Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/498 E., 2025/5191 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/498 E., 2025/5191 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/498
Karar No
2025/5191
Karar Tarihi
09.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/498 E. , 2025/5191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1522 Esas, 2024/1686 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/311 E., 2022/222 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/30746 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunun davalı Kurum tarafından, davalı şirketin 2020/25592 sayılı ve "..." ibareli markası nedeniyle kısmen yayınlandığını, kısmen yayınlanan marka başvurusuna, davalı şirketin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmüne dayalı olarak itiraz ettiğini, yapılan itiraz üzerine, davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak 35. sınıf "Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıların toptan ve/veya perakendeciliği hizmetleri. Elektrik enerjisinin perakendeciliği hizmetleri.” yönünden davacının marka başvurusunu kısmen reddettiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı gibi, dava konusu markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, anılan ibarenin müvekkilinin ticaret unvanının asıl unsurunu oluşturduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait 141737 sayılı “...” markasının serisi mahiyeti taşıdığını, davalı şirketin müvekkili şirket markasına itirazının kötüniyetli olduğunu, diğer taraftan redde mesnet markaya ilişkin kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talepli davanın görülmeye devam ettiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek YİDK’in 2021-M-7148 sayılı kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan emtialar ile davalının redde mesnet markasının kapsamında bulunan emtiaların aynı, aynı tür ya da benzer emtialar olduğu, davacıya ait dava konusu marka başvurusu ile davalıya ait markanın benzer olduğu ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının önceye dayalı hak iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 14137 sayılı ve "..." ibareli markasının 34. sınıfta yer alan mallarda tescilli olduğu, dava konusu başvurunun reddedildiği 35. sınıf hizmetlerde tescilli bulunmadığı, "yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması" şartının gerçekleşmemesi karşısında müktesep hak koşullarının oluşmadığı, bu durum karşısında Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, uyuşmazlık konusu 35. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca iltibas bulunduğu gerekçesinin yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkının bulunmadığına dair yukarıda açıklanan gerekçe ile de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının müktesep hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesinin yerinde görülmediği, istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği, sair hususlar yönünden Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davacı vekili, dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında, dava konusu 2020/30746 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2020/25592 sayılı ve "..." ibareli markası nedeniyle kısmen yayınlandığını, bir kısım mal ve hizmetler yönünden ise marka başvurusunun reddedildiğini, halbuki redde mesnet olan davalı şirketin markasına yönelik olarak YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemli davanın Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin (FSHHM) 2021/310 E. sayılı dosyasında görülmekte olduğunu ileri sürerek bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin bekletici mesele talebinin reddine ilişkin ara karar kurularak davanın reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince ise, davacının müktesep hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesinin doğru olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, gerekçeye bu hususun da eklenmesi gerektiği, ayrıca YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Markanın hükümsüzlük halleri SMK'nın 25. maddesinde sayılmış olup aynı Kanun'un 27/1 hükmünde, "25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir. YİDK kararının iptali talebiyle açılan davalarda, Mahkemece, YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirme yapılacak ise de, SMK'nın 27/1 hükmü uyarınca marka başvurusunun reddine dayanak yapılan markanın hükümsüz kılınması hâlinde bu hükümsüzlük kararının, YİDK kararının iptali davasını da etkileyeceği açıktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.03.2021 tarihli 2017/11-72 E., 2021/245 K. sayılı, Dairemizin 09.07.2025 tarihli 2024/4949 E. 2025/5013 K. sayılı, 04.12.2024 tarihli 2024/854 E., 2024/8651 K. sayılı emsal ilamları). Bu durumda Mahkemece, redde mesnet 2020/25592 sayılı ve "..." ibareli markaya ilişkin YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan Ankara 2. FSHHM'nin 2021/310 E. sayılı dava dosyasının sonucu beklenip neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre, saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9e5c3404b4d3f082 323a3fdfb9570a27

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı