11. Hukuk Dairesi 2024/6092 E. , 2025/5205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1242 Esas, 2024/724 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/16 E., 2021/190 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.09.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket ile arasında zirai tarım ilaç ekipmanları konusunda ilk başlangıç dönemlerinde ticari olarak avans yoluyla çalışmakta olduğunu, ticari akış içerisinde davalıya 2016 yılı üretim sezonunda mal almak için çeşitli çek ve bonoların avans olarak verildiğini, daha sonra çeşitli zamanlarda 2.003.800,00 TL tutarında müşteri evrakı ve 197.225,00 TL nakit ödemeler yapıldığını, ancak müvekkili şirketin alacaklı olduğu malzemeler gönderilmediği gibi bono ve çeklerin de iade edilmediğini, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/67 E., 2018/331 K. sayılı kesinleşmiş ilamı ile 964.311,09 TL tutarında müvekkili şirketin avans alacağının müşteri senetleri ile muhasebe ilkelerine aykırı bir şekilde ters kayıt yapılarak davalının avans borçlarını ödemiş gibi usulsüz bir şekilde sıfırlandığının ve müvekkilinin 680.615,67 TL davalıdan alacağı olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin kötüniyetli olarak Mersin, Niğde, Kırşehir, Konya, Kayseri İcra Müdürlüklerinde işlem yaptırarak icra işlemi başlattıklarını ileri sürerek Mersin 3. İcra Dairesinin 2019/9718 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/67 E. sayılı dosyasının 100.000,00 TL bedelli bir adet çek nedeniyle açılmış menfi tespit davası olup 2016 yılı defter ve kayıtlarının incelendiğini, bu incelemede davacı şirketin defter ve kayıtlarında müvekkilinden alacaklı olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin davacı tarafa borcu değil alacağı olduğunu, müvekkili şirketin 2014-2019 yılları arası ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davacı şirketin müvekkili şirkete teslim ettiği avans çek ve senetlerinin ödenmediği bu nedenle avans ve şüpheli alacaklar hesabında tutulduğu ve müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi gösteren yazılı bir belgenin mevcut olmadığı, bilirkişi raporuna göre davacıya ait ticari defterlerde davacının, davalıya borçlu gözüktüğü, ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını kendi ticari defterleri ile kanıtlayamadığı, davalı şirketin ticari defterlerine göre davalının takip tarihi itibariyle davacıdan alacaklı gözüktüğü, taraf defterlerindeki borç ve alacakların mahsup edilmesi sonucunda davacı şirketin davalı şirkete borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından, şirket defterlerinin Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2018/67 E. sayılı dosya içerisinde bulunduğunun ve celp edilmesinin talep edildiği, mahkemece, ticari defter ve belgelerin gönderilmesi için mahkemeye müzekkere yazıldığı ve dosya içerisinde bulunan 2016 yılı ticari defterlerinin gönderildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait ticari defterlerde, davalıya 35.867,20 TL borçlu gözüktüğü ve dava konusu edilen alacakla ilgili kesin bir kanaate varmak için davacıya ait 2017, 2018, 20 19... yıllarına ait ticari defterlerin de incelenmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak, karşı tarafın açık muvafakatı bulunmadığı sürece, yasada gösterilen sürelerden sonra tarafların delil sunamayacakları, davacı vekili tarafından, Mahkemece verilen kesin süre içerisinde dosyaya ibraz etmediği ticari defterlerini ibraz etmek isteğine davalı tarafından muvafakat edilmediği, hükme esas alınan 03.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacıya ait ticari defterlerde davalıya borçlu olduğunun tespit edildiği, ispat yükü kendisinde olan davacının, alacak iddiasını kendi ticari defterleri ile kanıtlayamadığı, davalıya ait ticari defterlerde ise, davacıdan alacaklı göründüğü, davacı tarafından, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanıldığı, ancak, Mahkemece yemin hususunun hatırlatılmamasının istinaf sebebi olarak ileri sürülmediği dolayısıyla davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptal istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.