Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/489 E., 2025/5207 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/489 E., 2025/5207 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/489
Karar No
2025/5207
Karar Tarihi
09.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/489 E. , 2025/5207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1571 Esas, 2024/1742 Karar Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... HÜKÜM : Esasten ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/326 E., 2022/193 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2005/51273, 2014/108683, 2015/58998 sayılı ve "... nam olsun kâr olmasın şekil", "...", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “kebapçı ...” ibaresinin 29, 35... . sınıfta tescili için 2020/88343 sayılı başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararı (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, davalı markasının, müvekkili şirket ile bağlantısı varmış gibi bir algı oluşturacağını, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, markaların gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, başvurunun kötüniyetli yapıldığını ileri sürerek YİDK kararın iptali ile başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar taraf markaları aynı ya da benzer mal ve hizmet sınıflarını kapsamakta ise de bütünsel anlamda bıraktıkları izlenimin, birbirlerinden yeterince farklılaştığı, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, kimsenin tekeline verilemeyeceği, davacının kullanımla ayırt edici hale getirip getirmemesinin de nihai algıda bir etkisinin bulunmadığı, karıştırılma ihtimalinin koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... nam olsun kar olmasın şekil", "...", "..." ibareli markaları ile dava konusu "kebapçı ..." ibareli başvuru arasında ortak olarak bulunan “...” ibaresinin yurdumuzda yaygın kullanılan bir isim olduğu, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, başvuruda yer alan diğer unsurlarla davacı markalarından yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, tarafların markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının tartışılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı