissenin 120.000,00 TL bedelle davalı ...'e devredildiği, devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, devir işleminin de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde 09.10.2012 tarihinde ilan edildiği, davacının taleplerinin vekaletin kötüye kullanılmasına ilişkin olduğu, bu sebeple TBK'nın 147/4 hükmünde belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, hisse devrinin kanunlar çerçevesinde geçerli olduğu ve pay defterine de kaydedildiği, geçerli devir nedeniyle davacının zararının da oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, hisse devrinin iptali ile hisselerin davacı adına tescili, birleşen dava hisse devri nedeniyle doğan zararların tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Asıl davada; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Birleşen davada; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı ... ... yönelik tüm, davalı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3.Birleşen davada; davacı terditli talepte bulunarak hisse devrinin iptali ile zararlarının tespiti ve tahsilini, hisse devrinin iptali isteminin reddi halinde elde etmesi engellenen tüm zararlarının tespiti ve tahsilini talep etmiştir. Dosya kapsamında bulunan belgelerden de anlaşıldığı üzere, ortaklar genel kurulunun 28.09.2012 tarihli kararı ile davacı ...'e ait hisselerin davalı ortak ...'e satılmasına oybirliği ile karar verildiği, toplantıya davacının da bizzat katıldığı ve imzasının bulunduğu, işbu kararın 02.10.2012 tarihinde ortaklar pay defterine işlendiği, davacı tarafça 01.10.2012 tarihli vekaletname düzenlendiği ve hisselerin devrine ilişkin davalı ...'un vekil tayin edildiği, işbu vekaletnameye istinaden davalı ... tarafından 01.10.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 4.800 adet hissenin 120.000,00 TL bedelle davalı ...'e devredildiği, devir işleminin de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde 09.10.2012 tarihinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Hisse devrine ilişkin 01.10.2012 tarihli resmi senette de "...120.000,00 TL devir bedel karşılığında devir ve temlik ettim. Devir bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldım." ibareleri yazılı olduğuna göre, davalı-vekil ...'un söz konusu hisse bedelini vekil edene ödemekle yükümlü olduğu, ancak davacı-vekil edenin kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını iddia ettiği, bu durumda söz konusu devir bedelinin vekilin uhdesinde olduğunun kabulü ile bu durumun aksinin davalı-vekil ... tarafından ispat edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, birleşen davada davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca asıl dava yönünden ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin davalı ... ... yönelik tüm, davalı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile birleşen davaya ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin birleşen davada davalı ...'dan alınarak birleşen davada davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde asıl davada davacıya iadesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.