Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/281 E., 2025/5182 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/281 E., 2025/5182 K. (09.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/281
Karar No
2025/5182
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/281 E. , 2025/5182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/365 Esas, 2024/1786 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/532 E., 2022/230 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; ... markasının Türkiye’de sektörün lideri haline gelmiş bir marka olduğunu, müvekkili şirketin, ... markasıyla iç pazarda yaklaşık ... noktada, dünya pazarında ise yaklaşık 25 ülkede satış yaptığını, müvekkilinin dava konusu ürünler dahil birçok ürününde kullandığı markasının tanınmışlığına ilişkin belgesi olduğunu, müvekkiline ait tescilli ürünlerin taklitlerinin piyasaya sunulduğunun tespit edildiğini, davalı hakkında Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/54 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile huzurdaki dava konusu olan terlik ve sandaletlerin müvekkilinin tescilli tasarımı ile birebir aynı, ayırt edilemeyecek derecede benzer ve tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21115 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafın bu davranışlarının ayrıca haksız rekabet koşullarını da oluşturduğunu ileri sürerek davalının, müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz fiillerinin tespitini ve durdurulmasını, tasarım hakkına tecavüzün giderilmesini, belirsiz alacak davası niteliğinde olarak ileride tespit edilecek zarar miktarı üzerinden davanın ikame edilmesi hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, tasarım hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerde taklit terlik ve sandalet tabanının ürünlerden terkinini, bu mümkün olmaz ise taklit ürünlerin tabanını içeren dava konusu ürünlerin imhasını, davalı aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları davalıdan karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesini ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep etmiştir. 2. Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; karşı davalıya özgü bir tasarımın söz konusu olmadığını, karşı davalı tarafça yapılan tescilin açıkça hak gaspı olduğunu, ilgili tasarımın kamuya sunulmuş ve kamuya mal olmuş bir ürün olduğunu ileri sürerek karşı davalarının kabulü ile 2019/07459-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’de ve 38 ülkede patentli "..." markası ile tanınmakta olduğunu, davacının tasarımının yeni bir tasarım olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davacının davasında, tasarımların müvekkiline ait olmadığı ve müvekkilinin tescilli tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığı iddiasında bulunduğunu, ancak iddiasını hiçbir delil ile ispat edemediğini, müvekkili şirketin tescilli tasarımlarının hukuka uygun şekilde yapıldığını, tescil yayımına itiraz edilmediğini, hem yayıma itiraz etmeyip, hem tasarım tescilinin üzerinden 2 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra hükümsüzlük talebinde bulunulmasının davalı/karşı davacının kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişilerce yenilik unsuru bakımından re'sen araştırma yükümlülüğü çerçevesinde bulunan ve incelenen 30.07.2017 tarihli ürün görseli ile davacı-karşı davalıya ait 2 ... numaralı tasarımın tüm ögelerinin benzer biçim, oran, yerleşim ve yüzey özelliklerine sahip olduğu, bilgilenmiş kullanıcı gözünde, tasarımların bütüncül algısında benzer olarak algılandıkları ve farklılıkların küçük ayrıntı düzeyinde kaldığı, bu itibarla, karşı davalıya ait tasarımın yenilik niteliğini haiz olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, yenilik ve ayırdedicilik kriterini karşılayamayan davacı/birleşen dosya davalı tasarımının hükümsüzlüğü davasının kabulü nedeniyle, söz konusu hükümsüzlük kararının geçmişe etkili mahiyeti nazara alınarak asıl davadaki aynı tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve tazminat talebine yönelik davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı/karşı davalıya ait 2 ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan ve Dairelerince de yeterli görülen bilirkişi heyeti raporunda tasarımın başvuru tarihi itibarı ile yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığı tespit edilmiş olmakla karşı davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu gibi, hükümsüzlük kararı geriye etkili olacağından tasarıma tecavüz iddiasına dayalı asıl davanın da bu nedenle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, 2 ... numaralı tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi manevi tazminat, karşı dava ise, 2 ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı/karşı davalıya yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2157de538a9affb0 9c9c425015b465ce

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı